• Bodrum Mesih Paşa Camii İstanbul 10.yüzyıl
• Gül Camii Ayakapı İstanbul 10.yüzyıl-1499
• Vefa Molla Gürânî Câmii, İstanbul 10.yüzyıl
• Eski İmaret Camii Zeyrek İstanbul 1087
• Zeyrek Camii Fatih İstanbul 1134
• Fethiye Camii Fatih İstanbul 13.yüzyıl
• Maltepe Başıbüyük Merkez Camii İstanbul (1426)
• Bereketzade Ali Efendi Camii İstanbul 1454
• Eyüp Sultan Camii İstanbul Türkiye 1454
• Balat Tahta Minare Camii, Fatih İstanbul (1458)
• Fatih Camii İstanbul 1463-1470
• Aksaray Murat Paşa Külliyesi İstanbul 1471
• Çemberlitaş Atik Ali Paşa Camii İstanb. 1496
• Katip Sinan Tabutlu Camii, Fatih, İstanbul (1496)
• Bodrum Mesih Paşa Camii İstanbul 10.yüzyıl
Eski adıyla Mirelayon Kilisesi, İstanbul Laleli yakınındaki Doğu Roma döneminden kalma dini yapıdır. 10. yüzyılda Myrelaion Manastırı kilisesi olarak İmparator Romanos Lekapenos tarafından yaptırılmıştır. İstanbul'un fethinden sonra II. Bayezid döneminde Sadrazam Mesih Paşa tarafından camiye çevrilmiştir. Kubbenin orjinal hali korunmuştur. Caminin yanında bir de su sarnıcı vardır.
• Gül Camii Ayakapı İstanbul 10.yüzyıl-1499
Azize Teodosya Kilisesi İstanbul Ayakapı semtinde Bizans İmparatorluğu döneminden kalma dinî yapıdır. 10. ya da 11. yüzyılda yapıldığı tahmin edilmektedir. Bu kilisenin Aya Theodosia olduğuna inanılır. 1499 yılında camiye çevrilmiştir.
• Vefa Molla Gürânî Câmii, İstanbul 10.yüzyıl
Vefa Kilise Camii olarak da bilinir. İstanbul'un Vefa semtinde, kiliseden camiye çevrilmiş bir dinî yapıdır. Kilise iken adı, Aziz Teodoros Kilisesi'dir. Kompleks, Bizans mimarisinin Komnenos ve Paleologos dönemlerine ait bir örneğidir. Vefa Kilise Camii Doğu Ortodoks kilisesi formunda olup Yunan haçı planına göre yapılmıştır. İstanbul'un fethi'nden sonra Fatih Sultan Mehmed'in hocası alim Molla Gürani tarafından cami haline getirildi.
* Eski İmaret Camii Zeyrek İstanbul 1087
Pantepoptes Manastırı Kilisesi İstanbul'un Zeyrek semtinde Doğu Roma döneminden kalma dinî yapıdır. 1081- 1087 yılları arasında inşa edildiği tahmin ediliyor. Komnenos Hanedanı kurucusu I. Aleksios tarafından yaptırılmıştır. Fatih Sultan Mehmet dönemi medrese olarak kullanılan yapı Fatih medreseleri yapılınca cami olmuştur. 1960’ta yapılan ciddi bir restorasyon sonunda Fenârî Îsâ Camii ihya edilerek tekrar ibadete açılmıştır.
* Zeyrek Camii Fatih İstanbul 1134
Pantokrator Manastırı Kilisesi İstanbul Zeyrek semtinde, Bizans dönemi kilisesinden dönüştürülmüş cami. 12.yüzyılda yapılmış iki kilise ve ortalarındaki bir şapelden ibarettir. Bizans İmparatorluğu'nca inşa edilip günümüze ulaşabilmiş, Ayasofya'dan sonraki en büyük dini yapıdır. Fetihten sonra medrese olarak kullanılan yapıya Medresenin ilk müderrislerinden Molla Zeyrek Efendi, camiye günümüzdeki ismini vermiştir. 1470 yılında Fatih Külliyesi’nin tamamlanmasıyla birlikte medrese yeni yerine taşındı.
