Muhammed Esed Ve Kuran Mesajı
En başta söyleyeyim:
— Evinizde "Muhammed Esed'in Meali" yani "Kur'an Mesajı" yoksa hemen temin edin. Yarın ilk işiniz bu olsun.
M. Esed "Kur'an Mesajı" ile vahyi, asırlık hurafelerin ve kalıplaşmış geleneklerin tozundan arındırarak modern çağın kavrayışına, aklına ve vicdanına yeniden sunan nadide beyinlerdendir.
🔎 Gelelim Esed'in hayatı ve Kur'an anlayışına...
Muhammed Esed, 8 dili akıcı şekilde hem konuşabilen hem de okuyup yazabilen bir insandı.
[Almanca, İngilizce, Fransızca, Lehçe (Polonya), İbranice, Aramice, Arapça, Farsça... Biz kendi dilimizi bile tam konuşamıyoruz! 😊]
❗️Sizce bir insan, içinde doğduğu dünyanın tüm konforunu, prestijini ve köklü inançlarını elinin tersiyle itip neyin peşine düşer?
Ben cevap vereyim:
➤ Eğer GERÇEĞİN, sadece GERÇEĞİN peşindeyse, o yolculuk onu mutlaka hedefine ulaştırır. Tıpkı Leopold Weiss’in hikayesinde olduğu gibi…
1900 yılında, Yahudi bir hahamın torunu olarak Avrupa’da dünyaya gelen Leopold, parlak bir gazeteci olarak Ortadoğu’ya yaptığı seyahatlerde:
— Batı’nın o şatafatlı ama ruhsuz, bencil yüzüyle yüzleşti.
[Doğum yeri bugün Ukrayna sınırlarında kalan Lviv'dir. Eskiden Avusturya-Macaristan İmparatorluğu sınırları içindeydi.]
Çöllerde, sade insanların hayatında ise başka bir şey buldu:
➤ İnsanın fıtratıyla çelişmeyen, aklı ve ruhu aynı anda doyuran, yaratılışla tam bir uyum içinde olan bir nizam.
[Otobiyografisinde duygularını böyle dillendirse de ben Muhammed İkbal'in: "Batı kalbi, Doğu aklı öldürdü" sözünü daha gerçekçi buluyorum.]
Bu keşif, onu 1926 yılında Leopold Weiss iken Muhammed Esed'e çevirdi.
[➤ Ben, Arap olmayan birisinin İslam'la şereflenince adının da değiştirilmesine karşıyım. Bunun hiçbir Kur’ani dayanağı yok. Eğer "Abdüşşems" yani "Güneşin kulu" gibi şirk unsuru yoksa isminde, niçin değiştirilsin yahu? İngiliz popçu Cat Stevens'ı Yusuf İslam yapmanın ne anlamı, ne gereği var? Arap kültürünü din yaptılar yav. Adamın eline bir def verdiler sadece ve sanatını bitirdiler resmen... Mevzu uzun burada durayım.]
➤ Ancak Esed, sadece din değiştiren bir Batılı olarak kalmadı; aklını ve mantığını rafa kaldırmadan, Kur'an'ın derinliklerine daldı.
Onun "Mekke’ye Giden Yol" adlı muazzam otobiyografisi bir uyanışın öyküsüyken, asıl şaheseri olan "Kur’an Mesajı" tefsiri, bugün zihnini hurafelerden, uydurma rivayetlerden ve asırlık tortulardan temizlemek isteyen herkes için bir başucudur.
➤ Esed, Kur'an'ı çevirirken klasik Arapça'nın eşsiz kavramsal zenginliğini merkeze alır.
Ayetleri bağlamından koparmadan, Kur'an'ın kendi iç bütünlüğüyle, akıl ve mantık süzgecinden geçirerek açıklar.
İslam dünyasının bugünkü perişan halini gördüğünde ise suçu asla dine atmaz, iğneyi doğrudan Müslümanlara batırır:
👉 "İslam, Müslümanların bugünkü halinden ibaret olsaydı, asla Müslüman olmazdım!"
🔎 "Kur’an Mesajı" nasıl yazıldı, Türkiye'ye nasıl ulaştı?
