Uydurma hadisler-1
Sevgili Peygamberimize bir şekilde isnat edilen bu ağır iftiraları yazmaya utanıyor İnsan. İşte onlardan bazıları :
Savaşta çocukların ve kadınların katledilmesinde bir sakınca yoktur. (Buhari, Ebu Davud)
Şair şeytandır. (Müslim)
Deve şeytandır. (Tirmizi, Ebu Davud)
Erkeğe zevcesini neden dövdüğü sorulmaz. (Ebu Davud)
" Eğer Havva olmasaydı, kadınlar kocalarına hiçbir zaman ihanet etmezdi." (Buhari, Enbiya;1, Müslim, Radâ 62-1470)
Veled-i zina (zina sonucu doğan) bir kişi cehennemliktir. (Ebu’l Ferec)
Boyacı ve kuyumcular insanların en yalancısıdır. (İbn-i Mace)
Müşriklerin yaşlıları katledilmelidir. (Tirmizi, Ebu Davud)
“Dünya balığın üzerindedir. Balık başını sallayınca dünyada depremler olur” (İbni Kesir, 2/29; 50/1).
“Etin kokuşmasının nedeni İsrailoğullarıdır.”(Buhârî: Enbiya 1, 25; Müslim: Radâ 63)
“Liderler mutlaka Kureyş kabilesinden seçilmelidir” (Buhari 3/129,183; 4/121; 86/31).
''Kertenkeleyi bir vuruşta öldürene 100 sevap vardır. Çünkü kertenkele, Hz. İbrahim ateşe atılınca diğer hayvanlar gibi su taşımayıp yanmasını istediği için üflemiştir. Bu yüzden kertenkele fasıktır.'' (Müslim: 2240/147, Buhari: 7/3150)
“Tüm kara köpekleri öldürünüz. Çünkü onlar şeytandır” (Hanbel 4/85; 5/54).
“Karga fasıktır” (Buhari 59/16; Hanbel 2/52).
“Allah, ahirette peygamberlere kimliğini kanıtlamak için bacağını açıp baldırını gösterir” (Buhari 97/24, 10/129).
Mushaf’taki Leyl Suresi’nin 3. Ayetinde fazladan bir kelime vardır. (Buhari)
Mushaf’taki Kehf Suresi’nin 79. Ayetinde hatalı yazılan bir kelime vardır. (Buhari)
Namazda Besmele okumak bir bidattir. (Nesai, Tirmizi)
“Peygamber, Medine’de bir yahudi tarafından büyülendi. Günlerce ne yaptığını bilmez durumda ortalıkta dolaştı.” (Buhari 59/11; 76/47; Hanbel 6/57; 4/367).
Süleyman Belkıs ile evlenince onun bacakları çok kıllı imiş .. Şeytanlara sormuş.. Bu kılları nasıl yok edebilirsiniz diye.. onlar da oğul otu tavsiye etmişler.. Belkısın bacakları gümüş sütun gibi olmuş.. Aişe annemiz benimkiler den de güzel mi diye sormuş..
Bir cin Hz Aişe’yi sürekli rahatsız ediyordu. Bu sebeple bir demirle vurarak cini öldürdü. Bunun üzerine rüyasında kendisine: "Allah'a yemin olsun öldürdüğün kişi Bedir savaşına katılmış Müslüman biriydi!" denildi. Hz. Aişe: "Neden biz Peygamber'in eşlerinin yanına giriyor?" diye sorunca, kendisine: "O sen çıplakken ve elbisesizken gelmezdi, ancak peygamberin hadislerini dinlemeye gelirdi" denildi. Aişe korkarak sabahladı ve olayı babası Ebu Bekir’e anlattı. O da 12 bin dirhem sadaka vermesini istedi.” İbn Ebi Şeybe, Rüyalar, Hadis No: 31154; Zehebi, Siyeru Alami’n-Nübela, Beyrut 1982, II, 196.
Aişe şöyle demiştir: “Recm etme ayeti ve yetişkin kişiyi on defa emzirme (sebebi ile nikahlamanın haramlığı) ayeti indi. Bu ayetler karyolamın altında bir yaprakta (yazılı) idi. Rasulullah vefat edip biz onun ölümü ile meşgul olunca, evde beslenen koyun veya keçi girip o yaprağı yedi.” (İbni Mace 1944, Ahmed bin Hanbel 5/131, 132, 183 ve 6/269).
