SİGORTACILIĞIN TARİHİ
Sigorta fikri milâttan önce 4500 yıllarına kadar gider. Bu dönemde Mısır’da taş yontucularının aralarında bir sandık kurarak içlerinden birinin ölümü halinde buradan ona yardım ettikleri bir papirüsten anlaşılmaktadır.
M.Ö. 3000 yıllarında Çinli tâcirlerin akarsularda ticaret aracı olarak kullandıkları kayıkların batması veya kayaya çarparak parçalanması halinde oluşan hasarı birlikte ödemek üzere yardımlaştıkları bilinmektedir.
M.Ö. 2000 yıllarında, Babilli tüccarın mal bedellerini korumak için geliştirdikleri güvence sistemi sigorta sisteminin başlangıcı olarak görülmektedir. Eski Yunan’da, tefeciler uzun yolda mal taşıyan gemicilere borç verir ve bu borca bedel gemiyi rehin alırlardı. Bu birinin riskinin diğerine geçmesi demekti. Eski Roma’da, savaşlar ve fırtına sebebiyle deniz taşımacılığının uğradığı zararlar karşısında sigorta uygulamalarına başvurulmuş ve devlet sigortası oluşturulmuştur.
İslam Dünyası’nda Sigorta, Hz. Muhammed devrinde ilk olarak “Ma’akıl” adı altında vücut buldu. Hz. Muhammed döneminde fidye-i necat veyahut kan diyeti olan içtimai sigorta müesseseleri kuruldu. Hz. Muhammed’in Mekke’den Medine’ye Hicreti’nden sonra ilan edilen Medine Vesikası’nda bu müesseseler ele alınmıştı. Genele bakıldığında İslam’da sigorta karşılıklılık esasına dayanır, tek taraflı risk esasına dayanmaz ama İslam devletinde karşılıklı risk esasına dayalı sigorta sistemleri ya da devletleştirilmiş sigortalar Hz. Muhammed tarafından kurulmuş ve teşkilatlandırılmıştır.
Medine döneminde Hz. Muhammed tarafından hazırlanan, Medine anayasası diye bilinen hukukî vesikanın öngördüğü kabileler arası maddî yardımlaşma bir nevi zorunlu sosyal sigorta örnekleri olarak sayılmıştır. (Hamîdullah, I, 192). XIII. yüzyılda Selçuklu Türkleri’nde mevcut olan derbend teşkilâtı, Osmanlılar’da bilinen ve meslekî dayanışma ve emniyet düşüncesine dayanan karşılıklı yardım kuruluşları, esnaf yardım sandıkları ve loncalar sigorta ihtiyacına o günün şartlarında cevap veren oluşumlardır.
İslâm hukuk literatüründe İbn Âbidîn tarafından sevkere kelimesiyle sigortadan söz edilmiş (Reddü’l-muḥtâr, IV, 170), günümüz hukuk ve fıkıh çalışmalarında Arap dilinde sigorta “güven telkin etmek ve güvence vermek” anlamlarındaki te’mîn kelimesiyle ifade edilmektedir.
Sigorta benzeri uygulamalara Osmanlı’dan önce kurulmuş diğer Türk devletlerinde de rastlanır ancak bu yardımlaşma esasına dayanır. Anadolu Selçuklu Devleti’nde yağmaya uğrayan kervanların zararları
devlet hazinesi ve savaşlardan elde edilen ganimetlerle tazmin ediliyordu.
Sigorta benzeri kurum ve uygulama olarak avarız vakıfları ve loncalar anılabilir.
Osmanlı Döneminde Sigortacılık
Türkiye’de 18. yüzyılın son çeyreğinde ilk uygulamaları görülen modern sigortacılık faaliyetleri 19. yüzyılda Osmanlı ekonomisinin dışa daha açık bir sosyo-ekonomik yapıya kavuşması ve yaşam tarzının değişimi ile gelişmeye başlamıştır. Ticaretin gelişmesi nedeniyle Osmanlı’da nakliye ve deniz sigortacılığı yaygındı. Beyoğlu’nda çıkan 1870’teki büyük yangından, görece zengin bir nüfus tabakasının etkilenmesi yangın sigortası talebine yol açtı ve Osmanlı
Devleti’nde nakliye dışında bir alanda da yabancı sigorta şirketleri faaliyete geçti.
1872’de Bank Hanson adlı bir İngiliz bankası önderliğinde Sun, Northern ve North British adlı sigorta şirketleri, 1880’de Fransız şirketi La Foncière Osmanlı topraklarında faaliyete başlamışlardır. 19.yüzyılda nakliyesigortacılığı ile piyasada etkili olmaya başlayan sigorta şirketleri zamanla yangın, hayat, kaza vs. alanlarda da rol aldılar.
Osmanlı piyasasına sigorta fikrini kalıcı olarak getiren 1870 yılındaki Pera yangını ile yangın sigortaları olmuştur. 1880 sonrası Duyun-u Umumiye İdaresi’nin faaliyete geçmesi
sigortacılığı olumlu etkiledi. 440.000 Osmanlı lirası sermaye ile 1892’de İstanbul’da Osmanlı Sigorta Şirket-i Umumiyesi kuruldu.
Başlarda çoğunlukla İstanbul, İzmir ve Trabzon’da faaliyet gösteren şirketler, zamanla Anadolu’nun çeşitli yerlerinde de faaliyet göstermeye başlamıştır.
1908-1913 yıllarında kurulan şirketlerde Osmanlı yönetiminden
birkaç eski nazır ya da paşa idare meclislerinde yer almıştı.
