Sihir -Büyü ve Büyücülük
Allah C.C rahmetinden ümidi kesmek küfürdür. Yusuf suresi 87. Ayette “Hakikat şudur ki kafirler guruhundan başkası Allah’ın rahmetinden ümidini kesmez.” Allah’ın azabından da emin olmak aynı şekilde küfürdür: Allah c.c buyurmaktadırki “Allah’ın tuzağından (onları mühlet veripte sonra onları ansızın yakalamasından) emin mi oldular , fakat ziyana uğrayan topluluktan başkası Allah’ın mühlet vermesinden emin olmaz.” (Araf 99)
Gaybdan haber verdiğini iddia eden kahinin ,falcının sözlerini tasdik etmek, inanmak küfürdür. Gelecekte ne olacağını bilmek ancak Allah’a mahsustur.
Allah c.c şöyle buyuruyor: “ De ki göklerde ve yerde Allah’tan başka kimse gaybı bilemez.” (Neml 65)
Peygamberimiz (sav) de şöyle buyurmuştur: Kim bir kahine gelir ve onun söylediklerini tasdik ederse Allah’ın muhammede indirdiğini inkar ile küfre girmiş olur.” (Müslim, Ebu Davud)
Ehl-i sünnet alimlerinden İmam Ebu Hanife, Ebu Bekir er-Razi, İbn Hazm, Ebu Cafer el-Esterebazi’ye göre büyünün aslı yoktur; hepsi göz boyamadan ve insanları aldatıp kandırmadan ibarettir. Mutezileye ve yine Ehl-i sünnete mensup bazı âlimlere göre ise büyü, gerçek değildir. Sihir diye bir şey yoktur. İnsan hiçbir şekilde, dokunmadan başkasına etki yapamaz.
(sorularla İslamiyet sitesi).
Bazı alimlere göre, sihirin etkisi hayal ve vehimden ibarettir; fiziki bir etkisi yoktur. (Tehânevî, Keşşâf, sihir maddesi).
Ibnu Haldun, Razi gibi alimler Harut- Marut olayı, Hz. Peygamber (asm)'e sihir yapıldığını anlatan hadisler gibi delillere dayanarak sihirin maddî etkisinin de bulunduğunu, ancak bunu sihirbazın değil -onun sebepleri yerine getirmesi sonucunda- Allah'ın yarattığını kabul ve ifade etmişlerdir. (bk. Razi, Bakara sûresi, 2/102-103. ayetlerin tefsiri, İbn Haldun, Mukaddime, Vâfî neşri, s. 1147 vd.; Tehânevî Keşşâf).
Müslüman bilginler, bir kimsenin, sihrin haram olduğuna inanmakla birlikte, sihir yapmasının veya yaptırmasının ya da sihre ve sihirbaza inanmasının da büyük günah olduğu konusunda ittifak etmişlerdir. (Hadisler için bk. Buhârî, Vesâyâ, 23; Müslim, Îmân, 144; Ebû Dâvûd, Vesâyâ, 10)
Sonuç olarak diyebilirizki;Büyücülerin her şeyi bildiği, başaramayacakları şeylerin bulunmadığı tarzındaki inançlar İslâm’a ters düşmektedir. Bu yüzden bazı müslüman bilginler büyüyü, hiçbir gerçekliği bulunmadığı, aldatmacadan ibaret olduğu düşüncesiyle tamamen reddetmişlerdir (bk. SİHİR).
(TDV Ansiklopedisi Büyü maddesi).
Peygamberimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
‘’İnsanı helake (yok oluşa) sürükleyen 7 şeyden sakınınız.’’ Bunun üzerine sahabiler bu yedi şeyin ne olduğunu sormuşlardır. Peygamberimiz (s.a.v.):
Allah’a şirk koşmak,
Sihir ve büyü yapmak,
Allah’ın öldürmeyi haram kıldığı kimseleri öldürmek, (haklı olarak öldürülmeleri müstesna)
Yetimin malını yemek
Faiz yemek
Düşmana hücum yapılırken savaştan kaçmak
Evli olan ve hiçbir şeyden haberi olmayan, namusuna düşkün Müslüman bir kaadına zina isnadında bulunmak diyerek karşılık vermiştir. (Müslim, İman, 145; Buhari, Hudud, 44, Vasaya, 23)
Kur’an-ı Kerim’de büyünün haram olduğunu gösteren ayet ise şudur:
‘’Ey iman edenler! İçki, kumar, dikili taşlar, (fal ve şans okları) şeytan işi birer pisliktir. Bunlardan uzak durun ki kurtuluşa eresiniz.’’ (Maide Suresi, 90)