36. Yasin 41. Ayet - Gemi mi Ana rahmi mi?
وَاٰيَةٌ لَهُمْ اَنَّا حَمَلْنَا ذُرِّيَّتَهُمْ فِي الْفُلْكِ الْمَشْحُونِۙ * وَخَلَقْنَا لَهُمْ مِنْ مِثْلِه۪ مَا يَرْكَبُونَ *
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
41-42. Onları ve nesillerini yüklü gemide taşımamız ve binecekleri benzer araçlar yaratmamız da kendileri için açık bir kanıttır. (Yasin 36:41-42)
Süleymaniye Vakfı Meali : İnsan neslini tam donanımlı gemiye[*] bindirmemiz onlar için bir ayettir. Onlara bunun gibi binecekler de yarattık. (Yasin 36:41-42)
[*] Lisan'ul-Arab.
Mehmet Türk - Yâsîn Suresi 41. Ayet Açıklaması
Onların soylarını, yüklü bir gemide taşımamız da kendileri için (ayrıca bir) mûcizedir. Ve Biz, kendilerine binmeleri için bunun benzeri (nice) binitler¹ de yarattık. (Yasin 36:41-42)
* “Yüklü gemi” denilince öncelikle, “Hz. Nûh’un gemisi” hatıra gelir. Fakat burada, (ذُرِّيَّتَهُمْ) “onların zürriyetlerini” ifadesi bunu anlamaya manidir. Bu karîne ile burada “yüklü gemi” ifadesi “hâmile kadınların rahimlerinden” mecâz, beliğ bir istiâre olabilir. Yani bu ayet: “babanın sulbünden bir tûfân ile atılan zürriyetler, anaların rahimlerinde Hz. Nûh’un gemisi gibi bir kurtuluş gemisi bulur.” şeklinde de anlaşılabilir. (Elmalılı)
Mehmet Türk - Yâsîn Suresi 43. Ayet Ayet Açıklaması
43. Eğer dilersek onları batırıveririz de onların imdadına kimse yetişemez ve kimse de onları (yok olmaktan) kurtaramaz. (Yasin 36:43)
* Eğer Biz dilersek, o zürriyetleri “yüklü gemi” gibi olan ana rahimlerinde, kendilerini de onun benzeri gibi olan bindikleri gemilerde suya gark ediveririz de; o zürriyetleri de kendilerini de kurtaracak birini bulamazlar.
Suat Yıldırım - Yâsîn Suresi 41. Ayet Açıklaması
Bir delil daha onlara: Nesillerini dopdolu gemilerde taşımamızdır. Biz, onlar için, gemiye benzer, daha nice binekler yaratırız. . (Yasin 36:41-42)
*Eski tefsirlerimizin çoğu burada Hz. Nuh (a.s.)’ın gemisini düşünürler. Merhum Elmalılı M. H. Yazır ise, nesillerin ana rahimlerinde boğulmaksızın, emniyetle taşınmasını düşünür. Bu mânâ -tek tek bütün insanlarla ilgili olup, hepsinin devamlı görüp durduğu bir hâdise olması itibariyle- daha münasip sayılabilir.
Mustafa İslamoğlu - Yâsîn Suresi 41. Ayet Açıklaması
Bizim onların nesillerini dolu gemilerde taşımamız da onlar için bir kudret delilidir; ve onlar için, o gemiler gibi binebilecekleri başka şeyler yaratmamız da (öyledir). (Yasin 36:41-42)
*Veya zurriyyetenin “ata” anlamına dayanarak: “onların atalarını”. Tercihimizin açılımı: Muhatapların nesillerini; genel anlamda “Âdemoğullarını”.
el-Fulk, geçtiği 23 yer ve felek ile akrabalığı göz önüne alındığında, suda veya havada yüzen her tür vasıta anlamına gelir. Yalnız üç yerde gelen sefîne ise sadece suda yüzeni ifade eder. Elmalılı âyetteki el-fulku “ana rahmi” olarak yorumlar. Bu takdirde mana “onların nesillerini rahimlerde taşımamızda onlar için bir ders vardır” olur. Fakat el-fulke “rahim” manası vermenin lugavî bir delile isnat etmemesinin yanında, bu tercihin, devamında gelen el-meşhûn, yerkebûn, nuğrikhum, yunkazûn ibareleriyle telifi de zor görünmektedir.
Diyanet Vakfı Meali
7. Bu hayvanlar sizin ağırlıklarınızı, ancak güçlüklere katlanarak varabileceğiniz bir memlekete taşırlar. Şüphesiz Rabbiniz çok şefkatli, pek merhametlidir.
8. Atları, katırları ve eşekleri binmeniz ve (gözlere) zinet olsun diye (yarattı). Allah şu anda bilemeyeceğiniz daha nice (nakil vasıtaları) yaratır. (Nahl 16:7-8)
Diyanet Vakfı Nahl Suresi 8. Ayet Açıklaması
Nitekim, 7-8. âyetlerden de anlaşılacağı üzere eskiden insanlar, taşıma aracı olarak yalnızca büyük ölçüde hayvan gücünden yararlanmış oldukları halde, zamanla ve özellikle son asırda nakil vasıtaları, gerek çeşit, gerekse sürat bakımından akıllara durgunluk veren bir gelişme göstermiştir. İşte yukarıdaki âyetin «Allah, şu anda bilemeyeceğiniz daha nice (nakil vasıtaları) yaratır» meâlindeki ifadesi ile bu gelişmeye işaret etmektedir ve şüphesiz bu gelişme, Allah’ın insanlara en büyük lütuflarından biridir.