Berat gecesi
“De ki: ‘Ey kendi aleyhlerine günahta haddi aşan kullarım! Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Şüphesiz Allah dilerse bütün günahları affeder. Çünkü O, çok bağışlayan, çok merhamet edendir.” Zümer, 39/53.
بِسْمِ اللّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيم
قُلْ يَا عِبَادِيَ الَّذ۪ينَ اَسْرَفُوا عَلٰٓى اَنْفُسِهِمْ لَا تَقْنَطُوا مِنْ رَحْمَةِ اللّٰهِۜ اِنَّ اللّٰهَ يَغْفِرُ الذُّنُوبَ جَم۪يعاًۜ اِنَّهُ هُوَ الْغَفُورُ الرَّح۪يمُ (٥٣)
Kandil gecelerinin ihyası, dini yaşantımıza etken olmasının yanısıra topluma sağladığı kültürel faydaları da vardır. 5 vakit namaz için camilere gitmeyen bir çok insan o gecelerde Camiye gider, ibadet eder, huzur bulur, bir kısmı günahlarına tevbe edip, yeni bir hayata başlar. Bu sebeple bu tür dini ve kültürel etkinlikler hurafelerden uzak, doğru bir şekilde anlatılarak yapılmalıdır.
Şaban ayının 14. gününü 15. gününe bağlayan gecesi, Berat gecesidir. 16. yüzyılda, Osmanlı İmparatoru II. Selim'den itibaren minarelerde kandil yakılmasıyla kandil adını almıştır.
Ne Kur'an'da ne de Peygamberimizin hiçbir hadisinde "Berat"kelimesi geçmemektedir. Peygamberimiz bu geceye şaban'ın 15. gecesi, şaban'ın ortası diye isim vermiştir (Diy. İslâm Ansikl. C.5 s.475) Kur'an-ı Kerim'in indiği gece olan ve bir defa daha olması mümkün olmayan 610 tarihli Kadir Gecesinden başka hiçbir gecenin fazileti Kur'an'da yer almaz. İsra gecesinden bahsedilir ama. mahiyeti ve faziletinden bahsedilmez.
Beraat gecesinin fazileti ile ilgili olarak da Peygamberimizden nakledilen birkaç hadis bulunmaktadır. Bunlardan biri bu gecede Allah'ın dünya semasına tecelli edeceği, Kelb kabilesinin koyunlarının kılları adedince (çokluk belirtmek için kullanılmış bir ifade) insanı bağışlayacağı ve kendisine edilen tüm duaları kabul edeceği anlatılmaktadır. (Tirmizi, Sıyam, 39; İbn Mace, İkamet, 191). Bu hadis'e kitabında yer veren İmam Tirmizi ve onun hocası İmam Buhari ve birçok âlim, bu hadislerin isnadlarının sağlam olmadığını, bu hadislerin zayıf olduğunu ve bunlarla amel edilmeyeceğini belirtmişlerdir. (Tirmizi Sıyam, 39'da bu hadisten sonra yer alan açıklama ile Muhammed Fuad Abdulbaki'nin İbn Mace, İkamet 191'de yer alan açıklamaları).
İbn-i Macenin rivayet ettiği ve Hz. Ali'den nakledildiği söylenen bir ikincisin de ise Peygamberimizin " Şaban ayının yarısı gecesini kâim (ibadetle), gündüzünü sâim (oruçlu) geçirin. O gece Allah, güneş batması ile dünya semasına inerek şöyle der:
- Af dileyen yok mu, af edeyim? Rızık isteyen yok mu, rızık vereyim? Belâ ve musîbete uğrayan yok mu âfiyet vereyim? Şu yok mu, bu yok mu der, tâkî güneş doğana kadar".
Elbânî bu hadisin uydurma olduğunu söyler. Müfessirlerden Ebu Bekir İbnu'l-Arabî, Beraat gecesinin fazileti hakkında bir tek sağlam hadisin bile gelmediğini, dolayısı ile bu konu ile ilgili olarak hadis diye dolaşan sözlere itibar edilmemesi gerektiğini söylemektedir.( Ebu Bekir İbnu'l-Arabî, Ahkâmu'l-Kur'ân, 2. Bs.,1968, c. 4, s. 1678 (Duhân, 2. ayet tefsiri)
Gerçekten de Peygamberimizin ve sahabe-i kiramın mescidlerde bu geceyi ihya etmek için toplandığı, özel dualar ettikleri, bugün özellikle ülkemizde olduğu gibi bu geceye has namaz kıldıkları şeklinde tek bir rivayet dahi gelmemiştir. Bazıları Duhan sûresinde geçen:
"O gecede her hikmetli buyruk ayrılır ve katımızdan bir emirle ilgilisine yollanır."
