Fethiye
Muğla ilinin 13 ilçesinden birisi ve aynı ilçenin merkezidir. Fethiye, 2012 yılına kadar ilin en büyük ilçesi iken, 2012 sonrası Bodrum'dan sonra ikinci büyük ilçe olmuştur. Türkiye'de ve dünyada tanınmış bir turizm merkezidir. Kentin eski adı Meğri'dir. Şehrin Yüzölçümü 875 km2, nüfusu 185.000.
Fethiye Paspatur Çarșısı
Osmanlı dönemine kadar uzanan kökleriyle Paspatur, Fethiye’nin “Eski Şehir” olarak bilinen kısmında yer alır. Yüzyıllardır bölgenin ticaret merkezi olmuştur. Adını, bölgede bulunan ve içme suyu olarak kullanılan küçük bir kaynaktan alır. “Paspatur Suyu” olarak bilinen bu kaynak, geçmişte çarşının hemen yanındaki sokaklardan akarmış. Halk arasında “Paspatur’un suyundan içen, Fethiye’den ayrılamaz” sözü söylene gelmiştir.
Fethiye Patlangıç Kocatepe Camii (1978)
Benimle Dinar İmam hatip lisesinde birlikte okuduğumuz İbrahim Ethem Çimen arkadaşımızın görev yaptığı cami 1978 yılında yapılmış.
Pazaryeri, Ş. Hasan Küçükçoban Cd. No:2, 48300 Fethiye/Muğla
Fethiye Eski Cami (Cezayirli Camisi) (1791)
Muğla Fethiye ilçesi Paspatur Çarşısında bulunan cami, Cezayirli Hasan Paşa tarafından 1791 yılında yaptırılmıştır.
“Bina kıldı camii Cezayirli Hasan Paşa, Allah makamını cennet eylesin ebedi sene 1216”
Bu sözcükler, Eski Cami adıyla da bilinen Paspatur Cami’sinin son cemaat yerindeki giriş kapısının üzerinde bulunan Osmanlıca kitabede yer alıyor.
Fethiye Sahil Camii (2026)
Fethiye Șehit Fethi Bey Milli Parkı (2018)
Milli Park, Muğla ili Fethiye ilçesinde deniz kıyısında yer alan ve 2018 yılında Fethiye Belediyesi tarafından hizmete açılan yaklaşık 130.000 m² büyüklüğünde bir alandır. Adını Türkiye’nin ilk havacılarından olan ve Fethiye ilçesine ismini veren Şehit Yüzbaşı Tayyareci Fethi Bey’in hatırasına taşımaktadır. Fethi Bey, 1914 yılında gerçekleştirmeye çalıştığı İstanbul–Kahire uçuşu sırasında hayatını kaybetmişti.
Adres: 163 Sokak, Deliktaş, Taşyaka, Taşyaka Mahallesi, Fethiye, Muğla
Fethiye Sanayi Camii (1995)
Fethiye Ölüdeniz
Ölüdeniz, Muğla ilinin Fethiye ilçesine bağlı 2750 nüfuslu bir mahalledir. Ölüdeniz kumsalı %82 oyla 2006 yılında dünyanın en güzel kumsalı seçilmiştir. Ölüdeniz, adı gibi durgun bir göl niteliğindedir. En fırtınalı günlerde Belceğiz kıyıları dalgalarla boğuşurken, Ölüdeniz'de sadece çırpıntılar meydana gelir.
Fethiye Büyük Boncuklu koyu
Boncuklu Koyu, Muğla’nın Fethiye ilçesinde, doğal güzellikleri, sakin atmosferi ve berrak deniziyle dikkat çeker. İsmini, deniz taşlarının boncuk gibi dizildiği sahilinden alır. Fethiye ilçe merkezine yaklaşık 4 km uzaklıkta, Çalış Plajı’na yakın konumuyla bilinen koy, kolay ulaşılabilir olması sayesinde özellikle günübirlik ziyaretçiler için ideal bir rotadır.
Tlos Antik Kenti — Seydikemer / Muğla
MUĞLA’DA, BİNLERCE YILLIK BİR ŞEHRİN MEZARLARI DAĞIN KENDİSİNE OYULDU… Burası Tlos.
Fethiye yakınlarında, Akdağlar’ın eteklerinde yükselen bu antik kent yalnızca birkaç Roma harabesinden ibaret değil.
Çünkü Tlos’un hikâyesi Roma’dan çok daha eskiye uzanıyor.
Burası Likya dünyasının önemli kentlerinden biriydi.
Kayaların içine mezarlar oyuldu. Bazılarının cepheleri, ahşap Likya evlerini taklit edecek biçimde taşa işlendi.
Sonra yüzyıllar geçti. Likya’nın eski kenti Roma egemenliği altında yaşamaya devam etti. Özellikle Roma İmparatorluk Dönemi’nde aşağı kent büyük anıtsal yapılarla şekillendi.
Tiyatrosu…Stadyumu…Hamamları…Agorası… Ve yüzlerce insanın günlük hayatını sürdürdüğü kamusal alanları vardı.
MS 2. yüzyılda buraya gelen bir insanın karşısında bugün gördüğümüz sessiz taş yığınlarından çok farklı bir manzara bulunuyordu.
Aşağıda yaşayan büyük bir Roma kenti… Yukarıda ise kayalıklara oyulmuş, çok daha eski Likya dünyasının mezarları…
Belki de Tlos’u bu kadar etkileyici yapan tam olarak bu.
Anadolu’da bir medeniyet diğerinin izlerini tamamen silmedi.
Yeni şehir, eskisinin üzerine yaşamaya devam etti.
Likyalılar geçti. Roma geçti. Bizans geçti. Yüzyıllar birbirini takip etti. Ama dağın yüzüne oyulan izler kaldı.
Bugün aynı kayalıklara bakıp binlerce yıl önce yaşamış insanların izlerini görebiliyoruz.
Kaynak: Yaşanır mıydı? sayfası
Amintas Kaya Mezarı Fethiye
Yaklaşık 2.400 yıl önce…
Fethiye’nin sarp kayalıklarına, bugün bile görenleri şaşırtan görkemli bir mezar oyuldu.
Burası Amintas Kaya Mezarı’ydı. MÖ 4. yüzyıla tarihlenen yapı, Anadolu’nun önemli uygarlıklarından Likyalılar tarafından kayaya oyularak inşa edildi.
Cephesi sıradan bir mezardan çok, sütunları ve üçgen alınlığıyla görkemli bir tapınağı andırıyordu.
Mezarın üzerindeki Eski Yunanca yazıtta “Amyntas, Hermapias’ın oğlu” ifadesi yer alır. Yapının adını da buradan aldığı kabul edilir.
Likyalılar, ölülerini yüksek kayalıklara yaptıkları anıtsal mezarlara gömmeleriyle tanınıyordu.
Yüzyıllar geçti… Cephedeki ayrıntılar aşındı, çevresindeki antik yerleşim değişti; ancak kayaya oyulan ana yapı günümüze kadar ulaşmayı başardı.
Bugün Fethiye’nin üzerinde yükselen Amintas, yaklaşık 2.400 yıllık Likya dünyasının en etkileyici izlerinden biri.
Burası Amintas… Kayaların içine işlenmiş, zamana meydan okuyan bir Likya mezarı