Ashabı Kehf (Yedi Uyurlar Mağarası) Efes İzmir
Yaklaşık 1.700 yıl önce… İnançlarından vazgeçmek istemeyen bir grup genç, dönemin baskılarından kaçarak bir mağaraya sığındı. Yanlarında Kıtmir adlı köpekleri de vardı.
Mağaraya girdiler… Ve derin bir uykuya daldılar.
Aradan yıllar, hatta anlatıya göre yüzyıllar geçti.
Uyandıklarında ise dünyanın tamamen değiştiğini fark ettiler.
Bu olay, İslam geleneğinde Ashab-ı Kehf adıyla bilinir ve Kur’an-ı Kerim’in Kehf Suresi’nde anlatılır.
Yedi Uyurlar anlatısıyla ilişkilendirilen en önemli yerlerden bazıları Tarsus ve Efes çevresindeki mağaralardır.
Bugün hâlâ ziyaret edilen bu yapılar…
Yüzyıllardır anlatılan Yedi Uyurlar inancının izlerini taşıyor.
SABEY CAMİ- SELÇUK
Anadolu Selçuklularından Aydınoğlu Beyliğinin bir dönem Merkezi olarak kullanılan (Ayasuluğ) Selçuk’ta İsa Bey tarafından Mimar Ali bin Müşeymeş (Dımışki)’ e inşa ettirilmiştir. 13 Mart 1375 tarihinde ibadete açılmıştır. Caminin kuzeyinde bulunan Snt. Jan Katedrali ile güneybatısında bulunan paganist kültüre ait Artemis tapınağının arasında bir yere yaptırılması son derece anlamlıdır.
56,5 x 52m boyutlarında olan caminin kapalı kısmı 52 x 20,5 m’ dir. Anadolu da iki minareli, revaklı ve şadırvanlı avlulu camilerin ilk örneklerindendir. Abidevi mimarisi, iç ve dış süsleme özellikleri ile dikkat çekmektedir. Özellikle batı cephesindeki pencereler ve taç kapı üzerinde renkli ve zengin taş süsleme, kama taşı ve düğümlü geçme örnekleri, mermere işlenmiş ayet ve hadis metinleri eşsiz güzelliktedir. Aynı güzellikleri, iç mekandaki muhteşem mermer sütunlarda, sütun başlıklarında Kubbelerdeki kısmen kalabilmiş turkuaz çinilerde, görmek mümkündür.
İzmir Efes Meryem Ana Evi
Meryem Ana Evi, Selçuk’a 9 km. uzaklıktaki Bülbül Dağı üzerinde bulunmaktadır. İsa’nın ölümünden 4 ya da 6 yıl sonra St. John’un Meryem Ana’yı Efes’e getirdiği bilinmektedir. 1891 yılında Lazarist papazlar Alman rahibe A.Katherina Emmerick’in rüyası üzerine Meryem Ana’nın son günlerini geçirdiği evin araştırmalar sonunda bu ev olduğunu ortaya çıkarmışlardır.
Bu olay Hıristyanlık dünyasında yepyeni bir buluş olmuş ve tüm dünya din alemine ışık tutmuştur. Haç planlı ve kubbeli olan bu yapı daha sonra restore edilmiştir. Müslümanlarca da kutsal sayılan evde Papa VI.Paul’un 1967 deki ziyaretinden sonra her yıl Ağustos ayının 15. gününden ayinler düzenlenmekte ve bu ayinler büyük ilgi görmektedir.
Efes, Havari Aziz Yuhanna’nın, İsa’nın Annesi Meryem ile birlikte geldiği ve tam da Efes’te yazdığı İncil’inde silinmez bir iz olarak Meryem’in varlığını yansıttığı kenttir. İncil’in Efes’te istikrarlı bir şekilde müjdelenmesi, Havari Pavlus’un bu yerde üç yıl boyunca kalmasıyla başladı (İ.S. 54-57 yılları).
Atatürk Mah. Mevki Küme Evleri 35922 Selçuk/İzmir
Efes, Celsus Kütüphanesi
Zamanın çarkı altında ezilip giden çağlara, yıkılan krallıklara, susan dillere inat dünden bugüne ayakta duran bir bilgi kalesi mermere işlenmiş bir insanlık sevdasıdır. MS 2. yüzyılın başlarında oğul Aquila’nın babası Celsus’un aziz hatırasına diktiği bu görkemli yapı binlerce tomardan oluşan bir kütüphaneden öte evladın babaya hürmeti, insanın bilgiye ve sonsuzluğa olan sarsılmaz sevdasıdır. Bir zamanlar Ege’nin imbatıyla serinleyen o mermer koridorlar insanlığın ortak hafızasını saklayan kutsal bir sineydi. O cepheye bakıp da yüreği titremeyen var mıdır? Kolonların arasına gizlenmiş dört kadın heykeli hikmeti, erdemi, kavrayışı ve bilgiyi fısıldar gelip geçen zamana. Ne var ki bugün o nişlerde boy gösteren mermerler o toprağın öz evlatları yerine birer siluet, birer kopyadır. Hakiki olanlar, o erdemi ve bilgeliği ruhunda taşıyan orijinal heykeller, öz vatanından binlerce kilometre ötede Viyana’nın soğuk ve yabancı müze duvarları arasında mahpustur. Peki sorar insan kendi kendine onların ne işi var Viyana’da? Bir zamanlar Ege güneşiyle ısınan, zeytin kokulu rüzgârla yıkanan o ana heykeller, bu topraklardan sökülüp alınan her taş kendi coğrafyasına dönene kadar bu kadim kültürün hikayesi eksik yarım kalmaya mahkûmdur.