40. mümin 46 - Kabir Azabını savunanların Delilleri
Ayetler:
1- O sabah akşam ateşe sunulur. Kıyamet koptuğu gün de “Fir’avn ailesini azabın en çetinine sokun denilir.” (mü'min 40/46)
2- Hatalarından dolayı boğuldular. Ateşe sokuldular. Kendilerine Allah’tan başka yardımcılar da bulamadılar.” (Nuh 71/25}
3- “Allah inananları dünya hayatında da ahirette de sağlam sözle tesbit eder. Allah zalimleri de saptırır. Ve Allah dilediğini yapar. “(İbrahim 14/27)
4- “Ona cennete gir denilince ne olurdu dedi kavmim bilseydi. Rabbımın bana bağışladığını ve beni ağırlananlardan kıldığını. “ (Yâsîn 36/27)
5- “Sonra onu öldürdü kabre koydu.” (Abase 80/21)
6- “Belki dönerler diye, mutlaka onlara o büyük azabtan ayrı olarak yakın azabı da taddıracağız". (Secde 32/ 21)
7- “Allah yolunda öldürülenler için "ölüler" demeyin. Hayır, onlar diridirler, fakat siz bilemezsiniz.” (Bakara 2/154)
8- “Allah yolunda öldürülenleri ölüler sanmayın. Aksine onlar diri olup Rableri katında rızıklandırılmaktadırlar.” (Âl-i İmrân 3/169)
9- “…(O münafıklara) iki kere azap vereceğiz. Sonra da büyük bir azaba uğrayacaklar.” (Tevbe 9/101)
10- “Şüphesiz zulmedenlere bundan (yani kıyamet gününden) önce de bir azap vardır.” (Tur 52/47)
11- "Onlardan ölmüş olan hiçbirine asla namaz kılma; onun kabri başında da durma! Çünkü onlar, Allah ve Resûlünü inkâr ettiler ve fâsık olarak öldüler. (Tevbe 9:84)
Hadisler:
1- Peygamberimiz mezarlıktan geçerken: “Kardeşiniz için Allah’tan mağfiret dileyiniz. Çünkü o şu anda sorguya çekilmektedir” demiştir. (Sünen-i Ebu Davut)
2- Kabrinde ölü, boğulmak üzere olan kimseye benzer. Babadan, anadan, çocuktan veya sağlam dosttan dua bekler. O, duaya kavuştuğunda bu ona dünya ve içindekilerden daha sevgili olur. Allah Azze ve Celle kabir ehline, dünya ehlinin duasından dağlar gibi idhal eder. Muhakkak ki dirilerin ölülere hediyesi, onlar için istiğfar ve onlar için sadakadır.
(Ravi: Hz. İbni Abbâs, Ramuz el e-hadis, s.368, No.10)
3- “İdrardan sakınınız, zira kabir azabının çoğu ondandır.” (Camiussağir)
4-“Şüphesiz kabrin sıkıştırılması vardır. Kabrin sıkıştırılmasından kimse kurtulamaz. Kurtulacak olsaydı, ölümünden dolayı arşın titrediği Said b. Muaz kurtulurdu.” (Fıkhul-Ekber Aliyyul Kari Şerhi, Kaynağı bulunamamıştır.)
5- Kabir, ya cennet bahçelerinden bir bahçe yahut cehennem çukurlarından bir çukurdur.” (Tirmizi)
6- Şüphesiz kabir ahiret konaklarının ilkidir. Eğer ölü bu konaktan kurtulursa ondan sonrası daha kolaydır. Ondan kurtulamazsa sonrası daha zordur. (A.i. Hanbelin Müsnedi)
7- Hz. Peygamber Hz. Aişe’ye sordu: “Kabirde halin nedir.” Kendisi cevap verdi: Ya Hümeyra şüphesiz kabrin mü’mini sıkıştırması, ananın çocuğunun ayağını sıkması gibidir. Münker-Nekir meleklerinin soru sorması da; göz kamaştığı zaman ona sürme çekmek gibidir.” (Fıkhu-l Ekber, Aliyyul Kari Şerhi)
8- Hz. Peygamber, Hz. Ömer’e: “Kabirde halin nicedir?” demiş. Hz.Ömer de- “Aklım başımda mı olacak ?’ demiş. Resulullah ‘Evet’ demiş. Hz. Ömer de ‘O taktirde hiç aldırmam’ cevabını vermiş (Fıkhul Ekber, Aliyyul Kari Şerhi)
9- Hz. Aişe anlatıyor: Yahudi bir kadın kendisinden dilenmek için gelmiş ve kabir azabından bahsettikten sonra “Allah seni kabir azabından korusun” demişti. Hz. Aişe Allah Resûlü’ne (s.a.v.) “İnsanlara kabrinde azap olunur mu?” diye sordu. Allah Resulü (s.a.v.) “Evet, kabir azabı (vardır)” buyurdu. Ardından Hz. Aişe şöyle demiştir: Bundan sonra Allah Resûlü’nün (s.a.v.), sonunda kabir azabından Allah’a sığınmadığı hiçbir namazını görmedim.
