Yasin Suresi 13. Ayet Tefsiri
Yasin Suresi 13. Ayet te bahsedilen kıssadaki Peygamberlerin kimlikleri ve kıssanın geçtiği yer ile ilgili rivâyetlere, Yahûdî kaynaklı olma ihtimâli sebebiyle ve olayın anlatıldığı sadeliği bozmamak için esasen bu kıssanın bizi ilgilendiren tarafı, olayın muhtevasıdır.
Gelen bu elçilerin ilk ikisinin Hz. İsa’nın havarilerinden olan Pavlus ile Barnaba, üçüncünün ise Şimon/Saul olduğunu iddia ederler. Hatta bu anlatım aynı zamanda İnciller’de de geçer. Bkz. Resullerin İşleri, (Bab 13/1-9; Bab 15/34-35).
Tefsirlerde geçen bu yorum, Kur’an semantiğine uymaz. Çünkü böyle bir yorum Havarileri Allah’ın elçileri yapmak demektir . Halbuki bu kıssa, Hz. Mûsa ve Hz. İsa’dan sonra, onların dinlerinin doğrusunu söyleyerek takviye eden Hz. Muhammed (a.s)’ın durumunu, hatırlatır gibidir.
(وَاضْرِبْ لَهُمْ مَثَلًا اَصْحَابَ الْقَرْيَةِۢ اِذْ جَٓاءَهَا الْمُرْسَلُونَۚ)
Diyanet Vakfı - Yâsîn Suresi 13. Ayet Açıklaması
Onlara, şu şehir halkını misal getir: Hani onlara elçiler gelmişti. (Yasin 36.13)
(*) Bu şehrin Antakya olduğu söylenmiştir.
Mustafa İslamoğlu - Yâsîn Suresi 13. Ayet Açıklaması
ONLARA, kendilerine elçiler gönderdiğimiz şehir halkını temsili bir örnek kabilinden naklet. (Yasin 36.13)
(*) Ya da: “(elçinin) elçileri” anlamına “davetçiler”. Muaz b. Cebel’i Yemen’e gönderen Rasulullah’ın onu “Allah’ın Elçisi’nin elçisi” diye nitelemesine benzemektedir. Dolayısıyla murselûn “Allah’ın elçileri” değil “elçinin elçileri” anlamına da gelir. Yok eğer bu kelime “elçiler” olarak anlaşılırsa, bu durumda olayın Antakya’ya nisbeti kabul edilemez. Kitab-ı Mukaddes’te elçilerin Antakya’ya gönderilişine ayrıntı verilmeden değinilir (R. İşleri, 11). İbn Kesir Antakya olmasına şiddetle itiraz eder. Buna ilave bir itiraz da Antakya’nın ilk Hıristiyan olan şehir kimliğidir. Fakat bu, Antakya’da ilk anda böyle bir karşı koyuşun gerçekleşmediğine mesnet teşkil edemez. En doğrusunu Allah bilir.
Katâde ve İkrime bu şehri Antakya olarak yorumlar. İbn Kesir bu tür yorumlara itiraz eder. Fakat pasajın devamı (20-32) Antakya merkezli okumayı destekler gibidir. Bu âyeti bir sonraki 14. âyetin ışığında okuyarak bu şehri dünya, elçileri de Hz. Musa, Hz. İsa ve Hz. Muhammed olarak anlamak da mümkündür.
Suat Yıldırım Meali - Yâsîn Suresi 13. Ayet Açıklaması
Sen şimdi onlara bir misâl getir: Mâlum şehir halkını, hani onlara da elçiler gelmişti. (Yasin 36.13)
(*) Âyette herhangi bir işaret olmamakla beraber, tefsirlerin çoğuna göre, buradaki elçiler, Hz. Îsâ’nın havarîleri, muhataplar Roma İmparatorluğunun hâkimiyeti altında yaşayanlar, şehir ise Antakya veya o civarda bir başka şehirdir. Hz. Îsâ’nın dâveti karşısında müşrik Romalılar nasıl söndüyse, Kur’ân’ın dâveti ile de şirkin hakimiyetinin yıkılacağına îma edilir.
Süleymaniye Vakfı Meali - Yâsîn Suresi 13-14. Ayet Açıklaması
Şu şehir halkının, elçiler geldiğinde yaptıklarını bunlara örnek ver. Onlara iki elçi gönderdik; yalanladılar. Sonra elçileri üçüncüsü ile destekledik. Onlar; “biz, size gönderilen elçileriz.” dediler. (Yasin 36.13-14)
[*] Rivayete göre bu ayetler, İsa aleyhisselamın Antakya'ya gönderdiği elçilerle ilgilidir (Taberi 22243). İncil'de "Resullerin İşleri" bölümünde verilen bilgilerle bu ayetler arasında uyum vardır.
