17. İsra 1. Ayet - Mirac
سُبْحَانَ الَّذِي أَسْرَىٰ بِعَبْدِهِ لَيْلًا مِنَ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِ إِلَى الْمَسْجِدِ الْأَقْصَى الَّذِي بَارَكْنَا حَوْلَهُ لِنُرِيَهُ مِنْ آيَاتِنَا ۚ إِنَّهُ هُوَ السَّمِيعُ الْبَصِيرُ (İsrâ 17:1)
Eksiklikten uzaktır O (Allâh) ki gecenin bir vaktinde kulunu, âyetlerimizden bir bölümünü, kendisine göstermemiz için, Mescid-i Harâm´dan, çevresini bereketli kıldığımız Mescid-i Aksâ´ya yürüttü. Gerçekten O, işitendir, görendir. (İsrâ 17:1)
İsra olayı yani gece yürüyüşü Kur'an ayetleriyle sabittir, inkâr edilmesi küfürdür ama rivayetlerle anlatılan Miraç olayı Yahudilerin uydurmasıdır, itibar edilemez!
Bir kısım din alimleri, ayette geçen “Esrâ” tabirinin, “Gece yürütülen” şeklinde tercüme edilmesi gerektiğini beyanla umum alimlerce ısrarla “Götüren” şeklinde tercüme edilmesinin maksatlı olduğunu dile getirirler.
Esasen bu gruba giren din alimleri, ayette geçen “Mescid-i Aksa” tabirinden maksadın da Kudüs’teki Mescid-i Aksa olmayıp, Hz. Peygamber’in döneminde Mekke’de içinde “Kâbe”nin de bulunduğu Mescid-i Haram’a en uzak noktadaki mescit olduğunu ve Hz. Peygamber’in, Kudüs’teki Mescid-i Aksa’ya götürülmeyip, son derece üzüntülü olduğu o gece, Mekke’de Mescid-i Haram’a en uzak noktadaki mescide kadar kendisinin yürüdüğünü iddia ederler. Onlara göre ayette geçen Arapça “Aksa” kelimesi “Uzak-En uzak” anlamına, “Mescid-i Aksa” kavramı da “En uzaktaki Mescid-En uzaktaki ibadet evi” anlamına gelmektedir.
Kısaca adı Abdülmelik b. Mervan tarafından bu ayetlerin inişinden en az 50 sene sonra Mescid-i Aksa olarak konulmuş Kudüs’teki mescidin ayette sözü edilen Mescid-i Aksa olması mümkün görülmemektedir.
(Muhammed Esed, Kur’an Mesajı-Meâl ve Tefsir, s, 559-60, Çev.Cahit Koytak-Ahmet Ertürk, İşaret Yay. İst.2002 & Kur’an Yolu-Meâl ve Tefsir, c,3, s, 460, DİB. Yayını, Ankara-2007 & Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk, Allah İle Aldatmak)
İlk İslâm tarihçilerinden Vakıdî’nin “Kitabü’l-Meğazî” ve el-Ezrakî’nin “Ahbâru’l-Mekke” adlı kitaplarına göre, Mekke’de Mescid-i Haram’dan başka değişik yerlerde mescitler vardır. Bu mescitlerden biri de Mekke’ye dokuz mil mesafedeki Cirane Vadisi’nin yukarısında olmasından dolayı “Mescid-i Aksa/ en uzak mescit” denilen mescittir (Mekke ile Taif arasında Mekke'ye 9km. uzaklıkta, Huneyn Gazvesi'nde elde edilen ganimetlerin dağıtıldığı yer). Bu mescidi Kureyş’ten birisi yaptırmıştır. Hatta peygamberimiz burada ihrama girerek Mescid-i Haram’a gelmiş ve Kâbe’yi tavaf etmiştir. Mekke’nin fethinden sonra Müslümanlar bu eski küçük mescitleri yenilememişlerdir.
İsra suresi 1.ayetin iyi anlaşılması için bundan önce nâzil olan Kasas 85-88 âyetlerinin yanı sıra Necm suresinin ilk pasajlarının da okunması yararlı olur.
İsra 1,Duhan 4 ve Kadir 1. ayetlerinde geçen “gece” aynı gece olduğunu varsayarsak, bu gece Bakara/185’te açıklanan Ramazan ayında bir gecedir.
Muhammed Hamidullah "en uzak mescit" anlamındaki Mescid-i Aksâ'nın Kudüs'teki mescit olamayacağını, bunun semavî bir mescit (semalarda bulunan bir mescit) olması gerektiğini savunan görüşü tercih eder. Çünkü Kur'an-ı Kerim'de Filistin'den "en yakın yer" diye söz edilir (Rum, 30/3).