4. Nisa 56. Ayet - cehennemde derilerin yandıkça değiştirilmesi
Şüphesiz ayetlerimizi inkar edenleri, gün gelecek bir ateşe sokacağız. Onların derileri pişip acı duymaz bir hale geldikçe derilerini başka derilerle değiştiririz ki acıyı duysunlar! Allah daima üstün ve hakimdir.
( Nisâ Suresi:56. ayet.).
*******
Varliğimizin delillerini, (kâinattaki uçsuz bucaksız) ufuklarda ve kendi nefislerinde onlara göstereceğiz ki, o Kur’an’ın gerçek olduğu onlara iyice belli olsun. Rabbinin, her şeye şâhit olması yetmez mi?
De ki: “Hamd Allah’a mahsustur. O, âyetlerini size gösterecek ve siz de onları tanıyacaksınız. Rabbin, yaptıklarınızdan habersiz değildir.” (Neml, 27/93)
‘Görmediniz mi, Allah yedi göğü tabaka tabaka nasıl yaratmıştır (Nuh, 71/15)
İnkâr edenler, göklerle yer bitişikken, bizim onları ayırdığımızı ve diri olan her şeyi sudan meydana getirdiğimizi görmediler mi? Hâlâ inanmayacaklar mi? (Enbiyâ, 21/30)
*******
“…Karada ve denizde olanı da bilir. Hiçbir yaprak düşmez ki onu bilmesin. Yerin karanlıklarında da hiçbir tane, hiçbir yaş, hiçbir kuru şey yoktur ki apaçık bir kitapta (Allah’ın bilgisi dâhilinde, Levh-i Mahfuz’da) olmasın.” (En’âm,6/59) “…Ne göklerde ve ne de yerde zerre ağırlığında bir şey bile O’ndan gizli kalmaz. Bundan daha küçük ve daha büyük ne varsa hepsi apaçık bir kitaptadır.” (Sebe, 34/3)
“Göğü kudretimizle biz kurduk ve biz (onu) elbette genişleticiyiz.” (Zâriyât, 51/47)
“Yazılı kâğıt tomarlarının dürülmesi gibi göğü düreceğimiz günü düşün. Başlangıçta ilk yaratmayı nasıl yaptıysak -üzerimize aldığımız bir vaad olarak- onu yine yapacağız. Biz vaadettiğimizi yaparız.” (Enbiya, 21/104)
“Dağları görürsün, onları hareketsiz sanırsın. Hâlbuki onlar bulutların geçişi gibi hareket ederler. Bunu, her şeyi sağlam ve yerli yerince yapan Allah yapmıştır. Şüphesiz O, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.” (Neml, 27/88)
“Gökleri, gördüğünüz gibi direksiz yükselten, sonra arşa hükmeden, her biri belli bir süreye kadar hareket edecek olan Güneş ve Ay’ı buyruğu altına alan, işleri yürüten, ayetleri uzun uzun açıklayan Allah’tır; ola ki Rabbiniz’e kavuşacağınıza kesin olarak inanırsınız.” (Ra’d, 13/2)
“Rüzgârları da aşılayıcı olarak gönderip yukarıdan su indirerek sizi onunla suladık. Onu toplayıp depolayan da siz değilsiniz.” (Hicr, 15/22)
“Biz geceyi ve gündüzü (kudretimizi gösteren) iki alâmet yaptık. Rabbiniz’den lütuf isteyesiniz, yılların sayısını ve hesabını bilesiniz diye gece alametini giderip gündüz alametini aydınlatıcı kıldık. İşte biz her şeyi açıkça anlattık.” (İsrâ, 17/12)
*******
Tayland Chiani Mai Üniversitesinden Prof Dr. Tejatat Tejasen, dermatoloji üzerine çalıştı ve; acıyı derideki sinir dokusunun beyine aktardığını, derideki bu dokunun yanarak körelmesi durumunda acı hissedemeyeceğini tespit etti. Bu tespitinin Kuran-ı Kerimde yer aldığını görünce şahadet getirerek Müslüman oldu.
27-29. Sizi yaratmak mı daha güç, yoksa gökyüzünü yaratmak mı, ki onu Allah bina etti, onu yükseltip düzene koydu. Gecesini kararttı, gündüzünü ağarttı.
30-33. Ondan sonra da yerküreyi döşedi. Kendiniz ve hayvanlarınız için bir faydalanma olmak üzere, yerden suyunu ve otlağını çıkardı ve dağları sağlam bir şekilde yerleştirdi. (Nâzi’ât 79:27-33)
Rabbiniz Allah, gökleri ve yeri altı günde yaratan ve sonra arşa istiva eden (otoritesini kurandır). Geceyi, onu durmadan kovalayan gündüze bürüyüp örter. Güneş, ay ve yıldızlar O'nun emrine (yönetimine) boyun eğmiştir. Yaratmak da, emir de O'na aittir. Alemlerin Rabbi olan Allah ne yücedir! (A’râf 7:54)
Gökleri, yeri ve bunların arasındakileri altı günde (devirde) yaratan, sonra arşa istivâ eden Allah´tır. O´ndan başka ne bir dost ne de bir şefaatçınız vardır. Artık düşünüp öğüt almaz mısınız? (Secde 32:4)
Gökleri, yeri ve ikisinin arasındakileri altı günde yaratan, sonra Arş´a istivâ eden (ona hükmeden) Rahmân´dır. Bunu haberdar olana sor. (Furkân 25:59)
“Andolsun ki biz gökleri, yeri ve ikisi arasında bulunan şeyleri altı günde yaratmışızdır. Bize hiçbir yorgunluk da dokunmamıştır. (Öyleyse) sen de söyledikleri her şeye karşı sabret” (Kaf 38-39)
9. De ki: “Siz mi yeri iki günde (iki evrede) yaratanı inkâr ediyor ve O’na ortaklar koşuyorsunuz? O, âlemlerin Rabbidir.”
10. O, dört gün içinde (dört evrede), yeryüzünde yükselen sabit dağlar yarattı, orada bolluk ve bereket meydana getirdi ve orada rızık arayanların ihtiyaçlarına uygun olarak rızıklar takdir etti.
11. Sonra duman hâlinde bulunan göğe yöneldi; ona ve yeryüzüne, “İsteyerek veya istemeyerek gelin” dedi. İkisi de, “İsteyerek geldik” dediler.
12. Böylece onları, iki günde (iki evrede) yedi gök olarak yarattı ve her göğe kendi işini bildirdi. En yakın göğü kandillerle süsledik ve onu koruduk. İşte bu, mutlak güç sahibi ve hakkıyla bilen Allah’ın takdiridir. (Fussilet 41/9-12)”