33. Ahzab 72 - emanetin arzı
إِنَّا عَرَضْنَا الْأَمَانَةَ عَلَى السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ وَالْجِبَالِ فَأَبَيْنَ أَنْ يَحْمِلْنَهَا وَأَشْفَقْنَ مِنْهَا وَحَمَلَهَا الْإِنْسَانُ ۖ إِنَّهُ كَانَ
ظَلُومًا جَهُولًا (Ahzâb 33:72)
Evet, biz o emaneti göklere, yere ve dağlara arzettik, onlar onu yüklenmeğe yanaşmadılar, ondan korktular da onu insan yüklendi, o cidden çok zalim, çok câhil bulunuyor (Ahzâb 33:72, Elmalı H)
Bu ayette bahsedilen emanet kelimesi mutercimler tarafindan farklı manalarla ifade edilmiştir.
Allaha iteat, şer'i hükümler, ibadet, sınanma, akıl, irade, iktidar, yönetim, kamu hizmetleri gibi.
Zamahşeri Keşşaf adlı tefsirinde emanetin "Allah'a iteat" olduğunu, "hamale" kelimesi ile belirtilenin ise "ihanet" anlamına geldiğini söylemiştir.
"Biz emaneti (taati) göklere, yere ve dağlara arzettik, onlar onu yüklenmeğe yanaşmadılar ihanette bulunmadılar) ondan korktular da onu insan yüklendi (ona ihanet etti) o cidden çok zalim, çok câhil bulunuyor (Ahzâb 33:72)
Yine bu ayette Allahın cansız varlıklara hitap etmesi mümkün mü, bununla ne kasdedilmektedir? denilmiştir.
Oysaki Kuranda Allahın bu tip cansız varliklara ve hayvanlara hitabının örnekleri vardır. Bugün de tüm dillerde bu tip örneklerle anlatım sanatı vardır.
قُلْنَا يَا نَارُ كُونِي بَرْدًا وَسَلَامًا عَلَىٰ إِبْرَاهِيمَ (Enbiyâ 21:69)
«Ey ateş! İbrahim için serinlik ve esenlik ol!» dedik. (Enbiyâ 21:69, Diyanet Vakfı)
وَلَقَدْ آتَيْنَا دَاوُودَ مِنَّا فَضْلًا ۖ يَا جِبَالُ أَوِّبِي مَعَهُ وَالطَّيْرَ ۖ وَأَلَنَّا لَهُ الْحَدِيدَ (Sebe’ 34:10)
Andolsun, Davud´a tarafımızdan bir üstünlük verdik. «Ey dağlar ve kuşlar! Onunla beraber tesbih edin» dedik. Ona demiri yumuşattık. (Sebe’ 34:10, D.V.)
وَأَوْحَىٰ رَبُّكَ إِلَى النَّحْلِ أَنِ اتَّخِذِي مِنَ الْجِبَالِ بُيُوتًا وَمِنَ الشَّجَرِ وَمِمَّا يَعْرِشُونَ (Nahl 16:68)
Rabbın bal arısına da şöyle vahyetti: dağlardan ve ağaçlardan ve kuracakları köşklerden göz göz evler edin (Nahl 16:68, Elmalılı H. Yazır)