Darbeler Kuklacı ve Kuklalar
Geçmişte çeşitli kuklacıların ortaya saldığı kuklaların yedikleri haltlar unutulmadı. Tarihimizde bir Patrona Halil Olayı, bir Kabakçı Mustafa İsyanı ve de Abdülaziz Han’ın ölümü vardır. Bir hamam tellakı III. Ahmed ve onun bütün bir dönemini devirecek darbeyi nasıl hazırladı?. Bir topçu neferi Kabakçı Mustafa’nın III. Selim’i ortadan kaldırarak Nizam-ı Cedid Ordusunu darmadağın etmeye kadar uzanan baş kaldırıyı düzenlemeyi nasıl yaptı?. Kabakçı İsyanı salt Sedaret Kaymakamı Köse Musa Paşa’yla Şeyhülislam Ataullah’ın koruması ve göz yummalarıyla mı olmuştur? Perdenin arkasındaki batılı nüfuz, parta ve tahriki unutulmamalı. Abdülaziz Han’ı öldüren pehlivanlarla bir subayı mı suçlanan yoksa salt Hüseyin Avni kaltabanı mı? Mithat Paşa’yla kol kola giren, onu iştahlandıran batılı güçler de sayılmalı.
Cumhuriyet dönemindeki darbeleri Türk ordusu mu yapmıştır? Hayır. Ordunun içinden çıkan darbeci kuklalardır seçilmişleri alaşağı edenler. O darbeciler ki 27 Mayıs’tan sonra ABD Elçiliğine gidip kucak dolusu para alarak memur maaşlarını dağıtmamışlar mıdır? “Hazine tamtakırdı; dostumuz Amerika bize para verdi”, diye de övünmüşlerdir sonraları. Peki 12 Mart’ı ne yapacağız? O darbeyi yapanların NATO subayları olduğunu dış basın çarşaf çarşaf yazmadı mı? İsterseniz 12 Eylül rezilliğine hiç girmeyelim. Hava Kuvvetleri Komutanı Tahsin Şahinkaya’nın darbeden bir gün önce özel uçakla ABD’den döndüğünü hatırlatmayalım hiç kimseye. Çevik Bir’le Süleyman Demirel’in 28 Şubat’ı bunlardan farklı mıdır? Onlar da kuklacının emir komutasında her türlü rezilliğe soyunmuşlardır o süreçte
Gezi Parkı’yla başlayıp 30 Mart seçimleriyle noktalanan döneme. Gene kuklacı kuklalarını salmıştı ortalığa. Kuklacının özenle yetiştirdiği baş kuklası diğer irili ufaklı soytarılarını devletin içine salmış, ortalığı bir güzel karıştırmıştı. Amaç neydi? “İyiden kötü yaratmak!” 15 Temmuz 2016 Kalkışması Kuklalar ve Kuklacıklar bir kez daha sahne aldı, ama bu kez olmadı. Neden? Millet kuklacıklara tekmeyi yapıştırdı, baş kuklanın maskesi düştü de ondan. Şimdi kuklacıklar başı kesik tavuklar örneği bir oraya bir buraya kaçışıp duruyor. Yatsı geldi, yalancı kuklacıkların mumları birer birer söndü! Onları destekleyen cılız seler yükseliyor bir oradan bir buradan; o kadar. Kuklacıysa yeni kuklalar hazırlıyor tabi. Baş kukla ve kuklacıklarıysa başarısız oldu.
Kabakçı Mustafa ve Burunsuz Mustafa Ağa :
burunsuz mustafa ağa, 19. yy.'ın başlarında istanbul'da yaşayan tersane çavuşu bir yeniçeridir. kayıtlarda kendisinden "türk ve hristiyan gemilerine balta asarak haraç alan zorba bir adam" diye bahsedilmektedir. günümüzde kullandığımız "balta asmak" deyimi de tâ bu dönemden gelmektedir zaten.
imparatorluğun karmakarışık hâlde olduğu bir dönemdir bu dönem. kabakçı mustafa isyanı sonrasında sultan üçüncü selim tahttan indirilmiş ve dördüncü mustafa tahta çıkarılmıştır. dördüncü mustafa, korkak bir adamdır. devlet işlerinden de anlamaz. hâl böyle olunca kabakçı mustafa ve adamları dilediğince keyif çatarlar devlet idaresinde. yeniçeriler de tabiri caizse kafalarına göre takılırlar. kimsenin savaşa falan gittiği yoktur ama maaşlarını alırlar. haraç keserler, dükkan işletirler. işte bu yeniçerilerden birisi de bahsettiğim gibi burunsuz mustafa ağa'dır. galata'daki en meşhur kahvehane kendisine aittir. yeniçeriler burada toplanır, sabahtan akşama kadar keyif çatarlar.
limana yanaşan gemileri haraca bağlayıp adamlarıyla baskınlar verirken istanbul'da hem suda hem karada millete huzur vermez olmuştur. Galata'da babadan kalma kahvehanesini işletmeye devam eden burunsuz mustafa ağa'nın ocakçısı da "güzelliğiyle" kabadayılar arasında meşhur olmuş bir oğlandır!
19 temmuz 1808 istanbul'da hiç beklenmedik bir şekilde Alemdar mustafa paşa, kabakçı mustafa paşa'yı öldürtür ve binlerce askerle birlikte saraya girer. amacı tekrar sultan üçüncü selim'i tahta çıkarmaktır. kabakçı mustafa ise o gün yeni evlenmiştir ve zifaf gecesinde öldürülür.
Kuklacı Mustafa ve dullar enflasyonu :
osmanlı'da ilk jigolo teşkilatını kurmuş (Kanunî Sultan Süleyman‘ın oğlu İkinci Selim‘in iktidarı zamanı 1577). İstanbul’un değişik semtlerinde boyu bosu ve gücü kuvveti yerinde delikanlılar arar, dokuz genç bulur ve bunları Eminönü tarafındaki bir hana yerleştirir... Yedirir, içirir, sofralarında kuş sütünü bile eksik etmez ve o arada delikanlıların saçlarını uzattırır...
Ama, gençlerin sokağa çıkmalarını yasak eder...
Aradan zaman geçip de saçlar omuzlarından aşağıya uzandığında herbirinin bedenine göre en pahalı kumaşlardan kat kat ve rengârenk kadın elbiseleri diktirir ve evlere servis ettirir...
sonra yakalanmış ve asılmış. Etme bulma dünyası işte. Kuklacı Mustafa yakalanınca tabi, saray, esnaf ve ahalinin ileri gelenleri: "Bizim hanıma da dadanmış mıdır bunlar?" diye huylanmış, ve birçok boşanma olayı gerçekleşmiş o yıl adeta dullar enflasyonu olmuştur.
(Alıntı)