“Keçinin yemesi sonucu Kuran’dan çıkan taşlama ayetini Ömer Kuran’a tekrar sokmak istedi; ancak halkın dedikodusundan korktuğu için cesaret edemedi” (Buhari 53/5; 54/9; 83/3; 93/21; Muslim, Hudud 8/1431; Ebu Davut 41/1; Itkan 2/34).
"Eğer insanların "Ömer Allahın kitabında artırma yaptı" demeleri olmasaydı ben muhakkak recm ayetini kendi elimle mushafa yazardım." [Buhari: 94/Kitabul Ahkam, Bab 21, No:31]
Uzun zaman sonra ''Allah'ın kitabında recm ayeti bulamıyoruz'' diyerek Allah'ın indirdiği farzı terk etmenizden korkarım. Evli olduğu, delil olduğu, itiraf olduğu zaman kadına ve erkeğe recm haktır. Vallahi insanlar ''Ömer Allah'ın kitabına ilave yaptı'' demeyecek olsaydı recm ayetini de yazardım. [Buhari: 87/Muharibin 15, No: 25]
“Bir grup maymun zina yapan bir maymunu yakalamış ve taşlama cezasını uyguluyorlardı. Onları bu haklı işte desteklemek için ben de taş atarak yardım ettim” (Buhari 63/27).
Hz. Ali’den de Hz. Peygamber (asm)’in şöyle söylediği rivayet edilmiştir: “İçerisinde resim, köpek ve cünüp bir kimse bulunan eve melekler girmez.”
(Nesai, Tahâret, 168; Ebu Davud, Taharet, 90)
"Azrail Hz. Musa'ya ruhunu kabzetmek için gönderilmiş. Hz. Musa'ya geldiği zaman, Ona tokat vurmuş, bir gözü çıkmış. Azrail Rabbine dönmüş, demiş ki: "Beni öyle bir kula gönderdin ki, ölümü istemiyor." Cenabı Hak ona gözünü iade etmiş." (Buhari, 2/113 ve 4/191; Müslim 4/1843)
“Peygamber Medine’de bir Yahudi tarafından büyülendi. Günlerce ne yaptığını bilmez durumda ortalıkta dolaştı.” (Buhari 76/47; Hanbel 6/57, 4/367)
“Peygamber 30 erkeğin cinsel gücüne sahipti” (Buhari).
“Peygamber nerede güzel bir kadın görse hemen eve koşar Zeynep’le yatardı” (Buhari, Hibe/8).
"Peygamber bir gecede 9 hanımıyla ayrı ayrı cinsel ilişki kurardı" (Buhari Muhtasarı Teclidi Sarih s. 192)
“Allah, İmran kızı Meryem’i, Firavun’un hanımı Âsiye’yi ve Musa’nın kız kardeşi Gülsüm’ü cennette bana zevce olarak vermeyi hükmeyledi.” (Taberânî, el-Mu'cemü'l-kebir, VIII/258. Rivayet zayıftır. bk. Mecmau’z-Zevâid, IX/218)
“Peygamberin izniyle ihramdan çıkıp Mina’da bulunan kadınlarımıza yöneldik. Cinsel organlarımızdan meni damlıyordu ” (Buhari, Hac/81; Müslim Hacc/141).
"Hz. Muhammed bir gün Hz. Abbas'ın kızı Ümmü Habib’i görür ve "Ergenlik çağına geldiğinde ben hala yaşıyorsam onunla evleneceğim." der. Bu sözü söylerken Ümmü Habibe daha emekleyerek yürüyor idi. Ancak kız büyümeden Hz. Muhammed vefat ediyor, kız ise büyüyünce Esved bin Sinan adında biriyle evleniyor ve bu çiftin sabe Rızk ve Lübabe isminde 2 çocukları oluyor". (Kaynak: Ahmed b. Hanbel- Müsned-Ümmül Fadl binti Abbas rivayetleri bölümü No: 27407), Taberani-Mucemi Kebir, Ebu Yali, İbni Abdilberr, İbni Esir, Heysemi, İbni Hacer Askalani)
MÜMİNLERİN ANNESİ AİŞE'YE İFTİRA
Hişam (bin Urve) babasından naklen anlatıyor:
Havle binti Hakîm, kendini Peygamber'e hibe eden kadınlardan biriydi. Bunun bu davranışı üzerine Âişe:
“Kadın kendini erkeğe hibe etmekten haya etmiyor mu?” dedi.
