Şuayb peygamber Hz Musa'nın kayın pederi mi?
Hz. Musa’nın Medyen’de geçirdiği süre içersindeki yaşadıkları, Kur’an tarafından ayrıntılı olarak anlatılmamıştır.
Kur’an Hz. Musa’nın Medyen’de sığınıp, yanında yaşamını idame ettirdiği ve daha sonra ailesine dâhil olduğu kişinin adını vermemektedir. “Kur’ân-ı Kerim olayı naklederken sadece yaşlı bir babadan söz etmekte, Şuayb Peygamber’in ismini anmamaktadır.” Onun fiziki ve ahlaki nitelikleri üzerinde durmaktadır.
Kur’an, Medyenli bu kişinin; iş göremeyecek derecede yaşlı, ancak adalet ve akitlerine titizlikle riayet edecek kadar akil bir kişi olduğunu bildirmektedir: “Babam, dedi, bizim yerimize (hayvanları) sulamanın karşılığını ödemek için seni çağırıyor.” (28/25) “(Babaları) dediki korkma, o zalim kavimden kurtuldun.” (28/25).
“(Kızların babası) dedi ki: Bana sekiz yıl çalışmana karşılık şu iki kızımdan birini sana nikâhlamak istiyorum. Eğer on yıla tamamlarsan artık o kendinden; yoksa sana ağırlık vermek istemem. İnşallah beni iyi kimselerden (işverenlerden) bulacaksın.” (Kasas 28/27)
Konu olan ayetlerde kadınların babasının Medyen’de elçilik yaptığına dair bir işaret bulunmadığı gibi, bu kişinin Şuayb peygamber olduğuna dair de açık veya ima yollu bir ifade mevcut değildir.
{Bir kısım âlim, Kur’an’da Hz. Mûsâ’nın Medyen suyuna geldiğinde yardım ettiği kızların babasının Şuayb, bir kısmı ise bunun Şuayb’ın kardeşinin Yetrûn adlı oğlu olduğunu ifade eder (Taberî, Târîḫ, I, 400; İbn Kesîr, Tefsîr, III, 330). Bu zata Yesrî veya Yesrûn adının verildiğini söyleyen İbn Abbas ve Hasan-ı Basrî onun Şuayb olamayacağını ve Şuayb’ın çok daha önce yaşadığını belirtirler (Hasan el-Basrî, II, 189; Taberî, Târîḫ, I, 400; Mâtürîdî, XI, 32).
Takıyyüddin İbn Teymiyye de bu yaşlı kişinin Ehl-i kitap tarafından ne Şuayb ne de peygamber olduğunun zikredildiğini, İbn Abbas’ın ve diğer sahâbenin de Hz. Mûsâ’nın kayınpederi olan bu zatın Şuayb olmadığını ifade ettiklerini söyler (Ḳıṣṣatü Şuʿayb, s. 61 vd.). İbn Teymiyye, Şuayb’ın Hûd ve Sâlih gibi Arap (bu konuda bir hadis için bk. İbn Kesîr, Ḳıṣaṣü’l-enbiyâʾ, s. 199), Mûsâ’nın ise İbrânî soyundan geldiğini dolayısıyla Şuayb’ın dilini bilmediğini, Kur’an’daki anlatımdan onun Medyen’de karşılaştığı iki kızın ve babalarının kendisiyle tercümansız konuştuklarının anlaşıldığını, ayrıca Şuayb’ın kavminin ve beldelerinin yok edildiğini, Hz. Mûsâ Medyen’e geldiğinde ise bu beldenin mâmur durumda bulunduğunu belirtir. Bu yüzden söz konusu yaşlı kişinin ne Şuayb ne de onun kardeşinin oğlu olamayacağını ileri sürer (Ḳıṣṣatü Şuʿayb, I, 63-64). Kaynak: TDV Ansiklp. Şuayb mad.}
İbn Sa’d onun Hz. Salih’ten sonra, Musa’dan çok önce gönderildiğini belirtir. (Tabakât, I, 54-55) Şuayb (as)’ın Hz. Musa’nın kayınpederi olmadığını İbn Abbas ve Hasanü’l-Basri de ifade etmektedir. (Taberi Tarihi, 1. 400)
Şuayb aleyhisselâm kuzey-batı Arabistan ve Akabe körfezinin doğu kıyılarında yaşamıştır. Medyen şehrinden Eyke olarak bilinen Tebük’e helakten sonra geçmiş, Eykelilerin helakinden sonra ise Mekke’ye hicret etmiş ve orada vefat etmiştir. (İbn Kuteybe, Maarif, s.19)
Kur’an-ı Kerim’de Medyen ismi on defa geçer. Çeşitli surelerde dağınık olarak yer alan Medyen isminin geçtiği ayetlerden bir kısmında; Hz. Şuayb’ın, Medyen kavmine resul olarak tayin edilmesi, getirdiği vahyin niteliği, kavminin tutumu ve helaki ile ilgili konular bildirilmektedir. “Medyen’e de kardeşleri Şuayb’ı (gönderdik). Dedi ki: Ey kavmim! Allah’a kulluk edin, sizin ondan başka ilahınız yoktur. Size Rabbinizden açık bir delil gelmiştir; artık ölçüyü, tartıyı tam yapın, insanların eşyalarını eksik vermeyin. Düzeltilmesinden sonra yeryüzünde bozgunculuk yapmayın. Eğer inananlar iseniz bunlar sizin için daha hayırlıdır.”