Bu hadis bir başka rivayette şöyle gecer: Yahudi bir kadın Hz. Aişe’den (r.anhâ) gördüğü iyiliğe karşılık kendisine “Allah seni kabir azabından korusun” diye dua etmişti. Bunun üzerine Hz. Âişe (r.anhâ) efendimize “Ey Allah Resulü! Kabirde azap var mıdır?” diye sormuş, O da “Kıyamet gününün azabı dışında azap yoktur” diye cevap vermişti. Bu olaydan bir zaman sonra günün ortasında çıkmış ve cemaata olanca sesiyle şöyle nida etmişti: “Ey insanlar! Kabir azabından Allah’a sığının. Çünkü kabir azabı haktır!” Bu rivayetlerin hepsinde Allah Resûlü’nün (s.a.v.) kabir azabının hükmünü Medine’de iken öğrendiği yönünde bir bilgi mevcuttur. Ancak bu su götürür bir bilgidir. Çünkü kabir azabıyla ilgiliolarak zikredilen “Sabah akşam azaba arzedilirler”(Mümin,46) ayet-i kerimesi Mekke döneminde nazil olmuş ayetlerdendir.
(Buhari,Cum’a,hd.no.986,988 999,991,996,998,Cenaiz,1283,Bed’ulhalk,2964;Müslim,Kusuf,499,1501,1502;Tirmizi,Cum’a,514)
10- Ebu Hureyre (ra) anlatıyor;
“Kim hasta halde ölürse şehit olarak ölmüştür ve kabir azabından korunmuştur, sabah akşam cennetten rızıklandırılır.” (Kütüb-i Sitte)
11- (Ölen kişi yakınlarının ağlamasından dolayı kabrinde azap görür «المیت یعذب فی قبره بما نیح علیه.» ) Sahih-i Buhari, c.1, s.223, Kitabu’l Cenaiz; Sahih-i Müslim, c. 3, s. 44, Kitabu’l Cenaiz; Camiu’l Usul, c. 11, s. 99, sayı: 857. Bu rivayet Hz. Ayşe tarafından kabul edilmemiş ve rivayeti nakledenleri unutkanlık ve yanlış yapmakla suçlamıştır. Zira ikinci halife ve oğlu Abdullah b. Ömer bu rivayeti doğru bir şekilde Hz. Resulullah’tan (s.a.a) nakletmemişlerdir. Nitekim İbn-i Abbas da şöyle demiştir: “Bu söz, halifenin sözüdür, Peygamberin sözü değil.” Şerh-i Nevevi, c. 5, s. 308.
12- Bir gün Hz. Ayşe’nin yanında Abdullah b. Ömer’in Hz. Resulullah’tan naklettiği şu sözü duyduğunda: ‘Ömer’in oğlu unutmuştur. Bilakis Resulullah şöyle demiştir: ‘Ölü, kabirde günahlarından dolayı azaba uğrar, oysa yakınları da o sırada onun için gözyaşı döker.” Şerh-i Nevevi, c. 5, s. 308.
13- "Hangi bir kul (kabir azabına duçar olmuş bir) ölüsünün kabrinin yanında üç kere: 'Allâhümme bi hakkı seyyidinâ Muhammedin ve âli Muhammedin sallallahu aleyhi ve selleme lâ tüazzib hâzel meyyit. / Ey Allah'ım! Efendimiz Muhammed'in ve Efendimiz Muhammed sallallahu aleyhi ve sellemin ailesinin hürmetine bu ölüye azab etme.' derse, sura üfürülünceye kadar ondan azab kaldırılır." (bk. Abdurrahman b. Muhammed, Buğyetü'l-müsterşidin, 2/374; Muhammed b. Ömer, Nihayetü'z-zeyn, Beyrut, 2002, s. 149; 121)
Kabirde sual ve azab ruhun cesede iade edilmesiyle mümkündür. Gazali dahil ehli sünnet alimleri bu görüştedir.” (Maturidiye Akaid, N.Es Sabuni, İslam Dini İlmihali, Prof. M.Aydın)
Konevî: “Ölü asi ise kabir azabı vardır. Ancak Cuma günü ve Cuma gecesi azab ondan kaldırılır ve bir daha kıyamete kadar azab iade edilmez. Eğer bir mü’min Cuma gecesi öldüğü takdirde eğer asi ise bir an kabir azabı ve kabir sıkıştırması olur. Sonra kıyamete kadar bir daha azab edilmez.”
(Fıkhul-Ekber Aliyyul Kari Şerhi)