"Resulum! Eşlerinden dilediğini bir süre ihmal edip dilediğini yanına alabilirsin. Kendisinden bir süre uzak durduğun eşlerinden birini tekrar yanına almanda sana bir vebâl yoktur. Bu hâl onların sevinmeleri, mahzun olmamaları, yaptığın muameleden hepsinin hoşnud olmaları bakımından daha münasiptir. Allah kalplerinizde olan her şeyi bilir. Allah alîmdir, halîmdir/her şeyi hakkıyla bilir, müsamahası boldur.” (Ahzâb, 33/51)
Bu âyet inince de Âişe: “Yâ Rasülallah! Vallahi bana öyle geliyor ki, Rabb'in (kadınların değil) ancak senin arzunu/rızanı, hoşnutluğunu tahakkuk ettirmek için böyle çabuk davranıyor.” dediğini belirtmiştir.
(Buharî, Nikah, 29; Müslim, Reda’ 49)
(Hz. Aişe bu ayeti duyunca "İşittik ve itaat ettik" dememiş de sanki Allah'a ve Resulüne sitem etmiş gibi bunu hadis diye uydurmuşlar).
"Enes r.anh'dan: Kişi kölesinin altından eşini çekip kendine alabilir"
İbn Abbas r. anh'dan: baldızıyla zina edene hanımı haram olmaz
İbn Abbâs r. anh'dan: kayınvalidesiyle zina edene hanımı haram olmaz.
BUHARİ NİKAH 25
Rasulullah buyurdular ki: " Eğer Havva olmasaydı, kadınlar kocalarına hiçbir zaman ihanet etmezdi." (Buhari, Enbiya;1, Müslim, Radâ 62-1470
**Hz. Ömer’in kendisine karşı gelen eşinin yüzüne savurduğu ve “Sen evin köşesinde bir oyuncak gibisin. İhtiyacımız olduğu zaman seninle oynarız, ihtiyacımız olmadı mı orada durursun.” **
(İhya, 2/1, s. 118 – 119)
"Ali, Allah'ın resulünün bir keresinde "Cennette alım veya satımın olmadığı, kadın ve erkeklerden oluşan bir pazar vardır. Bir erkek (oradaki) bir güzeli arzuladığında, onunla beraber olacaktır."Tirmizi, Sıfatu’l-Cenne,15; Gazali, İhya,4/541)
Cennette bir pazar vardır. Orada ne alış var, ne veriş! Ancak erkekler ile kadınların suretleri (modeli) vardır. Erkek herhangi bir sureti sevdiğinde, oraya girer. Orada ela gözlü hurilerin bir cemiyeti vardır. Öyle avazlar çıkarırlar ki insanlar onların, benzerini işitmemiştir. Derler ki: 'Biz ebedî olanlanz, helâk olmayız. Biz yumuşak bedenlileriz, pörsümeyiz.
(Tirmizî, (sahih olarak) 287) Beybâkî, Ebû Şeyh, Kitab'ul-Azme, Kitaba Zikril-Mevt ve Ma Ba'dehu/IL Bölüm 1359)
“...Bir müminin cennette 100 erkek kuvvetinde olduğu” ifade edilmiştir. (Tirmizi, Sıfatu’l-Cenne 6)
Tirmizi bu hadisin “sahih”olduğunu belirtmiştir(a.g.y)
- “Cennette her erkeğe beş yüz huri, dört bin bakire kadın ve sekiz bin dul kadın verilecektir…” manasına gelen hadis için bkGazali, İhya,4/541.
“Cennet ehlinden her bir adam beş yüz huri, dört bin bakire ve sekiz bin dul kadın ile evlenir. Onlardan her biriyle dünyadaki ömrü kadar beraber olur.”
