Mekke'nin Fethi (Miladi 630 / Hicri 8.yıl)
628 (20 Ramazan hicretin 6.Yılı) Rasulullah Ashâbdan bir zümre ile Mekke'yi ziyaret ve Umre yapmak için Medine'den yola çıkmıştı. Hudeybiye mahalline gelince, Mekke'li Kureyş kabilesi tarafından "Süheyl Ibn-i Amr" ile birkaç kişi Rasulullah'a geldi, müslümanların bu sene Beytullah'ı ziyaret etmelerini Kureyşlilerin istemediğini söyledi, ve ancak bir yıl sonra gelip ziyaret etmelerine müsaade edileceğini bildirdi ve bir anlaşma yaptılar, Buna, Hudeybiye Barış Anlaşması denir.
629'da Peygamberimiz, ertesi sene hicretin 7.yılı Ashâbı ile Mekkeye giderek Beytullah'ı ziyaret ve Umre yapmışlardır ki, buna "Umretülkazâ = kaza umresi" denir.
Peygamberimiz, "Kûsvâ" adındaki devesine binmiş, Ashâb da önünde yürüyorlardı. Kaza Umre'sini yapmış mübarek başlarını tıraş ettirmişti. Ashâbına dedi ki: "İşte bu, rüyasını görüp size müjdelediğim Beytullah'ı ziyaretten ibarettir ki, gerçekleşmiş oldu.
* "Andolsun ki Allah, elçisinin rüyasını doğru çıkardı. Allah dilerse siz güven içinde başlarınızı tıraş etmiş ve kısaltmış olarak, korkmadan Mescid-i Haram´a gireceksiniz. Allah sizin bilmediğinizi bilir. İşte bundan önce size yakın bir fetih verdi." (Fetih 48:27)
Mekkeli Kureyşlilerin müttefiki olan Benî Bekir kabilesi, antlaşmaya aykırı hareket ederek Müslümanların himâyesindeki Benî Huzaa kabilesine saldırdı. Böylece Mekkeliler anlaşmayı bozup savaşa hazırlandılar.
10.000 kişilik bir ordu kuruldu ve Rasulullah, Hicret'in 8. yılında, Ramazan ayının 13. günü Medine'den yola çıktı (4 Ocak 630).
Mekke fethi 630 (hicri 8.Yıl Ramazan)'da oldu. Fetihten sonra 631 (Hicri 9. Yıl)'da ilk kez müslümanlar hacc yaptılar. Bu hacca Rasulullah katılmadığı için Ebubekiri hac emiri seçmişti. Rasulullah, ilk ve tek haccı olan Veda haccını 632 (hicri 10.Yılda) yapmıştı.
Fetih öncesi Arap kabileleri Mekke'nin fethini bekliyor ve, "Kavmine üstün gelirse, O bir peygamberdir" diyorlardı. 630 (Hicri 9. yıl) Allah, Peygamber'ine şehirlerin anası olan Mekke fethini nasip edince, Araplar bölük bölük Allah'ın dinine girdiler.
إِذَا جَاءَ نَصْرُ اللَّهِ وَالْفَتْحُ (١) وَرَأَيْتَ النَّاسَ يَدْخُلُونَ فِي دِينِ اللَّهِ أَفْوَاجًا (٢) فَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ وَاسْتَغْفِرْهُ ۚ إِنَّهُ كَانَ تَوَّابًا(٣)
* Allah'ın yardımı ve feth gelip de insanların bölük bölük Allah'ın dînine girdiklerini gördüğün vakit Rabbine hamd ederek O'nu tesbih et ve O'ndan mağfiret dile, çünkü O, tevbeleri çok kabul edendir. (Nasr 110:1-3)
Ey Peygamber! Allah, düşmanlarına karşı sana yardım etti ve şehirlerin anası olan Mekke'nin fethini nasip etti.
Mekke'nin fethinden sonra ve Taif ile Huneyn savaşları sonrası Arabistan üzerine kesin olarak hakimiyet sağlanmış oldu. Allahın yardımından maksat, düşmanlarına karşı peygamberini galip getirmesidir. Fetih ise, Mekke’nin fethidir. Çünkü sonraki âyette Rabbimiz, Mekke’nin fethinin arkasından gerçekleşen fevç fevç, dalga dalga insanların Allah dinine gireceklerini haber vermektedir.
Nasr suresinin nüzulu ile Rasulullah'ın vefatı arasında üç ay ve birkaç günlük bir süre geçmiştir.
Rasulullah'ın hanımı Ümmü Habibe şöyle buyurmuştur: Bu sure nazil olduğunda Rasulullah, "bu sene vefat edeceğim" dedi. Bunu duyan Hz. Fatıma ağlamaya başladı. Rasulullah bunun üzerine şöyle buyurdu: "Ailemden bana ilk kavuşan sen olacaksın." Fatıma bunu duyunca güldü. (İbn Ebi Hatim, İbn Merduye). Hemen hemen aynı muhtevaya sahip bir rivayeti Beyhakî, İbn Abbas'tan rivayet etmiştir.
* “....Bugün, size dininizi kemale erdirdim, üzerinize olan nimetimi tamamladım, din olarak size İslâmiyet’i seçtim....” (Mâide 5:3)
* “Müşrikler hoşlanmasa da, dinini bütün dinlerden üstün kılmak üzere, peygamberini doğru yol ve hak dinle gönderen Allah’tır.” (Tevbe 9:33)
* “Dikkat edin halis (katışıksız) din Allah’ın dinidir....” (Zümer 39:3)
* “Allah katında gerçek din Allah’ın dinidir....” (Aliimran 3:19)
* Kim Allah'a teslimiyetten başka bir din ararsa, bu kendisinden asla kabul edilmeyecek ve o, ahirette kaybedenlerden olacaktır. (Âl-i İmrân 3:85)
5 Ocak 2024 Cuma
Mehmet Bülbül