(Duhân, 44/4-5) ayetlerine bakarak o gecenin Şaban ayının on beşinci gecesi olan Beraat gecesi olduğunu söylemişlerdir. Bazıları da bu ihtilaftan çıkış yolu olarak şu yorumu getirmişlerdir: "Berat gecesinde,yahud "Şaban" ayının yarısı olan gecede Kur'an-ı kerim levh-i mahfuz dan, yedinci gökden dünya göğüne kül halinde (top'dan), sonra da oradan kısım kısım Resulüllaha indirilmiştir. "Celaleyn tefsiri." Görüldüğü üzere bu gibi yorumlar zorlama yorumlardır.
"Hâ Mîm. Andolsun o apaçık kitaba ki, biz onu mübarek bir gecede indirdik. Çünkü biz uyarıcıyız. O gecede her hikmetli buyruk ayrılır ve katımızdan bir emirle ilgilisine yollanır." (Duhân, 44/1-5)
Görüldüğü gibi Allah-u Teala, işlerin taksim edildiği gecenin Kur'an-ı Kerim'in indirildiği gece olduğunu bildirmektedir. Kur'an'ın da Şaban ayının on beşinde değil; Ramazan ayında ve Kadir gecesinde nazil olduğunu diğer ayetlerden öğrenmekteyiz:
"Ramazan ayı ki o ayda insanlara yol gösterici, doğrunun ve doğruyu eğriden ayırmanın açık delilleri olarak Kur'an indirilmiştir." (Bakara, 2/185) "
Muhakkak ki biz Kur'an'ı Kadir gecesinde indirdik." (Kadir, 97/1)
Âlimlerin büyük bir çoğunluğu Duhân suresinde geçen "mübarek gece"nin kadir gecesi olduğunu söylemişlerdir. Müfessir Ebu Bekir İbnu'l-Arabî bu konuda şöyle demektedir: "Bu ayette geçen mübarek gecenin kadir gecesi değil de başka bir gece olduğunu iddia edenler, Allah'a büyük bir iftirada bulunmuş olurlar." ( Ebu Bekir İbnu'l-Arabî, a.g.e., c. 4, s. 1678.)
Bir de Beraat gecesi ile alakalı olarak halk arasında "Beraat gecesi namaz"ı veya "Salâtu'l-Hayr" olarak bilinen bir namaz vardır. 100 rekât olan bu namazın her rekâtında Fatiha ve on defa İhlâs suresinin okunması gerektiği söylenmektedir. (Ömer Nasuhi Bilmen, Büyük İslam İlmihali, İstanbul, 1986, s. 188.) Kaynakların belirttiğine göre Berat gecesine ait özel bir namaz yoktur. Gazzâlî, bu gece her rekâtında Fatiha'dan sonra on bir İhlâs okunmak suretiyle kılınacak yüz rekât veya her rekâtında Fatiha'dan sonra yüz İhlâs okunan on rekât namazın çok sevap olduğuna dair bir rivayet naklettiği halde (İhyâ, 1/203), İhyâ-u Ulûmi'd-dîn'deki hadisleri tenkide tâbi tutan Zeynüddin el-Irâkî ile Nevevî bunun aslının olmadığını söylemişlerdir. Bu namazın bir bid'at olduğunu kaydeden Nevevî, bu konuda Kûtü'l-Kulûb ve İhyâu Ulûmi'ddîn'de geçen rivayete aldanılmaması gerektiğini söylemekte (el-Mecmû', 4/56), Ali el-Kârî de bu rivayetin uydurma olduğunu belirterek Berat gecesi namazının h. 400 (m. 1010) yılından sonra Kudüs'te ortaya çıktığını kaydetmektedir. Bu namazın ilk defa h. 448 (m. 1056) yılında Kudüs'te Mescid-i Aksâ'da kılındığına ve zamanla yaygınlık kazanarak sünnet gibi telakki edildiğine dair bir rivayet de nakledilmektedir." ( İhyâ, el-Mecmû ve el-Esrâru'l-Merfûa gibi kaynaklardan naklen; Halit Ünal, "Berat Gecesi", DİA, c. 5, s. 475).
Ayrıca pek çok eserlerde "hicretin ikinci senesi Şaban-ın 15. günü Resulüllah Beni Seleme yurduna gitmiş öğle namazını kıldırırken: 2/ Bakara 144) âyetinin indiğini, böylece kıblenin tahvili Şaban-ın 15 de olduğu" söylenmektedir (örnek: M. Emre "Büyük Hutbe Kiabı"). Hâlbuki kıblenin tahvili Bedir gazasından iki ay önce Receb ayı içinde öğleyin güneşin zevalinden sonra Beni Seleme mescidinde ashab ile öğle namazını kılarken meydana gelmiştir. (Elmalılı Hamdi Yazır "Kur'an Dili Tefs. Bakara 144). Değerlendirme Dinde sonradan ortaya çıkan ve hakkında herhangi bir delil bulunmayan bu gibi durumlar hakkında Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:
"İşlerin en kötüsü sonradan ihdas edilenler / ortaya çıkarılanlardır." (Müslim, Cuma, 43) "Sonradan ihdas edilen her şey bid'attir" (Nesâi, Îdeyn, 22; İbn Mâce, Mukaddime, 7). "Her bidat dalalettir, her dalalet de ateştedir." (Müslim, Cuma, 43; Ebu Davud, Sünnet, 6).
