11. Hud 18. Ayet - Lanet
"Bilinki! Allahin laneti zalimler üzerinedir"
...أَلَا لَعْنَةُ اللَّهِ عَلَى الظَّالِمِينَ (١٨) Hûd Suresi 18.Ayet
LANET : Allah’ın bağış ve merhametinden uzak olma anlamında bir terim.
Kur’an’da ve hadislerde lânet kelimesinin kullanımının çoğunlukla Allah ve Resulü’ne, zaman zaman da meleklere, diğer peygamberlere ve insanlara izâfe edildiği görülür (Wensinck, el-Mulcem, “lain” md.; M. F. Abdülbâkī, el-Mulcem, “lain” md.).
Kur’ân'da kırk bir yerde geçen lânet kavramı “hakaret” (A‘râf 7/38), “beddua” (Bakara 159), “Allah’ın rahmetinden uzaklaştırma” (Bakara 2/88; Mâide 5/78) anlamlarında kullanılmıştır.
Bu âyetlerde Allah’ın kâfirlere, münafıklara, zalimlere, dinî konularda yalan söyleyenlere, kasten adam öldürenlere, akrabalık bağlarını koparanlara, iftiracılara ve bozgunculuk yapanlara lânet ettiği, onlara kötü bir varış yeri olarak cehennemi hazırladığı (Feth 6) bildirilir. Ayrıca şeytan (Sâd 38/78), Âd kavmi (Hûd 11/60), Hz. Mûsâ’ya ve Tevrat’ın hükümlerine karşı gelen yahudiler (Mâide 5/13, 64, 78), Firavun ve beraberindekiler de (Kasas 28/42) lânetlenenler arasında zikredilmiştir.
Hadislerde de lânet kelimesi hem “Allah’ın rahmetinden mahrum bırakılma” hem de “beddua” mânalarında geçer. Hırsızlık, eşcinsellik, faizcilik, ana babaya karşı gelme gibi büyük günahları işleyenlere Allah ve Resulü’nün lânet ettiği belirtilmektedir. Ayrıca İslâm’a ve müslümanlara düşman olanlar (Buhârî, “Feżâil” 12), atış tâliminde canlı hayvanı hedef olarak kullananlar, arazi sınırlarını değiştirenler, karaborsacılık yapanlar (Buhârî, “Źebâiĥ”, 25; İbn Mâce, “Ticârât”, 6) lânetlendiği bildirilmiştir..
Hz. Peygamber’in beddua ve lânet okumaktan kaçındığı, ashabına da bu yönde tavsiyelerde bulunduğu görülmektedir (Buhârî, “Edeb” 44; Ebû Dâvûd, “Edeb” 45). Nitekim Rasûlullah bir mümine lânet etmenin onu öldürmek demek olduğunu belirtmiş, kendisinden bazı kabile ve kişilere lânet etmesi istendiğinde bunu kabul etmemiş (Müslim, “Birr”, 87), hayvanlara lânet etmeyi de yasaklamıştır (Müslim, Birr 80).
Kuran'da Allah’ın Lanet Ettiği Kimseler:
1- Allah’ın indirdiği ayetleri insanlardan gizleyenler :
اِنَّ الَّذٖينَ يَكْتُمُونَ مَا اَنْزَلْنَا مِنَ الْبَيِّنَاتِ وَالْهُدٰى مِنْ بَعْدِ مَا بَيَّنَّاهُ لِلنَّاسِ فِى الْكِتَابِ اُولٰئِكَ يَلْعَنُهُمُ اللّٰهُ وَيَلْعَنُهُمُ اللَّاعِنُونَ
Şüphesizki, indirdiğimiz o açık belgeleri ve doğru yolu, Kitab'da insanlara açıkladıktan sonra gizleyenler yok mu, işte onlara hem Allah lanet eder, hem lânetçiler lanet eder. (Ali imran 159)
2- İnkâr edip kafir olarak ölenler :