(Beyhakî, el-Ba’s ve’n-Nuşûr, Hadis no: 414; AbdulAzîm İbnu Abdi'l-Kavî el-Munzirî, et-Terğîb ve’t-Terhîb, Hadis no: 5523; Gazali, İhya, c. 4, Sf: 541)
"Resûl-i Ekrem (sav) Efendimiz:
Muhakkak ki kişi (cennette) bir ayda, yani bir ay miktarı kadar zamanda bin huri ile evlenir ve bunlardan her biri ile dünyadaki ömrü kadar aşk hayatı yaşar." (Ramuz’ul Ehadis, Hadîs No: 4751)
“Biriniz yemek yediği zaman parmağını yalamadıkça veya başkasına yalatmadıkça silmesin.” (Buhari, Etime 52; Müslim, Eşribe 129).
“Sol elinizle yemeyiniz, içmeyiniz; çünkü şeytan sol eliyle yer içer” (Hanbel 2/8,33).
"Kim sabah 7 acve hurması yerse geceye kadar ona zehir ve sihir tesir etmez." (Buhârî, Et’ıme 43, Tıb 52, 56; Müslim, Eşribe 155).
Sahabeler, resulün tükürüğü yere düşmeden havada yakalıyor, şifa niyetine yüzlerine ve vücutlarına sürüyorlardı. (Buhari, şurut 15)
Peygamberimiz Abdest alınca sahabeler artan suyunu almak için koşuşurlardı, öyle ki neredeyse bunun için birbirleriyle vuruşacaklardı. Tükürdüğü veya sümkürdüğünde, avuçlarıyla onu kaparlar ve yüzlerini ve bedenlerini onunla ovarlardı. (Buhari 1/67)
"Umeyme binti Rukayka'nın bildirdiğine göre, Hz. Peygamber'in Hurmadan yapılmış bir kabı vardı ve geceleyin ihtiyaç duyarsa, karyola altına koyduğu bu kabına işer ve onu tekrar karyola altına koyardı. Bir gece yine aynı şekilde ona ihtiyacını giderdi ve kabı karyolası altına koydu. Daha sonra baktığında kapta idrar olmadığını gördü. Kaptaki idrarın nerede olduğunu sorunca, onu Hanımı Ümmü Habibe'nin Habeşistan'dan getirdiği hizmetcisi Bereke'nin içtiğini söylediler. Bunun üzerine peygamber: "Büyük ölçüde kendisini ateşten korudu." buyurdu. (Tabarani el- Mu'cemu'l-Kebir ve Beyhakinin Sünenü'l-Kübra - Ebu Davud, Taharet 13, (24); Nesai, Taharet 28, (1, 31)
Ebu Saidil-Hudri radiyallahu anh anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam'a: "Ey Allah 'ın Resulu! Biz senin için Buda'a kuyusundan su alıyoruz. Halbuki onun içerisine köpeklerin leşleri, kadınların hayız bezleri, insan pislikleri atılıyor, (ne yapalım, su almaya devam edelim mi?)" diye sordular. Şu cevabı verdi: "Su temizdir, onu hiçbir şey kirletmez." Kaynak: Ebu Davud, Taharet 34, (66); Tirmizi, Taharet 49, (66); Nesai, Miyah 2, (1, 174).
Mescitte iken Resulullah çıkageldi ve: “Haydi Yahudilere gidelim!” dedi. Onunla Yahudilere vardık ve Resulullah onlara hitaben ayakta; “Ey Yahudiler! Müslüman olun, kurtulun!” dedi. Onlar, “tamam tebliğ ettin” dediler. Resulullah: “Bunu istiyorum! Müslüman olun, kurtulun!” dedi. Onlar yine tebliğ ettin dedi. üçüncü kez tekrarladı ve dedi ki; “Bilmiş olun ki, bu yerler Allah'ın ve Resulünündür. Ben de sizi bu arazilerinizden sürgün etmek istiyorum. Sizden kim malına karşılık bir şey bulursa onu hemen satsın! Yoksa bilin ki, bu araziler Allah'ın ve Resulünündür.”
