22. Hacc Suresi 75. Ayet - Kuranda Rasul (Elçi) kelimesi melekler için de geçer.


Yunus 21. ayette, kulun amellerini kaydeden hafaza melekleri için Allah 'rasullerimiz' lafzını kulanıyor. Hacc suresi 75. ayette ise Allah rasulleri meleklerden ve insanlardan seçtiğini bildiriyor. 


وَإِذَا أَذَقْنَا النَّاسَ رَحْمَةً مِنْ بَعْدِ ضَرَّاءَ مَسَّتْهُمْ إِذَا لَهُمْ مَكْرٌ فِي آيَاتِنَا ۚ قُلِ اللَّهُ أَسْرَعُ مَكْرًا ۚ إِنَّ رُسُلَنَا يَكْتُبُونَ مَا تَمْكُرُونَ (٢١)

Kendilerine dokunan bir sıkıntıdan sonra insanlara bir rahmet tattırdığımız zaman, ayet ve mucizelerimize karşı hemen bir plan düzenlerler. De ki: "Plan yapmada Allah daha hızlıdır. Rasullerimiz (melekler) düzenlediğiniz tüm planları kaydetmektedir." (Yûnus 10:21)


اللَّهُ يَصْطَفِي مِنَ الْمَلَائِكَةِ رُسُلًا وَمِنَ النَّاسِ ۚ إِنَّ اللَّهَ سَمِيعٌ بَصِيرٌ (٧٥)

Allâh meleklerden de, insanlardan da Rasuller seçer. Allâh, işitendir, görendir. (Hac 22:75)



وَلِكُلِّ أُمَّةٍ رَسُولٌ ۖ فَإِذَا جَاءَ رَسُولُهُمْ قُضِيَ بَيْنَهُمْ بِالْقِسْطِ وَهُمْ لَا يُظْلَمُونَ (٤٧)

Her ümmetin bir rasulü vardır. Onlara rasulleri geldiği zaman, aralarında adaletle hükmedilir ve onlar zulme uğratılmazlar. (Yûnus 10:47)


وَهُوَ الْقَاهِرُ فَوْقَ عِبَادِهٖ وَيُرْسِلُ عَلَيْكُمْ حَفَظَةً حَتّٰى اِذَا جَاءَ اَحَدَكُمُ الْمَوْتُ تَوَفَّتْهُ رُسُلُنَا وَهُمْ لَا يُفَرِّطُونَ (٦١)

O, kulların üstünde tek hâkimdir. Size koruyucu(melek)ler gönderir, nihâyet birinize ölüm gelince Rasullerimiz onun canını alırlar, onlar (bu hususta) hiç geri kalmazlar. (En’âm 6:61)

فَمَنْ أَظْلَمُ مِمَّنِ افْتَرَىٰ عَلَى اللَّهِ كَذِبًا أَوْ كَذَّبَ بِآيَاتِهِ ۚ أُولَٰئِكَ يَنَالُهُمْ نَصِيبُهُمْ مِنَ الْكِتَابِ ۖ حَتَّىٰ إِذَا جَاءَتْهُمْ رُسُلُنَا يَتَوَفَّوْنَهُمْ قَالُوا أَيْنَ مَا كُنْتُمْ تَدْعُونَ مِنْ دُونِ اللَّهِ ۖ قَالُوا ضَلُّوا عَنَّا وَشَهِدُوا عَلَىٰ أَنْفُسِهِمْ أَنَّهُمْ كَانُوا كَافِرِينَ (٣٧)

Allah´a iftira eden ya da O´nun âyetlerini yalanlayandan daha zalim kimdir! Onların kitaptaki nasipleri kendilerine erişecektir. Sonunda Rasullerimiz (melekler) gelip canlarını alırken «Allah´ı bırakıp da tapmakta olduğunuz tanrılar nerede?» derler. (Onlar da) «Bizden sıvışıp gittiler» derler. Ve kâfir olduklarına dair kendi aleyhlerine şahitlik ederler. (A’râf 7:37)