Kur’an; Al-i İmran, 3/85; Ayrıca bakınız: 7/85, 9/70, 11/84, 11/95, 22/44, 29/36
Kur’an'da, Hz. Peygamber’in, kıssayı Ehl-i Kitab yoluyla elde etmediği Allah tarafından bildirildiği gösterilmektedir. “Bilakis biz nice nesiller var ettik de onların üzerinden uzun zamanlar geçti. Sen, ayetlerimizi kendilerinden okuyarak öğrenmek üzere Medyen halkı arasında oturmuş da değilsin; aksine (onları sana) gönderen biziz.” (Kasas 28:45)
İslam kaynaklarında Hz. Musa’nın kayınpederi ile ilgili birçok tespit olduğunu görmekteyiz: “Hasan el-Basrî şöyle der: ‘Bu, o dini Şuayb (a)’dan öğrenmiş olan mümin bir kimseydi.’ İbn Abbas şöyle der: ‘Onların (davarları sulayan kızların) babaları, Hz. Şuayb (a)’ın kardeşinin oğlu Bîrûn’dur.” (Fahruddin er-Râzi, Tefsir-i Kebir Mefâtihu’l-Gayb, c. 17, s. 500)
“Taberi, bu hususta açık bir delil bulunmadığından Kur’an-ı Kerim’de geçtiği gibi ona ‘kadınların babası’ demenin daha doğru olacağını söylemiştir.” (Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, c. VI, s. 318)
Seyyid Kutub, Hz. Musa’nın kayınpederi hakkında şunları kaydetmektedir: “Daha önce onun Şuayb olduğunu, başka bir defasında ise Şuayb olabileceği gibi, başka birisi de olabileceğini belirtmiştim. Şimdi ise söz konusu kimsenin Şuayb (a) olmadığı, aksine Medyenli başka bir yaşlı kimse olduğu kanaatindeyim... Eğer söz konusu kişi kendisine iman edenlerle kalan peygamber Hz. Şuayb olsaydı, o mü’minler hayvanlarını kendi peygamberlerinin iki kızından önce sulamazlardı. Çünkü bu mü’min bir topluluğa yakışan davranış değildir.” (Seyyid Kutub, Fî Zılali’l Kur’an, Cilt 9, Sayfa 32)
Mirza Beşîruddîn Mahmud Ahmed, Tefsîru’l Kur’an adlı eserinde “…Musa’nın kayınbabası Hubâb…” diyerek, Hz. Musa’nın kayınpederinin adının “Hubâb” olduğunu belirtmektedir. (J. M. S Baljon, Kur’an Yorumunda Çağdaş Yönelimler, s. 52)
Ayrıca “Kur’an-ı Kerim, söz konusu yaşlı kimsenin, damadı olan Musa’ya herhangi bir şey öğrettiğinden söz etmemektedir. Eğer bu adam, peygamber Şuayb olsaydı, kendisiyle birlikte on yıl yaşayan Hz. Musa’yla aralarında geçenler arasında, peygamber olduğuna dair bir işaret bulunurdu.”56 diyerek Hz. Musa’nın kayınpederinin, Hz. Şuayb olmadığına dair inancının kesin delillerini sunmuştur. (a.g.e c9, s32)
Kimi kaynaklara göre Hz. Şuayb, aynı zamanda da Hz. Mûsâ'nın kayınpederiydi. Kızı Safura'yı Hz. Musa ile evlendirmişti. İbn-i Kesir; Hasan Basri ve Malik b. Enes'den nakledilen bir rivayeti delil getirerek diyor ki: "Şuayb, kavmi helâk olduktan sonra uzun bir süre yaşamış ve aynı zamanda Musa (a.s)'a, kızını nikâhlamıştır." (Gökben Coşkun, "Medyen Kavmi ve Eyke Ashabı")
Fakat çoğunluğun görüşü, Hz. Musa'nın Medyen'de görüştüğü ve kayınpederi olan bu zatın, peygamber olan Hz. Şuayb'dan farklı biri olduğudur. Çünkü Hz. Şuayb, Hz. Lut'un kızlarından biriyle evlendiği ya da annesinin Hz. Lut'un kızlarından biri olduğunu da göz önüne alarak, Hz. Lut ile Hz. Musa arasında asırlarca süren bir zaman farkı vardır. (Doç. Dr. Ahmet Lütfi Kazancı, "Peygamberler Tarihi", İstanbul 1997, c.2, s.119-120)
Kutsal Kitap » Eski Antlaşma » Mısırdan Çıkış » Bölüm 3 / 40 Mısırdan Çıkış - Tanrı Musa'yı Çağırıyor
Musa kayınbabası Midyanlı Kâhin Yitro'nun sürüsünü güdüyordu. Sürüyü çölün batısına sürdü ve Tanrı'nın dağına, Horev'e vardı.
