68. Kalem 7-16 - Zenim
7-إِنَّ رَبَّكَ هُوَ أَعْلَمُ بِمَنْ ضَلَّ عَنْ سَبِيلِهِ وَهُوَ أَعْلَمُ بِالْمُهْتَدِينَ
8-فَلَا تُطِعِ الْمُكَذِّبِينَ
9-وَدُّوا لَوْ تُدْهِنُ فَيُدْهِنُونَ
10-وَلَا تُطِعْ كُلَّ حَلَّافٍ مَهِينٍ
11-هَمَّازٍ مَشَّاءٍ بِنَمِيمٍ
12-مَنَّاعٍ لِلْخَيْرِ مُعْتَدٍ أَثِيمٍ
13-عُتُلٍّ بَعْدَ ذَٰلِكَ زَنِيمٍ
14-أَنْ كَانَ ذَا مَالٍ وَبَنِينَ
15-إِذَا تُتْلَىٰ عَلَيْهِ آيَاتُنَا قَالَ أَسَاطِيرُ الْأَوَّلِينَ
16-سَنَسِمُهُ عَلَى الْخُرْطُومِ
Diyanet Yeni 68-Kalem Ayetler 7-16
7-Şüphesiz senin Rabbin, kendi yolundan sapan kişiyi daha iyi bilir. O, hidayete erenleri de daha iyi bilir.
8-O hâlde yalanlayanlara boyun eğme.
9-İstediler ki, yumuşak davranasın, böylece onlar da yumuşak davransınlar.
10-(10-14) Yemin edip duran, aşağılık, daima kusur arayıp kınayan, durmadan söz taşıyan, iyiliği hep engelleyen, saldırgan, günaha dadanmış, kaba saba; bütün bunların ötesinde bir de soysuz olan kimseye mal ve oğulları vardır diye, sakın boyun eğme.
11-(10-14) Yemin edip duran, aşağılık, daima kusur arayıp kınayan, durmadan söz taşıyan, iyiliği hep engelleyen, saldırgan, günaha dadanmış, kaba saba; bütün bunların ötesinde bir de soysuz olan kimseye mal ve oğulları vardır diye, sakın boyun eğme.
12-(10-14) Yemin edip duran, aşağılık, daima kusur arayıp kınayan, durmadan söz taşıyan, iyiliği hep engelleyen, saldırgan, günaha dadanmış, kaba saba; bütün bunların ötesinde bir de soysuz olan kimseye mal ve oğulları vardır diye, sakın boyun eğme.
13-(10-14) Yemin edip duran, aşağılık, daima kusur arayıp kınayan, durmadan söz taşıyan, iyiliği hep engelleyen, saldırgan, günaha dadanmış, kaba saba; bütün bunların ötesinde bir de soysuz olan kimseye mal ve oğulları vardır diye, sakın boyun eğme.
14-(10-14) Yemin edip duran, aşağılık, daima kusur arayıp kınayan, durmadan söz taşıyan, iyiliği hep engelleyen, saldırgan, günaha dadanmış, kaba saba; bütün bunların ötesinde bir de soysuz olan kimseye mal ve oğulları vardır diye, sakın boyun eğme.
15-Âyetlerimiz kendisine okunduğu zaman, “Öncekilerin masalları!” der.
16-Yakında biz onun burnunu damgalayacağız.
(Diyanet Vakfı Kalem 68:7-16)
Kur’an’da Ebu Lehep dışında hiçbir müşrikin ismi geçmemektedir. Onun da gerçek ismi (Abduluzza) değil, lakabı geçmiştir. “Zenim” ayetinin geçtiği Kalem suresinde isim zikredilmemiş, karakter tasvir edilmiştir ki bu karakterler her dönem olabilmektedir. Kur’an “müşrik, kâfir” isimlerini kullanır ki bu kavramlar belli bir dönem için değil her döneme hitap etmek için kullanılmışlardır. Eğer hitap o dönem müşriklerine özel olsaydı isimle hitap edilir, “kafir, müşrik” gibi geneli ifade eden kavramlar kullanılmazdı…
Kimi müfessirlerin “zenim” kelimesine “veledi zina/piç” anlamını vermeleri Kur’an’ın da bunu söylediği anlamına gelmez. Zira “zenim” kelimesi sözlükte “bir topluluktan olmadığı halde kendisini o topluluktan gören, toplumuna güvenerek iş yapan arsız” anlamına gelmektedir. Babasına manevi olarak benzemesini beklediğiniz ama benzemeyen birine mecazen “babasının oğlu değil” ifadesi Türkçede de kullanılır. Zenim kelimesi de bu kullanıma benzer. Allah hiç kimseyi müşrik dahi olsa zina çocuğu olduğu için ayıplamaz, hor görmez… Zira zina çocuğu olarak doğmak çocuğun değil ana babasının suçudur...
Allah hiçbir kulunu kınarken, onu işlemediği bir günahın sonucu olarak doğduğu için suçlamaz. Anne babasının işlediği evlilik dışı bir zinadan dolayı, doğmuş olan kimseye sen piçsin denmez. (Necm suresi ayet 38-41)
Hiç kimse bir başkasının günahından sorumlu olamaz.
Kuran tercumelerinde "zenim" kelimesine değişik anlamlar verilmistir.
Diyanet, Abdülbaki Gölpinarli, Bayraktar Bayraklı, Cemal Külünkoglu, Hayrat Neşriyat, Mehmet Türk, Suat Yıldırım, Ümit Şimşek, Ahmet Varol, Ali Fikri Yavuz, Kadir Çelik : soysuz
Elmalı Hamdi Yazır, Süleyman Ateş, Sadık Türkmen : kötülükle damgalı
Ali Bulaç: Kulağı kesik
Bahaeddin Sağlam: Asalak
Abdülaziz Bayındır : şımarık
Edip Yüksel : Sahtekar
Yaşar Nuri Öztürk : Soyubozuk, kötülükle damgalı
Ahmet Tekin : Soysuz, zina mahsulü, damgalı dalkavuk.
Hasan Basri Çantay: Kulağı kesik damgalı soysuz
Muhammed Esed:hemcinslerine faydası dokunmayan
Mustafa İslâmoğlu : fırıldak ve hayırsız
Ömer Nasuhi Bilmen : fenalıklarla tanışmış
Şaban Piriş : kötü ün sahibi