9. Tevbe 30-31 - Uzeyr a.s
وَقَالَتِ الْيَهُودُ عُزَيْرٌ ابْنُ اللَّهِ وَقَالَتِ النَّصَارَى الْمَسِيحُ ابْنُ اللَّهِ ۖ ذَٰلِكَ قَوْلُهُمْ بِأَفْوَاهِهِمْ ۖ يُضَاهِئُونَ قَوْلَ الَّذِينَ كَفَرُوا مِنْ قَبْلُ ۚ قَاتَلَهُمُ اللَّهُ ۚ أَنَّىٰ يُؤْفَكُونَ (٣٠)
Yahûdiler: Uzeyr, Allâh´ın oğludur. dediler. Hıristiyanlar da: Mesih Allâh´ın oğludur. dediler. Bu, onların ağızlariyle geveledikleri sözleridir. (Sözlerini), önceden inkâr etmiş(olan müşrik)lerin sözlerine benzetiyorlar. Allâh onları kahretti, nasıl da (haktan bâtıla) çevriliyorlar!? (Tevbe 9:30)
Üzeyr (Ezra), yaklaşık M.Ö 450 yıllarında yaşadı. Hz. Süleyman'ın vefatından sonra Babil'deki esaretleri döneminde kaybolmuş olan Tevrat metinlerini ihya edici olarak ona büyük bir kudsiyet atfettiler. O dereceye kadar ki, onlar şeriatları, adetleri ve dilleri (İbranice) hakkında bütün bildiklerini yitirmişlerdi. Daha sora dağınık rivayetler halinde bulunan Tevrat'ı yeniden toparlayıp yazan ve şeriatlarını tekrar ihya eden Üzeyr (a.s) oldu. Bu hizmetlerinden dalayı Üzeyr (Ezra) İsrailoğulları'nın aşırı takdir ve saygısını kazanmıştı. Bu saygı dolayısıyla hakkında kullanılan mübalağalı ifade, bazı Yahudi mezheplerinin sapıtmasının ve onu "Allah'ın oğlu" sanmalarının sebebidir. Mamafih Kur'an-ı Kerim, Haham Üzeyr'i "Allah'ın oğlu" kabul etme hususunda bütün Yahudilerin müttefik olduğunu iddia etmez. Yukarıdaki ifade, şunu demek ister: Allah'a iman konusunda Yahudilerin sahip oldukları hurafeler, onlardan bir kısmının Üzeyr'i Allah'ın oğlu olduğunu vehmettirecek kadar aşırı bir dereceye varmıştı.
Ayetin içinde yeralan "(Sözlerini), önceden inkâr etmiş (olan müşrik)lerin sözlerine benzetiyorlar" cümlesinde "Onlardan önce küfr'e bulaşan kimseler" kastedimiş olup bunlar eski Mısırlılar, Yunanlılar, Romalılar ve Persler idi. Yahudiler ve Hıristiyanlar, bu eski kavimlerin felsefelerinden, hurafelerinden ve hayallerinden onların yaptığı gibi aynı yanlış ve hatalı hareketlere dalacak kadar etkilendiler.
(Yahudiler) Allah´ı bırakıp bilginlerini (hahamlarını); (hıristiyanlar) da rahiplerini ve Meryem oğlu Mesîh´i (İsa´yı) rabler edindiler. Halbuki onlara ancak tek ilâha kulluk etmeleri emrolundu. O´ndan başka tanrı yoktur. O, bunların ortak koştukları şeylerden uzaktır. (Tevbe 9:31, Diyanet Vakfı)
"...Hahamlar (alimler) ve rahiplerini Rabb'ler edindiler...": Bu kısmın gerçek manasını, bizzat Hz. Peygamber (s.a) kendisi açıkladı. Daha önceleri bir Hıristiyan olan Adiy b. Hatim, İslam'ı kavrayıp anlamak niyetiyle geldiği zaman, taşıdığı şüpheleri gidermek için Hz. Peygamber'e (s.a) birkaç soru sordu. Bu sorulardan biri şu idi: "Bu ayet bizi, alimlerimizi ve rahiplerimizi Rabler edinmekle suçluyor. Bunun gerçek manası nedir? Zira biz onları kendimize Rabler edinmeyiz" dedi. Hz. Peygamber (s.a) cevaben, ona karşı bir soru yönelttiler: "Siz onların gayrı meşru (haram) ilan ettiklerini gayri meşru, onların meşru (helal) kabul ettiklerini meşru sayıp öylece kabul etmiyor muydunuz?" Adiy, "Evet böyledir" diye tasdik etti. Hz. Peygamber (s.a), "İşte bu sizin onları kendinize rabler edinmenizdir" buyurdu. Dolayısıyla bu hadis-i şerif, Allah'ın kitabına yetki tanımaksızın helal ve haramın sınırlarını belirleme yetkisini kendisinde görenlerin nefislerini ilah ve rabb ittihaz ettiklerini ve onlara kanun koyma yetkisi tanıyanların da onları rabbler edindiklerini göstermiş olmaktır.
Onların, a) Allah'a oğullar isnad etmek, b) Kanunları yapma yetkisini Allah'tan başka kimselere vermekle itham edildiklerine ayrıca dikkat edilmesi gerekir. Bu iki husus Allah'ın varlığına inansalar bile, onların O'na inandıklarına dair iddialarının inandırıcı olmadığını ispat eder. Allah hakkındaki böyle yanlış bir kavrayış, mensuplarının Allah'a olan inançlarını anlamsız kılar.
Kaynak : Tefhimul Kuran Mevdudi Tefsiri, Tevbe suresi 30. ve 31. ayetler.
Doğrusu, Allah Meryem oğlu Mesih'in ta kendisidir! diyenler küfre girmiştir. Üstelik Mesih Ey İsrailoğulları, hem benim hem de sizin Rabbiniz olan Allah'a kulluk edin! dediği halde. Bakın, kim Allah'a şirk koşarsa kesinlikle Allah ona cenneti haram kılar. Onun varacağı yer ateştir: zalimler bir yardımcı da bulamayacaklar. (Mâide 5:72)
Doğrusu, Allah üçün üçüncüsüdür diyenler küfre girmiştir. Oysa bir tek Allah'tan başka ilah yoktur. Bu iddialarına son vermedikçe, hakikati inkar eden bu gibilerin başına şiddetli bir azap gelecektir. (Mâide 5:73)
Hâlâ Allah´a tevbe edip O´ndan af dilemiyorlar mı? Allâh bağışlayandır, esirgeyendir. (Mâide 5:74)