İlk Türk sigortacılarından Nail Moralı 1917 yılında kendisine verilen prodüktörlükle sigortacılığa başlamıştır. Bu dönemlerden itibaren Müslüman Türkler de sigorta şirketlerinde çalışmışlardır. 20. yüzyılın ilk yirmi yılında ülkemizde faaliyet gösteren sigorta şirketlerinin sayıları 120’yi aşmışken, 1920’lerde sigorta şirket sayısı 49’a indi.
1925 yılında yerli ve yabancı sermaye ortaklığı ile (Türkiye İş Bankası ile Ünyon grubu bünyesinde yer alan İttihad-ı Milli Sigorta Şirketi arasında yapılan ortaklık antlaşması sonucunda) 500.000 lira sermaye ile Anadolu Sigorta Şirketi kuruldu.
Batı’da Sigortacılık
Batı’da Deniz sigortacılığında prim esasına dayalı ilk uygulamanın 13.yy’da Venedik, Pisa ve Floransada ortaya çıktığıdüşünülmektedir.
Tespit edilebilen ilk sigorta poliçesi 1318 tarihinde İtalya Cagliari Limanında yazılmıştır.
Sigorta anlaşmaları kahvehanelerde veya Kraliyet Borsası önündeki bireysel risk üstlenicilerce yapılırdı. Sadece ticari malların naklinde değil, hırsızlık ve ölüm olmak üzere
çeşitli alanlarda da bu sözleşmeler yapıldı.
Batıda Deniz Sigortacılığı
Edward Lloyd 1687 yılında Towers Street’te bir kahvehane açtı. Bu kahvehane Londra rıhtımına demirleyen gemilerin mürettebatı
için gözde bir mekândı. Gemilerin kalkış ve varışları, dış ülkeler ve denizlere dair bilgileri içeren Lloyd’s List’i uygulamaya koydu.
Zamanla popülaritesi artan Lloyd 1691 yılında Lombard Street’te çok daha lüks ve büyük bir binaya taşındı. Lloyd 1696 yılında duyurularını rahat yapabilmek için bir gazete bastırdı.
1771’de Lloyd’un kahvesinde iş yapan 79 kişilik bir komite oluşturularak sadece sigortacılık yapacak bir merkez oluşturmak için görevlendirildi. Lloyd’un kahvesinde iş yapan bu 79 sigortacı 100’er sterlin koyarak,
Lloyd’s Topluluğu’nu oluşturdular.
Sigortacılık dünyada gelişimini 18. ve 19. yüzyılda tamamladı.
Batıda Yangın Sigortacılığı
Yangın sigortasına karşı ilgi 1666 Londra yangını ile İngiltere’de başladı.
Bu yangında 13.000’den fazla evin harab olması yangın sigortasına olan ihtiyacı ortaya çıkardı. İngiltere’de 1684’te kurulan Friendly Society Fire Office ve 1696’da Amical Society şirketleri ilkler arasında yerini aldı.
Batıda Hayat Sigortası
Hayat sigortası ilk izleri Romalılar döneminde rastlanmaktadır.
Günümüzde tatbik edilen hayat sigortası uygulaması İngiltere’de 16. yüzyıldan itibaren görülmüş ancak asıl gelişimini sanayileşme ve
kentleşme ile birlikte 19. yüzyılda sağlamıştır .
Ömür boyu yıllık gelir poliçesi kavramıyla ilgili ilk kayıt Romalı hukukçu Ulpianus’un M.S. 225’te geliştirdiği bir dizi ömür beklentisi
tablosudur.
Ömür/ölüm tabloları 1660 yılında kilise tarafından tutulan ölüm kayıtlarının geliştirilmesi sonucu oluşturulmuştur.
KIRKBEŞOĞLU, E. (2015). RİSK YÖNETİMİ VE SİGORTACILIK
1965 yılında Mısır’da Ezher bünyesinde gerçekleştirilen II. İslâm Araştırmaları Toplantısı’nda bir nevi yardımlaşma olduğu kabul edilerek karşılıklı sigortaların meşrû olduğuna, devlet tarafından organize edilen sosyal güvenlik ve sosyal sigortadan yararlanmanın câiz olduğuna karar verilmiştir.
1996’da Konya’da gerçekleştirilen I. Uluslararası İslâm Ticaret Hukukunun Günümüzdeki Meseleleri Kongresi’nde heyet, prensip olarak sigorta sisteminin câiz ve gerekli olduğunda görüş birliği içindedir. Bununla birlikte, özellikle ticarî hayat sigortası olmak üzere günümüzde câri olan diğer ticarî sigorta uygulamalarının düzeltilmesi gereken bazı unsurlar içerdiğini kabul etmiştir (I. Uluslararası İslâm Ticaret Hukukunun Günümüzdeki Meseleleri Kongresi, s. 1062).
Din İşleri Yüksek Kurulu, Kurul Başkanı Dr. Muzaffer ŞAHİN’in başkanlığında toplandı. 07/04/2005 tarihinde özet olarak aldığı karar;
a) Genel olarak, sosyal sigortalar, karşılıklı sigortalar ve ticarî sigortaların caiz olduğuna,
b) Kâr payı esasına dayalı çalışan birikimli hayat sigortası ile bireysel emeklilik tasarruf
ve yatırım sisteminin ise, yatırılan primlerin, dinen helâl olan alanlarda değerlendirilmesi
durumunda caiz olduğuna,
c) Konusu din tarafından yasaklanmış olan sigortanın caiz olmadığına, Karar verildi.
19.10.2024 Cumartesi
Mehmet Bülbül