2 RAB'bin meleği bir çalıdan yükselen alevlerin içinde ona göründü. Musa baktı çalı yanıyor, ama tükenmiyor.
3 "Çok garip" diye düşündü, "Gidip bir bakayım, çalı neden tükenmiyor!"
4 RAB Tanrı Musa'nın yaklaştığını görünce, çalının içinden, "Musa, Musa!" diye seslendi. Musa, "Buyur!" diye yanıtladı.
5 Tanrı, "Fazla yaklaşma" dedi, "Çarıklarını çıkar. Çünkü bastığın yer kutsal topraktır.
6 Ben babanın, İbrahim'in, İshak'ın, Yakup'un Tanrısı'yım." Musa yüzünü kapadı, çünkü Tanrı'ya bakmaya korkuyordu.
7 RAB, "Halkımın Mısır'da çektiği sıkıntıyı çok iyi biliyorum" dedi, "Angaryacılar yüzünden ettikleri feryadı duydum. Acılarını biliyorum.
8 Bu yüzden aşağıya indim. Onları Mısırlılar'ın elinden kurtaracağım, o ülkeden çıkarıp geniş ve verimli topraklara, süt ve bal ülkesine, Kenanlılar'ın, Hititler'in, Amorlular'ın, Perizliler'in, Hivliler'in, Yevuslular'ın topraklarına götüreceğim.
9 İsrailliler'in feryadı bana erişti. Mısırlılar'ın onlara yapmakta olduğu baskıyı görüyorum.
10 Gel, halkım İsrail'i Mısır'dan çıkarmak için seni Firavun'a göndereyim."
11 Musa, "Ben kimim ki Firavun'a gidip İsrailliler'i Mısır'dan çıkarayım?" diye karşılık verdi.
12 Tanrı, "Kuşkun olmasın, ben seninle olacağım" dedi, "Seni benim gönderdiğimin kanıtı şu olacak: Halkı Mısır'dan çıkardığın zaman bu dağda bana tapacaksınız."
13 Musa şöyle karşılık verdi: "İsrailliler'e gidip, 'Beni size atalarınızın Tanrısı gönderdi' dersem, 'Adı nedir?' diye sorabilirler. O zaman ne diyeyim?"
14 Tanrı, "Ben Ben'im" dedi, "İsrailliler'e de ki: 'Beni size Ben Ben'im diyen gönderdi.'
15 "İsrailliler'e de ki, 'Beni size atalarınız İbrahim'in, İshak'ın, Yakup'un Tanrısı Yahve[i] gönderdi.' Sonsuza dek adım bu olacak. Kuşaklar boyunca böyle anılacağım.
16 Git, İsrail ileri gelenlerini topla, onlara şöyle de: 'Atalarınız İbrahim'in, İshak'ın, Yakup'un Tanrısı Yahve bana görünerek şunları söyledi: Sizinle ve Mısır'da size yapılanlarla yakından ilgileniyorum.
17 Söz verdim, sizi Mısır'da çektiğiniz sıkıntıdan kurtaracağım; Kenanlılar'ın, Hititler'in, Amorlular'ın, Perizliler'in, Hivliler'in, Yevuslular'ın ülkesine, süt ve bal ülkesine götüreceğim.'
18 "İsrail ileri gelenleri seni dinleyecekler. Sonra birlikte Mısır Kralı'na gidip, 'İbraniler'in Tanrısı Yahve bizimle görüştü' diyeceksiniz, 'Şimdi izin ver, Tanrımız Yahve'ye kurban kesmek için çölde üç gün yol alalım.'
19 Ama biliyorum, güçlü bir el zorlamadıkça Mısır Kralı gitmenize izin vermeyecek.
20 Elimi uzatacak ve aralarında şaşılası işler yaparak Mısır'ı cezalandıracağım. O zaman sizi salıverecek.
21 "Halkımın Mısırlılar'ın gözünde lütuf bulmasını sağlayacağım. Gittiğinizde eli boş gitmeyeceksiniz.
22 Her kadın Mısırlı komşusundan ya da konuğundan altın ve gümüş takılar, giysiler isteyecek. Oğullarınızı, kızlarınızı bunlarla süsleyeceksiniz. Mısırlılar'ı soyacaksınız."
Kur’an ayetleri ışığında, gerek Medyen ismi benzerliği gerek Medyenli kişinin inanç ve amelleri ve Şuayb Peygamber kıssası benzeri anlatımlar onun Şuayb aleyhisselam olma ihtimalini sorgulamamızı gerektirmektedir. Nitekim İslam tarihinde âlimler, Medyenli bu kişinin Şuayb peygamberle aynı olan taraflarını sorgulamışlardır. Bunun neticesinde onun hem Şuayb Peygamber olduğu hem de olmadığı üzerinde görüşler serdedilmiştir.