Bayraktar Bayraklı Meali: Onlara o ülke halkını örnek ver. Hani, oraya peygamberler gelmişti. (Yasin 36.13)
İsmail Yakıt - Yâsîn Suresi 13. Ayet Açıklaması
(Ey Peygamber!) Onlara o belde halkını misal olarak ver. Hani oraya elçiler gelmişti. (Yasin 36.13)
(*) Tefsirlerde bu ayette belirtilen beldenin Antakya olduğu görüşü hâkimdir. Günümüzde bazıları da bu yerin St. Paulus’un bir ara ikamet ettiği “Pisidia Antiokhei” yani Isparta/Yalvaç’taki harabeler olduğu yorumunu yapıyorlar. Gelen bu elçilerin ilk ikisinin Hz. İsa’nın havarilerinden olan Pavlus ile Barnaba, üçüncünün ise Şimon/Saul olduğunu iddia ederler. Hatta bu anlatım aynı zamanda İnciller’de de geçer. Bkz. Resullerin İşleri, (Bab 13/1-9; Bab 15/34-35).
Tefsirlerde geçen bu yorum, Kur’an semantiğine uymaz. Çünkü böyle bir yorum Havarileri Allah’ın elçileri yapmak demektir. Diğer peygamberlerle bir tutmak demektir. Hıristiyanlık tevhit inancından uzaklaşınca Hz. İsa’yı “Allah’ın oğlu” kabul ettiler ve onu göğe çıkarıp Allah’ın sağ yanına oturttular. Boş kalan Resulluk/peygamberlik makamını da havarileri elçiler yaparak doldurdular. Dikkat edilirse eldeki dört İncil Havarilere gelen vahiy gibidir. “Pavlus İncili”, “Matta İncili”, “Luka İncili” “Yuhannas İncili” gibi. Hatta “Barnaba İncili”. Yani bunların hepsi sanki “Allah’ın elçileri” gibi kabul edilir. Nitekim İncillerde bunu böyle anlatmaları kendileri açısından normaldir. Ama Kur’an yorumcularının çok dikkat etmesi gerekir. Müfessirlerin bu ve müteakip ayetlerde geçen “elçileri” Hz. İsa’nın havarileri olarak yorumlamak veya öyle anlaşılmasına yol açmak, Kur’an’a ve İslam inancına uymaz. Onun için bu elçileri, Allah’ın ismini vermediği elçiler/peygamberler olarak değerlendirmek gerekir. Zaten Kur’an o beldenin/şehrin neresi olduğunu da söylemiyor.
İhsan Aktaş Meali - Yâsîn Suresi 13. Ayet Açıklaması
(Resulüm!) Onlara o memleket halkının hâlini bir misal olarak anlat: Hani o halka da (mesajlarımızın tebliği için) elçiler gelmişti. (Yasin 36.13)
(*) Kur’an bu kıssada, şehrin neresi olduğunu, halkın kim olduğunu, gönderilen elçilerin ve onlara iman eden zatın kim olduğundan söz etmemektedir. Bunun sebebi, ilk muhatabın tanımadığı uzak bir topluluk ve dünyanın farklı bir coğrafyası olması ihtimalinin yüksekliğidir… Âyette bu resullerin ve şehrin adının zikredilmemesi, bunların ilk muhatap olan Arap coğrafyasının bilmediği uzak doğu veya batıya gönderilen elçilerin işareti olduğu kanaati oluşturmaktadır. Bu ’karye ve şehrin’ Sümer, Çin veya antik Yunan medeniyetine ait olma ihtimali kabule daha yakın bir ihtimaldir. Zira Kur’an’da Arapların bildiği kabile ve resullerin adları zikredilir. İlk muhatapların hiç duymadığı resul veya beldelerin adları zikredilseydi garip karşılanabilirdi. Bu sebeple birçok müfessirin bu yerle ilgili öne sürdükleri Antakya şehrini, ilk muhatapların bildiği bir şehir olması sebebiyle uzak bir ihtimal olarak görmekteyiz. Kaynak: (Kurandan Hayata)
Mehmet Okuyan Meali - Yâsîn Suresi 13. Ayet Açıklaması
(*) Onlara (müşriklere) şu şehir halkını örnek ver: Hani onlara elçiler gelmişti. (Yasin 36.13)
Buradaki şehrin Antakya, elçilerin de Hz. İsa’nın havarileri olduğu iddia edilmektedir. Oysa burada anlatılan olay bir kıssa değil [darb-ı mesel]dir, elçiler de herhangi birer elçi değil peygamberlerdir.
Mehmet Türk Meali - Yâsîn Suresi 13. Ayet Açıklaması
Sen o (kâfirlere) kendilerine elçiler gelen şehir halkının örneğini ver. (Yasin 36.13)
(*) Bu kıssadaki Peygamberlerin kimlikleri ve kıssanın geçtiği yer ile ilgili rivâyetlere, Yahûdî kaynaklı olma ihtimâli sebebiyle olayın anlatıldığı sadeliği bozmamak için yer verilmemiştir. Esasen bu kıssanın bizi ilgilendiren tarafı, olayın muhtevasıdır.