Boşanma - Koca, karısını boşamazsa
(Kadının Boşanma Hakkı: İftida)
Allah, evliliğini sağlıklı bir şekilde yürütemeyeceğine karar veren kadının evliliğini bitirmesinde bir günah olmadığını bize açıkça bildiriyor. Kuran’a göre; boşanmak isteyen bir kadın yetkili merciye başvurarak kararını bildirir. Bunu “sizde korkarsanız” ifadesinden anlıyoruz. Yetkili mercinin kimlerden oluştuğunu ve nasıl davranacağını şu ayetten öğreniyoruz;
“(Ey Müminler) Eşlerin ayrılacağından korkarsanız, bir hakem erkeğin ailesinden, bir hakem kadının ailesinden gönderin; düzelmek isterlerse Allah aralarında uyuşma meydana getirir. Allah bilir ve işin iç yüzünden haberdardır.” (Nisa,35)
Kadının fidye verip kendini kurtarmasında bir günah yoktur.
Kadının fidye vermesi, nikah akdi yapılırken eşinden aldığı mehri boşanma esnasında eşine iade etmesidir. Kadının aldığı mehirin ne kadarı geri vereceği başvurduğu hakem heyeti tarafından belirlenir. Bu bazen mehirin tamamı olabileceği gibi boşanma sebebine göre değişiklik arz edebilir.
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
(Dönüş yapılabilecek) boşama iki defadır. Sonrası, ya iyilikle geçinmek, ya da güzellikle bırakmaktır. (Evlilikte) tarafların Allah’ın belirlediği ölçüleri koruyamama endişeleri dışında kadınlara verdiklerinizden (boşanma esnasında) bir şeyi geri almanız, sizin için helâl olmaz. Eğer onlar Allah’ın belirlediği ölçüleri gözetmeyecekler diye endişe ederseniz, o zaman kadının (boşanmak için) bedel vermesinde ikisine de günah yoktur. Bunlar Allah’ın koyduğu sınırlardır. Sakın bunları aşmayın. Allah’ın koyduğu sınırları kim aşarsa, onlar zalimlerin ta kendileridir. (Bakara 2:229)
*Bütün otoriteler, bu ayetin, kadının kocasından kayıtsız şartsız boşanmasını isteme hakkı ile ilgili olduğunda mutabıktırlar; bu şekilde kadının isteği ile evliliğin sona erdirilmesine hul‘ adı verilir.
Hülû’ (Mühalâ’a): Kadının fidye karşılığında kocasını boşanmaya râzı ederek boşanması, demektir. Hakim veya her iki tarafın seçtiği hakimler kadının ödemesi için bir fidye miktarı belirler. Koca bunu kabul edip, karısını boşamak zorundadır. Bu fidye, kadının mihrini aşamaz ve bu durumda koca, eşiyle tekrar birleşme hakkına sahip olamaz. Çünkü bu hak, karısı tarafından satın alınmıştır. Bu durumdaki kadının iddeti, boşanmadaki iddet gibidir.
Abdullah b. Übey b. Selûl’ün kızı Cemile, eşi Sabit b. Kays’i sevmezmiş. Rasûlullah (s.a.v)’e gelmiş ve: “Ey Allah’ın Rasûlü! Hiç bir şey benimle Sabit’in başlarımızı bir araya getiremeyecek. Vallahi ne dininde ne ahlâkında bir ayıbını görmüyorum. Lâkin İslam’dan sonra küfre düşmeyi çirkin görüyorum, ona da tahammül edemiyorum. Bir gün perdenin bir tarafını kaldırıp baktım, onu karşıdan bir kaç kişi içinde gördüm. Ne göreyim içlerinde en siyahı, en kısası ve en çirkin yüzlüsü o” demiş. Sonra bu âyet nâzil olunca Sabit’ten mehir olarak aldığı bahçeyi verip hülu’ yoluyla boşanmıştı. (Elmalılı)
(Bu Hadis’in birçok değişik şekli, İbni ‘Abbâs’dan rivayetle Buhârî, Neseî, Tirmizî, İbni Mâce ve Beyhakî’de kaydedilmiştir.) Benzer Hadisler, Hubeyde Binti Sehl adlı kadınla ilgili olarak, İmâm Mâlik’in Muvatta’ında, İmâm Ahmed’in Müsned’inde, Neseî ve Ebû Davûd mecmualarında Hz. Ayşe’den rivayetle nakledilmiştir (aradaki tek fark, son kaynakta kadının ismi Hafsa Binti Sehl olarak anılmıştır).
Bu Rivayetlere istinaden İslam Hukuku, kocanın evliliğe ilişkin yükümlülüklerini herhangi bir şekilde ihlal etmemiş olması şartıyla, sadece kadının isteği üzerine evlilik sona erdirilirse, kadının akdi bozan taraf olacağını ve bu nedenle, nikah sırasında kocasından almış olduğu mehri iade etmek zorunda kalacağını hükme bağlamıştır; ve bu durumda, kadının kendi hür iradesiyle vazgeçmiş olduğu mehri kocanın geri almasında “her iki taraf için de hiçbir günah yoktur”. (Neylu’l-Evtâr’da (VII, 34-41). İslam Hukuku’nun çeşitli ekollerinin bu konu ile ilgili görüşlerinin bir özeti için bkz. Bidâyetu’l-Müctehid II, 54-57.