* Fethiye Camii Fatih İstanbul 13.yüzyıl
Teotokos Pamakaristos Manastırı İstanbul'un Fatih ilçesi Çarşamba semtindedir. Kilise olarak, 13. yüzyıl sonlarında Bizans'dan Mihail Glabas Tarkaniotes tarafından inşa ettirildi. 1601'de İran savaşlarında Gürcistan ve Azerbaycan'ın fethedilmesiyle, fethin hatırası olarak camiye dönüştürüldü. Cumhuriyet döneminde müzeye dönen yapı, 1960'larda yeniden cami olarak ibadete açılmıştır.
• Maltepe Başıbüyük Merkez Camii İstanbul (1426)
Başıbüyük Merkez ya da Süreyya Paşa Cami 1426 dan 1900 lere uzanan tarihi bir camidir. Maltepe Başıbüyük’te, Mezarlık Caddesi üzerinde bulunan Cami, 1426'da kilise olarak yapılmış,? 1900’lü yılların başında Süreyya İlmen tarafından cami olarak yeniden inşa edilmiştir. Caminin minberi ve vaiz kürsüsü ahşap, mihrabı çini kaplamalıdır. Tek minaresi ve tek şerefesi olan bu cami, “Başıbüyük Süreyya Paşa Cami” olarak da bilinmektedir.
• Bereketzade Ali Efendi Camii İstanbul 1454
Beyoğlu semtinde, Galata Kulesi'nin hemen altında İstanbul'un fethinden sonra Galata'da inşa edilen ilk cami olarak bilinir. İçinde bulunduğu Bereketzade Mahallesine adını verir. Günümüzde Beyoğlu Göz Hastanesi olan eski İngiliz Bahriye Hastanesi yakınında, ahşap çatılı klasik bir mahalle mescididir. Banisi, Galata Kulesi dizdarlarından Bereketzade Hacı Ali Bin Hasan'dır. Harap olan çeşmesinin yerine 1732 tarihinde Defterdar Mehmed Efendi tarafından yeni bir çeşme yaptırıldı.
1920'li yıllarda ibadete kapatıldı, 1939'da İstanbul Anıtlar ve Müzeler Müdürlüğü'nce "korunması gereken yapı" statüsüne alındı. 1948-1952 yıllarında belediye tarafından tamamen yıkıldı; arsası otoparka çevrildi.
Cami, 1990’lı yıllarda Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu’nun onayı ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından aslına uygun olarak yeniden inşa edildi.
• Eyüp Sultan Camii İstanbul Türkiye 1454
Eyyub el-Ensari, İstanbul’u kuşatan ordunun içinde savaşırken, şuan caminin ve türbesinin bulunduğu yerde şehit düşmüştür. İstanbul’un fethinden sonra kabri bulunmuş ve hatırasını yaşatmak için bu cami inşa edilmiştir.
• Balat Tahta Minare Camii, Fatih İstanbul (1458)
Fetih camilerindendir. Balat Tahta Minare Mahallesi, Vodina Caddesi üzerindedir. 1458’de F. S. Mehmet tarafından inşa ettirilmiş. Zamanla harap olmuş ve 1865’te hemen yakınındaki Tahta Minare Hamamı’nın sahibi Kantârizâde Sivaslı Halil Ağa tarafından tamir ettirilmiş. Daha önce tahta olan minaresi kâgir hale çevrilmiş. 1957'de bir tamir geçirmiş ve daha sonra yapılan restorasyonla minare tuğlalı olarak yeniden inşa edilmiş.
Hüseyin b. Sadık (r.a)
Sahabe-i kiramdan Hüseyin b. Sadık, Mekke’de doğar ve çocuk yaşta Müslüman olur. Dört büyük halifeye hizmet eder. Gönüllü İslam ordusu ile gelir, 2. İstanbul kuşatmasına katılır. Kendi imkanı ile bir merkep satın alır ordunun su ihtiyacını giderir sakalık görevi yapar.