(Müslim, Cihat, 61)
"Ureyne ve Ukeyle kabilelerinden bir grup Medine’ye gelerek Müslüman oldular. Medine’nin havası onlara dokununca Peygamber onlara deve idrarını içmelerini öğütledi. Adamlar develeri dağıttılar ve çobanı da öldürdüler. Peygamber onları yakalattı, ellerini ve ayaklarını kesti, gözlerini oydu, çölde susuz ölüme terk etti. Biz onlara su vermek isteyince, Peygamber bizi engelledi.” (bk. Buharî, Vudu, 66; Tıp,5- 6; Diyat, 22; Müslim, Kasame, 9-11; Ahmed b. Hanbel III/107,163; Ebu Davud, Hudud,3; Tirmizi, Taharet, 55, Nesaî, Tahrimu’d-dem, 8-9)
Abdullah b. Amr bin As anlatıyor:
820—“Bir gün Resulüllah elinde iki kitapla çıka geldi. Ve “Bu iki kitap nedir biliyor musunuz” dedi. Biz: Hayır Ey Allah’ın Resulü, ama sen söylersen o başka” dedik. Sağ elinde ki için dedi ki: “Bu alemlerin Rabbinden gelen kitaptır. Ve içinde cennettekilerin ve onların babalarının, kabilelerinin isimleri vardır. Bu isimlerin en sonuncusu dahil belirlenmiştir. Sayıları kesinlikle artmaz ve eksilmez. Sonra sol elinde ki için şöyle dedi: “Bu Alemlerin Rabbinden gelen kitaptır ve içinde cehennemliklerin isimleri ile onların babalarının ve kabilelerinin isimleri vardır. Bu isimlerin en sonuncusu dahil hepsi belirlenmiştir. Sayıları kesinlikle ne artar, ne de eksilir.”
Ashap: “Her şey önceden böyle belirlenmişse o zaman niye amel ediyoruz ey Allah’ın Resulü? Diye sorarlar. Bunun üzerine Resulüllah: “İstikameti muhafaza ediniz, mükemmele yaklaşmaya çalışınız, zira cennetlik olan hangi kötü ameli işlerse işlesin, sonunda onun cennetliklerin emelini işlemesi takdir olunur. Cehennemlik olan da hangi iyi ameli işlerse işlesin, sonunda onun cehennemliklerin amelini işlemesi takdir olunur” dedi. Sonra Resulüllah eliyle işaret edip, bu iki kitabı bıraktı/attı ve “Rabbiniz kulları hakkında kesin hüküm verip işi bitirmiştir: Bir kısmı cennete, bir kısmı da cehenneme” dedi.
(Hasen, Sahih, Garip, Tirmizi es Sünen, 33, kader, 8. Hadis no: 2141)
-------------------------------------------
"Şunu iyi biliniz ki bana Kuranla birlikte onun bir benzeri daha verilmiştir. (Bu konuda) dikkatli olun; koltuğuna kurulan tok bir adamın ‘Size sadece şu Kuran lazımdır, onda bulduğunuz helali helal, haramı da haram kabul ediniz yeter!’ diyeceği (günler) yakındır..." (Ebu Davud, Sünnet, 5(6), İmaret,33; Tirmizî, İlim, 10; İbn Mace, Mukaddime, 2; Darimî, Mukaddime,49; Ahmed b. Hanbel, 2/367, 4/131-132, 6/8).
Oysaki Allah şöyle buyurmaktadır : : "Bize bundan başka bir Kuran getir yada bunu değiştir" Deki: "Onu kendi nefsime göre değiştirmem olmaz. Sadece bana vahyolunan şeye tabi olurum. Rabbime isyan edersem, büyük bir günün azabından korkarım." [10/Yunus Suresi 15]
"Onlara bir ayet getirmediğin zaman "onu derleseydin" derler. Deki: "Ben ancak rabbimden bana vahyedilene tabi olurum. Bu (kuran) rabbinizden basiretler ve hidayettir, iman eden kavim için rahmettir." (7/Araf 203)
--------------------------------------------------
"Peygamberin şefaati ile bir kısım insanlar cehennemden çıkacak ve cennete girecektir. (Buhari, Rikak 513) "Şefaatim ümmetimden büyük günah işleyen kimseleredir." (Tirmizi: 38/Kıyamet,11(2436), İbn Mace: 37/Zühd, 37(4310).