İslâm hukukunda koca, karısını boşamazsa kadın ne yapılabilir? Kadın bu şiddetli geçimsizliğe ve çekilmez hayata katlanmaya devam mı edecektir? İşte bu gibi hallerde kadının bir bedel karşılığında kocasından ayrılması mümkündür. Bu fesih veya talak (boşama)dan ayrı bir boşama şeklidir (es-Serahsî, el-Mebsût, VI, 171-196; İbnü'l-Hümâm, Fethu'l-Kadr, III, 199-224; İbn Âbidin, Reddü'l-Muhtar ale'd-Dürri'l Muhtar, II, 556-5731)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
(Dönüş yapılabilecek) boşama iki defadır. Sonrası, ya iyilikle geçinmek, ya da güzellikle bırakmaktır. (Evlilikte) tarafların Allah’ın belirlediği ölçüleri koruyamama endişeleri dışında kadınlara verdiklerinizden (boşanma esnasında) bir şeyi geri almanız, sizin için helâl olmaz. Eğer onlar Allah’ın belirlediği ölçüleri gözetmeyecekler diye endişe ederseniz, o zaman kadının (boşanmak için) bedel vermesinde ikisine de günah yoktur. Bunlar Allah’ın koyduğu sınırlardır. Sakın bunları aşmayın. Allah’ın koyduğu sınırları kim aşarsa, onlar zalimlerin ta kendileridir. (Bakara 2:229)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Boşama iki keredir. Her ikisinden sonra ya iyilikle evlilik içinde tutmak veya güzellikle serbest bırakmak gerekir. (Eşlerin) Allah’ın koyduğu kurallara uymamalarından korkmadığınız sürece onlara verdiğiniz mehirden hiçbir miktarı geri almanız sizin için helâl olmaz. Eğer Allah’ın kurallarına uymamalarından korkarsanız, kadının evlilikten kurtulmak için bir meblâğ vermesinde taraflara bir vebal yoktur. Bunlar Allah’ın koyduğu kurallardır, öyleyse onları çiğnemeyin. Her kim Allah’ın koyduğu kuralları çiğnerse işte onlar zalimlerin ta kendileridir. (Bakara 2:229)
Bir bayan soruyor:
Dini nikâhtan nasıl kurtulurum?
Kocanın uyguladığı şiddet sebebiyle iyi gitmeyen bir evlilikte, koca sulha da yanaşmıyorsa ve kadın senelerce süren hakaretlere sabredip artık dayanamayınca da ayrılmayı göze alıyorsa, buna karşılık kocası, seni asla boşamam diyorsa bu kadın ondan nasıl kurtulur, şeran ne yapabilir? Nikâhlarının da resmi olmadığını, sadece dini nikâhla evli olduklarını söylemeliyim. Kadın kendi başına bu işi nasıl çözebilir? Adamdan talakını zor kullanarak alabilir mi? Sürekli kavga ve anlaşmazlık, çocuklara kötü örnek olma ve hatta maddi manevi yetersizlik... Bunlar bir kadının boşanmak için haklı gerekçeleri olamaz mı? Sadece sevmemek bile boşanma sebebi değil midir?
Cevap
Önce şunu bilmeliyiz, nikâh nikâhtır, dinisi gayr-i dinisi olmaz.
Siz işe en başından hatalı başlamışsınız, hukuku ve yaptırımı olmayan bir nikâhı yaptırmamalıydınız. Halkı müslüman, kanunları laik olan ülkemizde bizim bazı erkeklerimiz evlenme ve miras söz konusu olduğunda şeriatçı kesilirler. Başka işlerde ise şeriatı tanımayabilirler.
Sizin için şunları söyleyebiliriz: Bu tür anlaşmazlıklarda taraflar önce Allah’ın emrine uyup erkeğin ailesinden bir hakem, kadının ailesinden de bir hakem bularak aralarını bulmalarını istemelidirler. Niyetleri samimi ise Allah onlara yardım edeceği sözünü veriyor.
Hakem uygulaması sonuç vermezse, ya da mümkün olmazsa, sizin durumunuzdaki, yani sadece dini nikahla evli bir kadın bu işin fıkhını bilen iki alime müracaat eder ve ayrılmak istemesinin gerekçelerini anlatır. Bu gerekçeler makul ve meşru bulunursa hocalar, o halde biz senin nikahını feshettik derler ve o andan itibaren kadın üç âdet süresi olan iddetini bekler ve artık dilediği erkekle evlenebilir. Kocasının, ben seni boşamıyorum demesinin bir hükmü kalmaz.
Mesela kocanın imkânı olduğu halde evine, çoluk çoğuna bakmaması, zorunlu olmadığı halde dört ayı aşan seyahatlere çıkması, hiç namaz kılmaması, yıkanmaması, eşine sürekli şiddet uygulayıp aşağılaması, ondan meşru olmayan şeyler ve ilişkiler istemesi ve bunda ısrar etmesi, içki ve kumar müptelası olması, başka kadınlarla düşüp kalkması gibi hususlar kadının ayrılmak istemesini meşru kılar. Bunlardan birisi ya da birkaçı varsa kadın bu anlattığımız yolla boşanabilir. Resmi nikâhınız olsaydı bunlar sebebiyle mahkemeye müracaat eder resmen boşanırdınız ve bu boşanma bâin bir boşanma olurdu. Yani siz istemedikçe kocanız artık size dönemezdi. Ancak sizin saydığınız gerekçeler de net ve açık değildir. Mesela ‘maddi manevi yetersizlik’ dediğiniz şeyin mahiyeti belli değildir. Onların geçerliliğine o işi bilen iki alim karar verir.
Faruk Beşer, 8 Ağustos 2023 Facebook kendi sayfasından alınmıştır .