Kanlıdivane Antik Kenti — Erdemli, Mersin
İlk kez görenlerin dikkatini önce yapılar değil, yerleşimin tam ortasındaki devasa doğal çöküntü çekiyor.
Antik çağda insanlar bu sıra dışı coğrafyadan kaçmak yerine onun çevresine yapılar inşa etti. Yerleşimin geçmişi Helenistik döneme uzandı; Roma ve sonraki yüzyıllarda bölgedeki yaşam devam etti.
Bugün obruğun çevresinde antik yapıların, mezarların ve geçmişte burada yaşamış insanların bıraktığı izleri görmek mümkün.
Bir düşünün…Yüzyıllar önce aynı noktada duruyorsunuz.
Önünüzde dev bir uçurum. Çevrenizde taş yapılar ve yaşayan bir yerleşim. Aradan yüzyıllar geçti. İnsanlar gitti ama Anadolu’nun ortasında bıraktıkları izler hâlâ orada.
Kaynak: Yaşanır mıydı? sayfası
Elaiussa Sebaste Antik Kenti, Erdemli / Mersin
Elaiussa Sebaste Antik Kenti, Mersin’in Erdemli ilçesinde bulunan önemli bir Roma ve Bizans dönemi antik kentidir. Tiyatrosu, agorası ve liman kalıntılarıyla dikkat çeker. Akdeniz kıyısındaki önemli arkeolojik alanlardan biridir.
Erdemli/ Mersin Adamkayalar
Mersin’in Erdemli ilçesinde Roma dönemine ait kaya kabartmalarının bulunduğu tarihi bir yerdir. Vadinin dik yamaçlarına oyulan insan figürleri, ölen kişilerin anısına yapılmıştır.
MERSİN’DE, BİNLERCE YIL ÖNCE ÖLEN İNSANLARIN HİKÂYELERİ DAĞIN YÜZÜNE OYULDU… Burası Adamkayalar.
Mersin’in Erdemli ilçesinde, Şeytan Deresi Vadisi’nin sarp kayalıklarında bulunan bu kabartmalar sıradan mezar süslemeleri değil.
Çünkü burada yaklaşık 2.200 yıl önce yaşamış insanların dünyası doğrudan kayanın üzerine işlendi.
Adamkayalar’da bugün 11 ayrı kaya kabartması bulunuyor.
Araştırmalarda kabartmaların altındaki yazıtların incelenmesiyle bu eserler MÖ 2. yüzyıla tarihlendiriliyor. (Kültür Portalı)
Kayalara baktığınızda yalnızca insan figürleri görmüyorsunuz. Ölü ziyafeti sahneleri… Askerler Kadın ve erkek figürleri… Birbirleriyle vedalaşan insanlar…
Ve dini törenleri hatırlatan kompozisyonlar karşınıza çıkıyor. Bazı sahnelerde ölen kişinin eşi ve çocuklarıyla birlikte gösterildiği düşünülüyor. Bir başka kabartmada ise ölmüş bir erkek, oturan karısıyla el sıkışırken tasvir edilmiş. Başka bir sahnede bir adamın keçiyi boynuzlarından tuttuğu ve elinde üzüm salkımı taşıdığı görülüyor. (Kültür Portalı)
Bütün bunlar yaklaşık iki bin yıl önce buraya gelen bir insanın karşısında nasıl bir manzara olduğunu düşündürüyor. Bugün aşınmış ve renklerini kaybetmiş olan kabartmalar… Yapıldıkları dönemde çok daha belirgin, keskin ve etkileyici görünüyordu. Bu kayalıklar yalnızca mezarların bulunduğu bir yer değildi.
Aynı zamanda insanların ölülerini nasıl hatırladıklarını…
Ailelerini nasıl tasvir ettiklerini… Ve ölümden sonra bile onları nasıl yaşatmak istediklerini anlatıyordu.
Yüzyıllar geçti. Krallıklar değişti. Roma geldi. Bizans geldi. Vadide yaşayan insanlar kayboldu. Ama onların yüzleri kayanın üzerinde kaldı. Belki de Adamkayalar’ı bu kadar etkileyici yapan tam olarak bu. Yaklaşık 2.200 yıl önce kayaya işlenen insanlar…
Bugün hâlâ aynı vadiden bize bakıyor.
Kaynak: yaşanır mıydı? sayfası