23. Müminun 6. Ayet - illa ma meleket
Ma meleket yeminike ( ما ملكت يمينك) veya (eymanukum) ifadesi kuranda çok sık geçmektedir. Bu deyimin başında "illa" (الا) ya da "ev" (او) gibi edatlar olduğunda Genel manası " ancak sağ elinin altında bulunanlar hariç", "veya güdümünde bulunanlar", "ya da eliyin altındaki cariyelerin" şeklinde çevirilere yansımıştır, bu deyim aslında "BUNDAN SONRASI YOK" , "ANCAK VE SADECE ELİNİN ALTINDAKİLER VAR" anlamlarına da gelmektedir.
Tarihsel bir okumayla genellikle bu deyim kuranın indiği döneme ait olup, "elinizin altındakiler" deyimiyle dörtten fazla eşle evli olan erkekler kasdedilmektedir, ve bugün icin bu durum söz konusu değildir.
Örnek ayetler :
لَا يَحِلُّ لَكَ النِّسَاءُ مِنْ بَعْدُ وَلَا أَنْ تَبَدَّلَ بِهِنَّ مِنْ أَزْوَاجٍ وَلَوْ أَعْجَبَكَ حُسْنُهُنَّ إِلَّا مَا مَلَكَتْ يَمِينُكَ ۗ وَكَانَ اللَّهُ عَلَىٰ كُلِّ شَيْءٍ رَقِيبًا (Ahzâb 33:52)
Bunların ötesinde kadınlar sana helal değildir, ve eşlerinden her hangi birisini de onlarla değişemezsin. Güzellikleri senin ilgini çekse bile. Ancak elinin altındakiler ile yetin. ALLAH her şeyi gözetleyendir. (Ahzâb 33:52)
وَإِنْ خِفْتُمْ أَلَّا تُقْسِطُوا فِي الْيَتَامَىٰ فَانْكِحُوا مَا طَابَ لَكُمْ مِنَ النِّسَاءِ مَثْنَىٰ وَثُلَاثَ وَرُبَاعَ ۖ فَإِنْ خِفْتُمْ أَلَّا تَعْدِلُوا فَوَاحِدَةً أَوْ مَا مَلَكَتْ أَيْمَانُكُمْ ۚ ذَٰلِكَ أَدْنَىٰ أَلَّا تَعُولُوا (Nisâ 4:3)
Ve eğer adil davranamamaktan korkuyorsanız yetimlere, o zaman size helal olan diğer kadınlardan biriyle evlenin; (hatta) ikisi, üçü ve dördüyle; ama onlara da adil davranmamayaca- ğınızdan korkarsanız, o zaman bir taneyle (او) ve dahi yani meşru olarak sahip olduklarınızla (yetinin)! (yani bundan başkasına izniniz yoktur) Bu, doğru yoldan sapmamanız için daha uygundur. (Nisâ 4:3)
إِلَّا عَلَىٰ أَزْوَاجِهِمْ أَوْ مَا مَلَكَتْ أَيْمَانُهُمْ فَإِنَّهُمْ غَيْرُ مَلُومِينَ (Mü’minûn 23:6)
eşleri -yani, (evlilik yoluyla) meşru olarak sahip oldukları insanlar- dışında (kimsede arzularına doyum aramazlar): çünkü onlar (eşleriyle olan ilişkilerinden dolayı) kınanmazlar; (Mü’minûn 23:6)
وَالْمُحْصَنَاتُ مِنَ النِّسَاءِ إِلَّا مَا مَلَكَتْ أَيْمَانُكُمْ ۖ كِتَابَ اللَّهِ عَلَيْكُمْ ۚ وَأُحِلَّ لَكُمْ مَا وَرَاءَ ذَٰلِكُمْ أَنْ تَبْتَغُوا بِأَمْوَالِكُمْ مُحْصِنِينَ غَيْرَ مُسَافِحِينَ ۚ فَمَا اسْتَمْتَعْتُمْ بِهِ مِنْهُنَّ فَآتُوهُنَّ أُجُورَهُنَّ فَرِيضَةً ۚ وَلَا جُنَاحَ عَلَيْكُمْ فِيمَا تَرَاضَيْتُمْ بِهِ مِنْ بَعْدِ الْفَرِيضَةِ ۚ إِنَّ اللَّهَ كَانَ عَلِيمًا حَكِيمًا (Nisâ 4:24)
Elinizin altindaki (Mumtehine 10.ayette Müşriklerden kaçıp müslüman topluma iltica etmiş kadınlar veya Meşru şekilde nikah yoluyla) sahip olduklarınız dışında bütün evli kadınlar (size haramdır). Bu, üzerinize farz olan Allahın buyruğudur. Bunların dışında kalan bütün (kadınlar), kendilerine mal varlığınızdan (bir kısmını) vermeniz ve gayri meşru bir ilişki ile değil de evlilik bağı yoluyla meşru şekilde almak kaydıyla size helaldir. Kendileriyle evlenmek istediğiniz kadınlara hak ettikleri mehirlerini verin; ama bu meşru yükümlülük (üzerinde anlaştık)tan sonra (başka) bir şey üzerinde serbestçe anlaşmanızda sizin için bir sakınca yoktur. Şüphesiz Allah her şeyi bilendir, hikmet sahibidir. (Nisâ 4:24, Muhammed Esed)