Ahkâmu'l-Kur'an müellifi müfessir Ebu Bekir İbnu'l-Arabî Berat gecesinin fazileti hakkında bir tek sağlam hadisin bile gelmediğini, dolayısı ile bu konu ile ilgili olarak hadis diye dolaşan sözlere itibar edilmemesi gerektiğini söylemektedir..
Osmanlı padişahlarından II. Selim döneminden itibaren 'kandil' adını alan bu geceler miraciye, regaibiye, mevlüt gibi çeşitli etkinliklerle ihya edilmiştir. Kandil gecelerini kutlayan her toplum kendi kültüründen bir şeyler eklemiş ve böylece bu geceler gelenekselleşmiştir. Yüce dinimiz, yanlış bilgilerle, hurafelerle, "İndirilen Din" olmaktan çıkmış, üzülerek ifade edeyim ki uydurulan din haline gelmiştir. Hiç kimsenin ibadeti beni ilgilendirmez. Halkımızın bazı gecelerde nasıl hareket edeceği ilgi alanımın dışındadır. Beni ilgilendiren ve kahreden, İslâm'ın hurafeler ve bid'atlerle yanlış anlaşılıp yanlış uygulanmasıdır. İstedim ki pek çok konuda olduğu gibi bu konudaki yanlışlıkların okuyucularım farkına varsın.
14.07.2011 14:01
Medyabar - Sakarya'dan 24 Saat Haber
Köşe Yazarı Hasan Karagüzel
Müslumanlarda Berat gecesi :
Berat gecesi adını Allah’ın günahkârları affetmesi anlamına gelen "berâet" kelimesinden alır.
(IX.) yüzyılda yaşayan Fâkihî Mekke’de Berat gecesinin kutlanmasıyla ilgili bilgi vermektedir. Buna göre Mekke halkı Mescid-i Harâm’da namaz kılmak, Kâbe’yi tavaf etmek ve Kur’an okumak suretiyle geceyi ihya ederdi (Aḫbâru Mekke, III, 84). Fâkihî’den üç asır sonra Mekke’yi ziyaret eden İbn Cübeyr de benzer bilgiler verir (er-Riḥle, s. 119-120).
(XI.) yüzyılın ortalarından itibaren Şam’daki Emeviyye Camii’nde Berat gecesinde kandiller yakılmış, bunu bid‘at olarak değerlendiren birtakım fetvalara rağmen bu âdet bir süre devam etmiştir (İbn Kesîr, XIV, 247). İbn Kesîr, Berat gecesinde halka tatlı dağıtma geleneğini ilk başlatan kişinin Selçuklu Veziri Fahrülmülk olduğunu kaydeder (a.g.e., XII, 7).
Osmanlı padişahı II. Selim'den itibaren 'kandil' adını alan bu tür geceler, regaibiye, miraciye, berat, mevlüt gibi çeşitli etkinliklerle ihya edilmiştir. Kandil gecelerini kutlayan her toplum kendi kültüründen bir şeyler eklemiş ve böylece bu geceler gelenekselleşmiştir. (TDV Anskl. Berat mad.)
Yahudilikte Berat gecesi :
Yom kippur: Tişri ayı 10. günü kefaret günü olarak kutlanır. (Youm=yevm/ gün, Kippur= kefaret demektir.) Musevi inancında Yom Kippur inanılmaz önemli bir yere sahiptir. Yom Kippur günü özel dualar ile Sinagoglara gidilir ve herkes Tanrı'ya yakararak günahları için af diler. Yahudiler bugünde rahmet Kapılarının açıldığına, tövbelerin kabul edildiğine inanırlar. Genel olarak bu günü oruç tutarak geçirirler. Yom Kippur dua edilmesinin yanı sıra hemcinslerden özür dileme günü olarak da bilinir. Eğer bir Musevi hemcinsini üzecek bir şey yaptıysa ondan özür diler.
Hristiyanlıkta Berat gecesi :
Af Pazarı: Sütlü gıdalara veda pazarı olarak da adlandırılan Af (Bağışlanma) pazarı, Oruç öncesi dönemin son günü olup Etlere veda pazarından sonraki ve Ortodoksluk pazarından önceki pazardır. Gecesinde kilisede topluca ayin yapılarak Allah'tan af dilenir.
Hinduizmde Berat gecesi:
Şubat veya Mart ayındaki yeni aydan önceki gece, öldüren ve dirilten tanrı Shiva'nın onuruna Maha Shivratri günü düzenlenir. Hindular bütün gün oruç tutar ve Şiva'ya Bael yaprakları sunar. Geceleri Panchakshara mantrası Namah Shivaya'yı okuyarak uyanık kalır, yoğun bir şekilde meditasyon yaparlar. Bugün duaların kabul edildiğine inanılır ve özellikle kadınlar için hayırlıdır. Evli kadınlar kocalarının ve oğullarının sağlığı için dua ederken, evli olmayan kadınlar ideal koca için dua ederler.
------------------------------------