♦️ Esed, bu eser üzerinde yaklaşık 20 yıl kesintisiz çalışmıştır.
♦️ Çalışmalarına 1960’ların başında Cenevre’de başlamış, ilk 9 sureyi içeren bir taslağı 1964 yılında yayımlamıştır.
♦️Eserin tamamını İngilizce olarak 1980 yılında yayımlayarak tamamlamıştır.
♦️ Orijinali İngilizce yazılan eser, Türkçe literatüre ilk olarak 1996 yılında (Cahit Koytak ve Ahmet Ertürk tercümesiyle) kazandırılmıştır.
[İlk çıktığında 3 cilt halindeydi, hatırlayanlarınız vardır mutlaka]
♦️ Kur'an'ın nazil olduğu dönemdeki arı Arapça deyimlerini ve mecazlarını kavrayabilmek için 1920 ve 30'lu yıllarda Arap Yarımadası’nda çöl Bedevileriyle yıllarca yaşamıştır. Tefsirinde Lisanü'l-Arab ve Tacü'l-Arus gibi klasik lügatların yanı sıra Zemahşeri ve Razi gibi rasyonel çizgideki çığır açıcı müfessirleri temel referans almıştır...
♦️ 1992 yılında 91 yaşındayken İspanya'nın Endülüs bölgesindeki Mijas kasabasında vefat etmiştir...
[Bu kadar yeter sanırım... Rabbim rahmetiyle muamele etsin.]
❗️Ne var ki, ömrünü geleneksel tefsirlere sızmış Tevrat kökenli (İsrailiyat) uydurma kıssaları temizlemeye adayan bu büyük mütefekkire,
sırf mezhepçi ezberlerini ve dogmalarını bozduğu için "Yahudi ajanı" gözüyle bakanlar da var maalesef.
👉 İşin en trajikomik tarafı şudur ki; klasik tefsirlerin içine sızmış olan gerçek İsrailiyat'ı, mitolojik masalları ve uydurma rivayetleri tefsirinden titizlikle söküp atan adam Muhammed Esed’dir.
Asırlardır tefsirleri Yahudi/Hristiyan efsaneleriyle doldurup dine yamayanlar gelenekçilerin kendisiyken, vahyi bu hurafelerden arındıran adama "Yahudi ajanı" şüphesiyle bakılması tam bir akıl tutulmasıdır.
➤ Fikre fikirle cevap veremeyen zihinsel tembellik, çareyi her zamanki gibi kişiliği karalamakta buldu.
Oysa Esed’in yaptığı; kökenine değil, tamamen akla, sahih Arap lügatine ve Kur'an'ın sarsılmaz bütünlüğüne dayanarak vahyin aydınlık yüzünü yeniden ortaya koymaktan ibaretti.
Esed:
● Taklitçiliği,
● Uyduruk rivayetçiliği
● Din sınıfı hegemonyasını
● Mezhepçi kalıpları
— tehdit eden, bunları yok sayan insandır.
Ve Esed:
"İslam bir din değil; aklın ve fıtratın onayladığı tek yaşam nizamıdır" diyerek yola çıkmıştı.
Ona göre bir Müslüman Kur'an'ı
● Akılla,
● Dille,
● Bilimle
● Fıtratla
ve
● Nüzul ortamıyla
doğrudan okumaya ve anlamaya başladığında, aradaki "ruhani aracılara" ve "mezhep taassubu"na ihtiyaç kalmaz.
Bu uyanış, kitleleri dilediği gibi yönlendirmek isteyen taklitçi çevrelerin, Yerli Hahamlar'ın en büyük kâbusudur tabii.
➤ Din adına aklı küçümseyenlere inat, inancın ancak akılla, sorgulamayla ve idrakle yeşerebileceğini gösteren Muhammed Esed’i okumak, dinin özüyle yeniden tanışmaktır.
Bugün zihnimizdeki tozları silkeleyip vahyin berrak mesajına kulak vermeye her zamankinden daha çok ihtiyacımız var.
— Bilinçli okumalara yani.
Benden bu kadar hacı, Esed'siz meal okuma; "O ne demiş" diye mutlaka bak.
— Elbette hiçbir meal kusursuz değildir...
Mustafa TULUKCU hoca
29.09.2026