اِنَّ الَّذٖينَ كَفَرُوا وَمَاتُوا وَهُمْ كُفَّارٌ اُولٰئِكَ عَلَيْهِمْ لَعْنَةُ اللّٰهِ وَالْمَلٰئِكَةِ وَالنَّاسِ اَجْمَعٖينَ* خَالِدٖينَ فٖيهَا لَا يُخَفَّفُ عَنْهُمُ الْعَذَابُ وَلَا هُمْ يُنْظَرُونَ
Şüphesiz ki âyetlerimizi inkâr etmiş ve kâfir olarak can vermiş olanlar (var ya), işte Allah'ın, meleklerin ve bütün insanların lâneti onların üstünedir. Onlar ebedî olarak lânet içinde (cehennemde) kalırlar. Artık ne kendilerinden azap hafifletilir, ne de yüzlerine bakılır. (Bakara 161-162)
3- ‘’Bunlar Mü’minlerden daha doğru yoldadır’’ inancını taşıyanlar :
اَلَمْ تَرَ اِلَى الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا نَص۪يباً مِنَ الْكِتَابِ يُؤْمِنُونَ بِالْجِبْتِ وَالطَّاغُوتِ وَيَقُولُونَ لِلَّذ۪ينَ كَفَرُوا هٰٓؤُ۬لَٓاءِاَهْدٰى مِنَ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا سَب۪يلاً * اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ لَعَنَهُمُ اللّٰهُۜ وَمَنْ يَلْعَنِ اللّٰهُ فَلَنْ تَجِدَ لَهُ نَص۪يراًۜ
Şu, kendilerine okuyup yazmaktan biraz nasib verilenlere bakmaz mısın? Kendileri, Cibt’e ve Tağut’a (ruhlu ve ruhsuz putlara) inanıyorlar da inkarcılar için: “- Bunlar iman edenlerden daha doğru bir yoldadır” diyorlar. Onlar, Allah' ın kendilerine lânet ettiği kimselerdir. Kime Allah lânet ederse artık ona asla bir yardımcı bulamazsın. (Nisa 51-52)
4- Kalpleri Kuran’a örtülü ve kapalı olanlar :
وَقَالُوا قُلُوبُنَا غُلْفٌۜ بَلْ لَعَنَهُمُ اللّٰهُ بِكُفْرِهِمْ فَقَل۪يلاً مَا يُؤْمِنُونَ
“Kalplerimiz perdelidir (sabit fikirliyiz)” dediler. Hayır, küfür ve isyanları sebebiyle Allah onlara lanet etmiştir; bu yüzden çok azı inanır. (Bakara 88)
5- Bir Mü’min’i kasden öldürenler :
وَمَنْ يَقْتُلْ مُؤْمِنًا مُتَعَمِّدًا فَجَزَاؤُهُ جَهَنَّمُ خَالِدًا فِيهَا وَغَضِبَ اللَّهُ عَلَيْهِ وَلَعَنَهُ وَأَعَدَّ لَهُ عَذَابًا عَظِيمًا
Kim bir mü'mini kasden öldürürse, onun cezası, içinde devamlı kalmak üzere, cehennemdir. Allah ona gazâb etmiş, lânet etmiş ve büyük bir azâb hazırlamıştır. (Nisa 93)
6- Allah’ın eli bağlıdır, bize ne verdi ki diyenler:
وَقَالَتِ الْيَهُودُ يَدُ اللَّهِ مَغْلُولَةٌ ۚ غُلَّتْ أَيْدِيهِمْ وَلُعِنُوا بِمَا قَالُوا ۘ بَلْ يَدَاهُ مَبْسُوطَتَانِ يُنْفِقُ كَيْفَ يَشَاءُ
Yahudiler dediler ki: "Allah´ın eli bağlıdır." Kendi elleri bağlandı/ Söylemiş oldukları yüzünden lanetlendiler elleri bağlanasıcalar!. Söylediklerinin aksine, Allah´ın iki eli de alabildiğine açıktır; dilediği gibi bağışta bulunur. (Maide 64)
7- İnsanları Allah yolundan başka yollara saptıranlar :
قَالَ ادْخُلُوا فِي أُمَمٍ قَدْ خَلَتْ مِنْ قَبْلِكُمْ مِنَ الْجِنِّ وَالْإِنْسِ فِي النَّارِ ۖ كُلَّمَا دَخَلَتْ أُمَّةٌ لَعَنَتْ أُخْتَهَا ۖ حَتَّىٰ إِذَا ادَّارَكُوا فِيهَا جَمِيعًا قَالَتْ أُخْرَاهُمْ لِأُولَاهُمْ رَبَّنَا هَٰؤُلَاءِ أَضَلُّونَا فَآتِهِمْ عَذَابًا ضِعْفًا مِنَ النَّارِ ۖ قَالَ لِكُلٍّ ضِعْفٌ وَلَٰكِنْ لَا تَعْلَمُونَ
