Hacc Hakkında
Zilhicce ayı, İslami takvimin 12. ve son ayı olup 'Hac ayı' olarak da bilinir ve dünya çapında milyonlarca Müslümanın İslam'ın beş şartından biri olan hac ibadetini yerine getirdiği aydır.
Zilhicce'nin ilk 10 gününün, özellikle de 10'uncu günü olan Kurban Bayramı'nın ayrı bir önemi vardır.
وَالْفَجْرِۙ * وَلَيَالٍ عَشْرٍۙ * وَالشَّفْعِ وَالْوَتْرِۙ * وَالَّيْلِ اِذَا يَسْرِۚ *
Şafağa, on geceye, çifte ve teke ve akıp giden geceye yemin olsun. (Fecr 89:1-4)
وَاَذِّنْ فِي النَّاسِ بِالْحَجِّ يَأْتُوكَ رِجَالاً وَعَلٰى كُلِّ ضَامِرٍ يَأْت۪ينَ مِنْ كُلِّ فَجٍّ عَم۪يقٍۙ *
İnsanlar arasında haccı ilan et, gerek yaya, gerek hızlı yol alan binitler [dâmir] üzerinde, yakın-uzak her yoldan sana gelsinler. (Hacc 15:27)
ف۪يهِ اٰيَاتٌ بَيِّنَاتٌ مَقَامُ اِبْرٰه۪يمَۚ وَمَنْ دَخَلَهُ كَانَ اٰمِناًۜ وَلِلّٰهِ عَلَى النَّاسِ حِجُّ الْبَيْتِ مَنِ اسْتَطَاعَ اِلَيْهِ سَب۪يلاًۜ وَمَنْ كَفَرَ فَاِنَّ اللّٰهَ غَنِيٌّ عَنِ الْعَالَم۪ينَ *
Kâbe’de İbrahim’in mücadelesine ait apaçık delillerden olan Makam-ı İbrahim vardır. Oraya kim girerse güvende olur. Yolculuğuna gücü yetenlerin haccetmesi, Allah’ın insanlar üzerindeki hakkıdır. Kim hac etmeyi inkâr ederse, şüphesiz Allah bütün âlemlerden müstağnidir. (Âl-i İmrân 3:97)
اِنَّ الصَّفَا وَالْمَرْوَةَ مِنْ شَعَٓائِرِ اللّٰهِۚ فَمَنْ حَجَّ الْبَيْتَ اَوِ اعْتَمَرَ فَلَا جُنَاحَ عَلَيْهِ اَنْ يَطَّوَّفَ بِهِمَاۜ وَمَنْ تَطَوَّعَ خَيْراًۙ فَاِنَّ اللّٰهَ شَاكِرٌ عَل۪يمٌ *
Muhakkak ki, Safa ile Merve, Allah’ın sembollerindendir [şe’âir]. O hâlde her kim o Kâbe’yi/Beyt’i hacceder veya umre yaparsa, o ikisini sa’y etmesinde kendisine bir mahzur yoktur. Kim gönlünden gelerek bir hayır işlerse, muhakkak ki Allah Şâkir’dir, Alîm’dir. (Bakara 2:158)
Hacc ibadetinde, her yıl yaklaşık 4 milyon Müslüman Mekke’de bir araya gelip; Kâbe’de tavaf, Safa ve Merve arasında say’, Arafat ve Müzdelife’de vakfe yapıyor, Mina’da sembolik şeytan taşlıyor, Medine’de Hz. Peygamber’in kabrini selamlıyor, O’nun yaşadığı yerleri gezip görüyor, Yani Hacc, içinde birçok hikmetleri barındıran ve başka hiçbir dinde olmayan muhteşem bir ibadettir.
İhram giyen hacılar arasında sosyal statü, makam, mevki, renk, soy, zenginlik gibi kavramlar ortadan kalkıyor, kardeşlik, takva, eşitlik gibi kavramlar önem taşıyor, daha doğrusu öyle de olmalıdır.
Hac'da, "davete icabet" anlamına gelen telbiye ile Lebbeyk Allahumme Lebbeyk “Emrindeyim Allah’ım” diyor.
Kâbe (Beytullah) etrafında yapılan tavaf, sanki bir galaksinin uydusu olan milyonlarca yıldızın birlikte dönüşüne benzemektedir. Yapılan tavaf sayesinde kalplerle Kâbe arasında güçlü bir bağ kurulur.
say’ yapmak; en zor anlarda bile umudu kaybetmeden mücadele etmeyi sembolize eder. Tıpkı Mekke’nin ıssız çölünde küçük oğlu İsmail ile yapayalnız kalmış, su ve erzakın tükenmesiyle telâşlanan, bu yüzden Safa ile Merve tepeleri arasında yedi defa bir ümitle koşturan Hacer Annemiz gibi.
Vakfe yapmak; yeniden diriliş ve mahşerde toplanmayı sembolize eden haccın en önemli unsurudur. Dilleri, renkleri, ırkları, kültürleri ve ülkeleri farklı olan milyonlarca Müslüman, her zaman sadece Rabbine boyun eğdiğini, her türlü haksızlık ve zulmün karşısında olduğunu sembolik olarak gösterir, mahşeri kalabalıkta tanışıp kardeş olduklarını ilan ederler.
şeytan taşlamak; nefisle mücadele etmeyi sembolize eder. İnsan, yaptığı hataları ve günahları kendisine güzel gösteren şeytana karşı tedbirli olmalıdır. Şeytana taş atmak, aslında nefsin aşırı arzularını taşlamaktır.
Hac'da gezilen mekânlar, Peygamberimizin yaşadıklarını bize hatırlatır. Müslümanlar, Mekke’de Hira Nur dağında vahyin inişini düşünür, müşriklerin Müslümanlara yaptıkları zulüm ve işkenceleri hatırlar, Sevr dağında hicret olayına tanıklık eder, Medine’de İslam medeniyetinin kuruluşunu, Uhut dağında Hamza (r.a) ve diğer şehitleri hatırlar. Arafatta Veda Hutbesini sanki şu an dinliyormuş gibi hisseder.
Kısaca hac ibadeti, birçok boyutlarıyla adeta tarihe bir yolculuktur.
Allah'ım! Haccımızı mebrur eyle! Sa'yimizi meşkûr eyle! Günahlarımızı mağfur eyle! Amellerimizi makbul eyle! Akıbetimizi hayreyle!
7 Haziran 2024 Cuma
Mehmet Bülbül