Oysaki Kuran'da şöyle buyrulmaktadır : ''(Resulüm) Hakkında azap hükmü verilenleri sen mi ateşten kurtaracaksın? '' (Zumer Suresi 19) ayeti peygamberin cehennemlik olanlar hakkında bir gücü olmadığını haber verir. Bununla ilgili Kurana uygun hadis de mevcuttur. “Ey Muttalib’in kızı Safiye, Ey Muhammed’in kızı Fatıma, Ey Abdulmutalib oğulları… Allah’a karşı sizin için yapabileceğim bir şey yok ama malımdan istediğiniz kadar alabilirsiniz.” [Tirmizi: Tefsir 27 (3184)].
"Peygamber dedi ki: Ücret almakta en haklı olduğunuz konu kitabullah'tır.(Buhari, icare 16)
Halbuki Kuran'da şöyle buyurulmuştur: : "Tebliğime karşılık sizden hiç bir ücret talep etmiyorum. Benim ücretim ancak alemlerin rabbi katındadır."(Şuara 127)
“Tarumar etmediğin hiçbir heykel ve düzeltmediğin hiçbir yüksek kabir bırakmayasın.” (bk. Müslim, Cenaiz,93; Ebu Davud, Cenaiz, 68; Tirmizî, Cenaiz, 56; Nesai; Cenaiz,99, Ahmed b. Hanbel,1/96,129)
"Yemen taraflarındaki En-Nüceyr kalesindeki bazı kadınlar Hz.Peygamberin vefatına çok sevindiler onun aleyhine şiirler söylediler. Bu yüzden Ebu Bekir, ellerinin ve ayaklarının kesilmesini emretti. Ebu Bekir, kadınların ellerinin ve ayaklarının kesilmesinin haricinde bir de ön dişlerinin söküldüğünü duyunca, "Keşke öldürseydiniz, aynı anda iki ceza verilemez." dedi." (Taberi; 3.cilt, sayfa 341 Ankara okulu baskısı, Belazuri ;Futuh 111)
Müslim'in bir diğer rivayetinde şöyle gelmiştir: "Hz. Aişe (ra)'ye bir zat misafir oldu. Adam sabahleyin, elbisesini yıkamaya başladı. Hz. Aişe ona: "Sana, (meni) bulaşan yeri [gördüysen] orasını yıkaman kafi idi, göremediğin takdirde etrafını yıkardın. Ben, Resulullah (sav)'ın elbisesinden (meni bulaşığını) ovalamak suretiyle çıkardığımı biliyorum. O, (bir de yıkamaksızın) onun içinde namaz kılardı." (Bir diğer rivayette şöyle gelmiştir: "İyi biliyorum kurumuş meni bulaşığını Resulullah (sav)'ın çamaşırından tırnağımla kazıyarak çıkarıyordum"). (Kütüb-i Sitte Taharet Bölümü Meni Hakkında Hadis 3517)
“Allah, İmran kızı Meryem’i, Firavun’un hanımı Âsiye’yi ve Musa’nın kız kardeşi Gülsüm’ü cennette bana zevce olarak vermeyi hükmeyledi.” (Taberânî, el-Mu'cemü'l-kebir, VIII/258; Mecmau’z-Zevâid, IX/218)
Rivayetin zayıf olduğu belirtilmiştir.
Sehle b. Süheyl; Ey Allah'ın Resulü, evlatlığımız Sâlim, beni başı, yakası, boynu, yüzü ve kolları açık bir kıyafetle görüyordu. Şimdi ise bunu yasaklayan (Ahzab, 5) ayeti indi ne yapalım? deyince Peygamber ona; "Onu emzir" dedi. Sehle (şaşkınlıkla); “ama o saçlı sakallı koskoca adam olduğu halde onu nasıl emziririm? dedi. Resulullah gülümsedi ve: “Biliyorum ancak onu emzir ki, kocanın yüzündeki hoşnutsuzluk gitsin” dedi. Sehle, onu beş kez emzirdi ve Salim Onun sütoğlu oldu.
Bu olay nedeniyle Aişe kendisinin görmek istediği ve yanına girmelerini arzu ettiği yetişkin kimseleri, kız kardeşlerinin veya erkek kardeşlerinin kızlarının beş defa emzirmelerini isterdi. (O kimse) artık Hz. Aişe’nin yanına (rahatça) girerdi.
Malik, Muvatta, Rada, 537; Ebu Davut, Nikah, 9; Müslim, Rada, 7.