وَلَقَدْ جَاءَتْ رُسُلُنَا إِبْرَاهِيمَ بِالْبُشْرَىٰ قَالُوا سَلَامًا ۖ قَالَ سَلَامٌ ۖ فَمَا لَبِثَ أَنْ جَاءَ بِعِجْلٍ حَنِيذٍ (٦٩)

Andolsun ki rasullerimiz (melekler) İbrahim´e müjde getirdiler ve: «Selam (sana) » dediler. O da: «(Size de)selam» dedi ve hemen kızartılmış bir buzağı getirdi. (Hûd 11:69)


وَلَمَّا جَاءَتْ رُسُلُنَا إِبْرَاهِيمَ بِالْبُشْرَىٰ قَالُوا إِنَّا مُهْلِكُو أَهْلِ هَٰذِهِ الْقَرْيَةِ ۖ إِنَّ أَهْلَهَا كَانُوا ظَالِمِينَ ( ٣١)

Rasullerimiz (Elçilerimiz), müjde ile İbrahim’e geldikleri zaman: -Biz, şu beldeyi helak edeceğiz, çünkü oranın halkı zalimdir, dediler. (Ankebût 29:31)


وَلَمَّا جَاءَتْ رُسُلُنَا لُوطًا سِيءَ بِهِمْ وَضَاقَ بِهِمْ ذَرْعًا وَقَالَ هَٰذَا يَوْمٌ عَصِيبٌ (٧٧)

Rasullerimiz (Elçilerimiz) Lût´a gelince, (Lût) onların yüzünden üzüldü ve onlardan dolayı içi daraldı da «Bu, çetin bir gündür» dedi. (Hûd 11:77)

وَلَمَّا أَنْ جَاءَتْ رُسُلُنَا لُوطًا سِيءَ بِهِمْ وَضَاقَ بِهِمْ ذَرْعًا وَقَالُوا لَا تَخَفْ وَلَا تَحْزَنْ ۖ إِنَّا مُنَجُّوكَ وَأَهْلَكَ إِلَّا امْرَأَتَكَ كَانَتْ مِنَ الْغَابِرِينَ (٣٣)

Rasullerimiz (Elçilerimiz) Lût´a gelince (Lût) onlar yüzünden fenalaştı ve onlar hakkında arşını daraldı. (Melekler): Korkma üzülme dediler, biz seni ve âileni kurtaracağız, ama karın azaba terkedilenlerden olacaktır. (Ankebût 29:33)


قُلْ لَوْ كَانَ فِي الْأَرْضِ مَلَائِكَةٌ يَمْشُونَ مُطْمَئِنِّينَ لَنَزَّلْنَا عَلَيْهِمْ مِنَ السَّمَاءِ مَلَكًا رَسُولًا (٩٥)

De ki: Eğer yeryüzünde yurt tutup dolaşan melekler olsaydı, o zaman onlara Rasul (Elçi) olarak şüphesiz gökten bir melek indirirdik! (İsrâ 17:95)


قَالَ إِنَّمَا أَنَا رَسُولُ رَبِّكِ لِأَهَبَ لَكِ غُلَامًا زَكِيًّا (١٩)

(Ruh) dedi: haberin olsun ben sana gayet temiz bir oğlan vermek için sırf rabbının (elçisi) resulüyüm . (Meryem 19:19)


أَمْ يَحْسَبُونَ أَنَّا لَا نَسْمَعُ سِرَّهُمْ وَنَجْوَاهُمْ ۚ بَلَىٰ وَرُسُلُنَا لَدَيْهِمْ يَكْتُبُونَ (٨٠)

Yoksa onların sırlarını, fısıltılarını duymadığımızı mı sanıyorlar? Hayır, öyle değil; Rasullerimiz (elçilerimiz) yanlarında yazıp duruyorlar. (Zuhruf 43:80)


إِنَّهُ لَقَوْلُ رَسُولٍ كَرِيمٍ (٤٠)

O hiç şübhesiz kerîm bir Rasulün getirdiği sözdür (Hâkka 69:40)


إِنَّهُ لَقَوْلُ رَسُولٍ كَرِيمٍ (١٩)

muhakkak o (Kur´an), kerîm bir Rasulün getirdiği kelâmdır (Tekvîr 81:19)


10.02.2024 Cumartesi 

Mehmet Bülbül