Sünnet ve Kuran - Mustafa İslamoğlu diyor ki:
1. Ümmetin sorunu kitapsızlık sorunu değil, peygambersizlik sorunudur.
2. Bu sorunun kaynağında insan eksenli din anlayışı yerine kitap eksenli din anlayışının yerleştirilme arzusu bulunmaktadır.
3. Bu sebeple Kuranî eylem, Kuranî yaklaşım, Kuran müslümanı gibi kilişe kavram ve deyimler anlamsız olup yaygınlaştırılmaktadır.
4. İnsanlar dürüst davranmak yerine hileli bir yöntem seçerek örnek alınması mümkün olmayan bir nesneyi yani kitabı örnek almaya çalışıyorlar.
5. Daha doğrusu kişisel düzenlerine kitap, peygamber kadar doğrudan ve somut müdahaleler yapamadığı için sünneti bir yana atıp kitaba sarılır gibi yapıyorlar.
6. Böylece peygamberi, dolayısıyla evrensel değişmez değerlerin Allah'ın terbiye ettiği bir insanda tecessüm etmiş biçimi olan sünneti bir yana bıraktıklarında kitaba da ihanet etmiş oluyorlar.
7. Bir din bu şekilde peygambersiz bırakıldığında birilerinin şimdilerde hararet ile savunduğu gibi son peygamber den sonra çağdaş türedi. Sahte peygambercikler imal edilmektedir.
8. Bu da elbette ki peygamberi ve onun sünnetini mahkum eden tavrın bir sonucudur.
9. Çünkü insanlar peygambersiz yaşayamazlar. Ellerinden gerçek peygamberi alınan insanlar kendilerine düzmece cici peygamberler imal ederler.
10. Peygamberî bir hayat yaşamak kişisel düzeni yerle bir etmeyi gerektirince, bunu yapamayanlar peygamberi hayatın şeması olan sünneti yerle bir etmek isterler.
11. Eskide insanlarımız sünnetin veya hadisin insanla Kur'an arasında engel teşkil ettiğini söylerlerdi. Şimdilerde birileri ısrarla müslümalarla sünnet arasına Kur'an'ın sayfalarını engel olarak koymaya çalışıyor.
12. Halbuki eğer sünnet su yada bu şekilde korunmayacaksa tarihin belli bir döneminde yaşamış bir zatın kıyamete kadar gelecek tüm müminlere örnek olarak gösterilmesinin pratikte hiçbir yararı olmayacaktı.
13. Peygamberi güzel örnek olmaktan çıkarmanın iki yolu var.
Birincisi Onun örnek olarak gösterilen ve Kur'an'ın hayata dönüşmesi demek olan sünnetinin üzerine kitabı kapaklama kurnazlığdır ki biz bu tavrı örneği yok saymak şeklinde adlandırabiliriz.
İkincisinde beşer peygamber yerine melek peygamber anlayışını yerleştirerek onun örnek alınamaz oluşunu ispatlamaya çalışan klasik kutsamacı tavırdır.
14. Bazıları da vardır ki Hz. Peygamberle Allah arasını ayırmaya çalışıyorlar, Allah'a onsuz inandıklarını iddia ediyorlar, Kur'an'ı Onun Sünnet'i olmadan anladıklarını iddia ediyorlar. Bu tavır imandan veya amelde Allah ile Rasulullah'ın arasını ayırmaktır ve Kur'an bunu şiddetle reddetmektedir.
(İslamoğlu, İman Risalesi, Denge Yay., İstanbul, 1993, s. 277-284)