Ankebut 3.Ayet:
وَلَقَدْ فَتَنَّا الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْ فَلَيَعْلَمَنَّ اللّٰهُ الَّذ۪ينَ صَدَقُوا وَلَيَعْلَمَنَّ الْكَاذِب۪ينَ
Diyanet İşleri Meali (Eski)
2,3. And olsun, biz kendilerinden öncekileri de denemişken, insanlar, "İnandık" deyince, denenmeden bırakılacaklarını mı sanırlar? Allah elbette doğruları ortaya koyacak ve elbette yalancıları da ortaya çıkaracaktır
Erhan Aktaş Meali
3. Ant olsun ki onlardan öncekilerini de fitnelendirmiştik. Böylece Allah, kimin samimi kimin de yalancı olduğunu ortaya çıkarmaktadır.
ALİME & ALEME farkı..
Allah her şeyi bilir. Bu kesin. Kuranda "ilim" kökünden gelen ALİME fiili ve bir de "alem" kökünden gelen ALEME fiili vardır. İkisi ayrıdır bunların.
> Kuranda Lİ YAĞLEME ifadesinde geçen ifadenin kökü alime fiili değil aleme fiilidir.
Anlamı ise; belirlemek, mim koymak, tesbit etmek, ileride delil olsun diye betimlemek... gibi manalara gelir. Allah kişilerin bazı amellerini ileride kişinin sorgusu olayında tabiri caiz ise önüne getireceği için onu, ALEME fiili ile (liyağleme) beyan eder. Delil yapar.
Nitekim bir arap, arazide yön bulmaya yarayan büyük dağlara ÂLÂM der. O dağlar kişilerin yönünü "belirlemek" için adeta bir delildir.
Dilimizde kullanılan alem, alemdar ifadeleri gibi.
Örneğin cami minaresi ucundaki işarete de 'alem' denilir ki buradaki işaret, o yörenin islam beldesi olduğunu "belirler" ve ortaya koyar.
En iyisini Allah bilir..