91. Şems 9-10 - arınmak (tezekka)
قَدْ أَفْلَحَ مَنْ زَكَّاهَا (٩) وَقَدْ خَابَ مَنْ دَسَّاهَا (١٠)
Kim kendini geliştirip arındırırsa, o kesinlikle ebedî mutluluğa ulaşacaktır. Kim de kendini geliştirmeyip (içindeki iyilik tohumunu) çürütürse, o kesinlikle kaybedecektir. (Şems 91:9-10)
......................................................................
“Allah kimi temize çıkarırsa o kesinlikle mutluluğa ulaşacaktır”. Allahın temize çıkardığı kimseler ise Kur’an’da, Mü’minûn suresi ilk ayetlerinde olduğu gibi, kulun fiiline bina edilir. Kendini geliştirip arındıranı Allah temize çıkarır. Tezekka, kök anlamından dolayı “artma, gelişme” mânasını içerir.
1- Kesin olan şudur ki, inananlar kurtuluşa ereceklerdir:
2- Onlar, namazlarında huşu içinde olanlardır.
3- Onlar, boş sözlerden ve işlerden yüz çevirenlerdir.
4- onlar, arınmak için gerekeni yapanlardır.
5- Onlar, iffetlerini koruyanlardır.
6- eşleri -yani, (evlilik yoluyla) meşru olarak sahip oldukları insanlar- dışında (kimsede arzularına doyum aramazlar): çünkü onlar (eşleriyle olan ilişkilerinden dolayı) kınanmazlar.
7- Kim bundan başkasını ararsa, işte onlar da haddi aşanlardır.
8- Onlar, emanetlerine ve sözleşmelerine uyanlardır.
9- Onlar, namazlarını koruyanlardır.
10- İşte onlar, varis olanlardır.
11- Onlar, Firdevs’e varis olacaklardır ve onlar, orada ebedi kalacaklardır. (Mü’minûn 23:1-11)
48- Şüphesiz Allah, dilediği kimselerin daha hafif günahlarını bağışladığı halde, Kendisine ortak koşulmasını asla bağışlamaz: zira Allaha ortak koşanlar, gerçekten korkunç bir günah işlemiş olurlar.
49- Kendilerini temize çıkaranlara ne dersin! Hayır, Allah dilediğini temize çıkarır ve hiç kimse kıl payı kadar haksızlık görmez. (Nisâ 4:48-49)
O iyilik edenler, ufak tefek kusurları dışında, günahın büyüklerinden ve fuhşiyattan kaçarlar. Şüphesiz Rabbinin mağfireti geniştir. Sizi topraktan meydana getirdiği zaman da ve siz, annelerinizin karnında cenin halinde iken de sizi en iyi O bilir. Öyleyse, kendi kendinizi temize çıkarmayın. Kimin takvalı olduğunu en iyi o bilir. (Necm 53:32)
(1-10) Kendisine âmâ geldi diye yüzünü ekşitti ve döndü. Sen nereden bileceksin, belki o arınacaktı? Yahut, öğüt dinleyecek de öğüt kendisine yarayacaktı. Kendisini yeterli görüp tenezzül etmeyene gelince; sen ona yöneliyorsun. Onun arınmamasından sen sorumlu değilsin. Fakat koşarak sana gelen, saygı duyarak gelmişken, sen onu ihmal ediyorsun. (Abese 80:10)
(8-9) Başarıya giden yolu sana kolaylaştıracağız. O halde öğüt ver, çünkü öğüdün mutlaka faydası olacaktır.
(10-13) Allah'a saygılı olan, öğüt alır. İsyankar olan ondan kaçar. Böyle olanlar âhirette, en büyük ateşe girer. Orada ne ölür; ne de yaşar.
(14-15) Temizlenenler, Rabbinin adını anıp O'na dua edenler, kesinlikle kurtuluşa erecektir. (A’lâ 87:8-14)
26- Allah, rızkı dilediğine genişletir ve daraltır. Ve (rızkı genişletilenler) dünya hayatında sevinirler; ne var ki dünya hayatı ahirete nazaran kısa vadeli bir hazdan ibarettir.
27- İnkar edenler: -O’na Rabbinden bir mucize indirilmeli değil miydi? derler. De ki: -Kuşkusuz Allah dileyeni saptırır ve Kendisine yöneleni doğru yola eriştirir. (Ra’d 13:26-27)