Allah buyuracak ki: “Sizden önce geçmiş cin ve insan toplulukları arasında siz de ateşe giriniz!” Her ümmet girdikçe yoldaşına lânet edecektir. Hepsi birbiri ardından orada toplanınca, sonrakiler öncelikler için, “Ey Rabbimiz! Bizi işte bunlar saptırdılar! Onun için onlara ateşten bir kat daha fazla azap ver!” diyecekler. Allah da, “Zaten herkes için bir kat daha fazla azap vardır, fakat siz bilmezsiniz” diyecektir. (Araf 38)
8- Münafıklık yapıp küfre sapanlar:
وَعَدَ اللَّهُ الْمُنَافِقِينَ وَالْمُنَافِقَاتِ وَالْكُفَّارَ نَارَ جَهَنَّمَ خَالِدِينَ فِيهَا ۚ هِيَ حَسْبُهُمْ ۚ وَلَعَنَهُمُ اللَّهُ ۖ وَلَهُمْ عَذَابٌ مُقِيمٌ
Allah, erkek münafıklara da kadın münafıklara da, kâfirlere de süreli kalacakları cehennem ateşini vaad etti. O, onlara yeter. Allah onlara lânet etmiştir. Onlar için devamlı bir azap vardır. (Tevbe 38)
9- İffetli mümin kadınlara iftira atanlar:
اِنَّ الَّذ۪ينَ يَرْمُونَ الْمُحْصَنَاتِ الْغَافِلَاتِ الْمُؤْمِنَاتِلُعِنُوا فِي الدُّنْيَا وَالْاٰخِرَةِۖ وَلَهُمْ عَذَابٌ عَظ۪يمٌۙ
İffetli ve namuslu, inanmış kadınlara zina iftirasında bulunanlar, dünya ve âhirette lanetlenmişlerdir. Onlar için büyük bir azap vardır. (Nur 23)
10- Allah’ı ve Peygamberi incitenler:
إِنَّ الَّذِينَ يُؤْذُونَ اللَّهَ وَرَسُولَهُ لَعَنَهُمُ اللَّهُ فِي الدُّنْيَا وَالْآخِرَةِ وَأَعَدَّ لَهُمْ عَذَابًا مُهِينًا
Allah´ı ve rasulünü incitenleri Allah dünyada da âhirette de lanetlemiştir. Onlar için, alçaltıcı bir azap da hazırlanmıştır. (Ahzab 57)
11- Kur’an hükümlerinden yüz çevirıp, bozgunculuk yapanlar, akrabalık bağlarını ve nesli kesenler:
فَهَلْ عَسَيْتُمْ اِنْ تَوَلَّيْتُمْ اَنْ تُفْسِدُوا فِي الْاَرْضِوَتُقَطِّعُٓوا اَرْحَامَكُمْ * اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ لَعَنَهُمُ اللّٰهُ فَاَصَمَّهُمْ وَاَعْمٰٓى اَبْصَارَهُمْ
İktidara geldiğinizde, Allahın emrinden uzaklaşır, Kur'ân'ın hükümlerinden yüz çevirirseniz, ülkede bozgunculuk çıkarıp, düzeni bozup ve çoluk çocuğunuzun, hısım ve akrabalarınızın kıyımına mı sebep olacaksınız? İşte, Allah'ın lanetlediği, sağır kıldığı ve gözlerini kör ettiği bunlardır. (Muhammed 22-23)
12- İman ettikden sonra tekrar küfre düşenler :
كَيْفَ يَهْدِي اللّٰهُ قَوْماً كَفَرُوا بَعْدَ ا۪يمَانِهِمْ وَشَهِدُٓوا اَنَّالرَّسُولَ حَقٌّ وَجَٓاءَهُمُ الْبَيِّنَاتُۜ وَاللّٰهُ لَا يَهْدِي الْقَوْمَالظَّالِم۪ينَ * اُو۬لٰٓئِكَ جَزَٓاؤُ۬هُمْ اَنَّ عَلَيْهِمْ لَعْنَةَ اللّٰهِ وَالْمَلٰٓئِكَةِ وَالنَّاسِاَجْمَع۪ينَ
İman ettikten, Peygamberin hak olduğuna şahitlik ettikten ve kendilerine açık deliller geldikten sonra inkâr eden bir toplumu Allah nasıl doğru yola eriştirir? Allah, zalim toplumu doğru yola iletmez. (Aliimran 3:86)
26.09.1992