kuşatma başarısız olunca İslam ordusu Şam'a geri döner. O dönemde Hüseyin b. Sadık, Balat’ta oturan Rum ve Yahudilere de su verir, bölge halkı arasında sempati toplar ve ‘Sadık Baba’ olarak çağırılır. Bir grup sivil Rum, kalmasını ve kendilerine sakalık yapmasını rica eder. Hüseyin b. Sadık bu isteği kabul edince, Bizans İmparatoru’ndan onun için izin alınır. Ayrıca Balat’la Fener arasında kendisine bir ev verilir. Örnek bir Müslüman hayatı yaşadığı için çevre halkın yoğun ilgisini çeker. Merkebi ile sur dışından halka su taşırken bir yandan da İslam’ı tebliğ eder. Rumlar arasında İslamiyet yayılmaya başlar. Bundan rahatsız olanlar Hüseyin b. Sadık’ı Kral Konstantin’e şikayet ederler. Bir gece kralın emri ile evini basarak Hüseyin b. Sadık’ı yatağında uyurken şehit ederler. Hüseyin b. Sadık’ın kabri, Tahtaminare Cami’nin yanındadır.
• Fatih Camii İstanbul 1463-1470
İstanbul'un Fatih ilçesinde II. Mehmed tarafından yaptırılmış olan cami ve külliyedir. Külliye içinde 16 adet medrese, darüşşifa (hastane), tabhane (konukevi) imaret (aşevi), kütüphane ve hamam bulunmaktadır. Yapımına 1462'de başlanmış ve 1469 yılında tamamlanmıştır. Mimarı, Sinaüddin Yusuf bin Abdullah'tır (Atik Sinan). Cami 1509 İstanbul depreminde büyük hasar görmüş ve II. Bayezid döneminde onarılmıştır. 1766'daki bir depremden dolayı harabe hâline geldiği için Sultan III. Mustafa, 1767 ve 1771 yılları arasında camiyi Mimar Mehmed Tahir Ağa'ya tamir ettirdi. Bu nedenle cami orijinal görünümünü kaybetmiştir. 30 Ocak 1932'de ilk Türkçe ezan bu camide okunmuştur.
• Aksaray Murat Paşa Külliyesi İstanbul 1471
Aksaray’da Vatan ve Millet caddelerinin kavşağındaki külliye, Fâtih Sultan Mehmed’in vezirlerinden Has Murad Paşa tarafından (1471-72) yılında yaptırılmıştır. Şevval 877 (Mart 1473) tarihli vakfiyesine göre ilk binalar cami, imaret, hamam ve Murad Paşa’nın ölümünden sonra 1477'de kardeşi Sadrazam Mesih Paşa tarafından tamamlanan medreseden oluşmaktaydı. XVII. yüzyılda Kara Dâvud Paşa şadırvanla çeşme yaptırdı.
• Çemberlitaş Atik Ali Paşa Camii İst. 1496
Atik Ali Paşa Camii İstanbul Çemberlitaş`ta Çemberlitaş tramvay durağının Çemberlitaşı tarafındaki camidir. Sedefçiler Camii de denilir. Atik Ali Paşa Külliyesi; 1496 yılında II. Beyazıt dönemi sadrazamlarından olan Bosnalı Hadım Atik Ali Paşa tarafından bina edilmiştir. Cami, imaret, medrese, tekke, kervansaray ve türbe üzerine inşa edildiği düşünülen külliyeden çürük kalan yapılar; cami, türbe ve medresedir.
• Katip Sinan Tabutlu Camii, Fatih, İstanbul (1496)
Fetih sonrası yapılan ilk camiilerden biridir. Kitabesinde belirtildiği üzere, zamanla her tarafı yıkılmış olan bu cami, Rakım Efendi tarafından 1737'de yeniden yaptırılmıştır.
“Daltaban Mescidi” olarak da anılmaktadır.
Tek kubbeli ve şerefeli bir minaresi vardır.
1510 yılında vefat eden Kâtip Sinan’ın kabri, mihrap duvarı tarafında bulunmaktadır.
Caminin kubbesinde bulunan tabut, dünya üzerinde başka hiçbir camide rastlanmayan eşsiz bir özelliktir. Rivayete göre, 1496 tarihinde II. Beyazıt döneminde Osmanlı sarayının mutfak katibi Sinan, biriktirdiği paralarla camii yaptırır ve ölünce, vasiyet ederek naaşının caminin kubbesine defnedilmesini ister.