Cenaze - Telkin
Ölü kabre konulup defin işi tamamlandıktan sonra, ölüye telkin verilip verilmeyeceği hususunda âlimlerin çoğunluğuna göre; ölünün kabre konulmakla artık dünyadakileri duymasının mümkün değildir, bu sebeple telkinin ölüye hiçbir faydası olmayacağını ve verilmemesi gerektiğini söylemişlerdir.
Ölünün dirileri duyamayacağını ileri süren alimler delil olarak: "(Ey Rasulüm) sen ölülere duyuramazsın..." (Rûm, 30/52) âyeti ile, "..Sen kabirde bulunanlara işittirecek değilsin. " (Fâtir, 35/22) âyetini zikretmektedirler ve Hz. Peygamber (asm)'in Bedirdeki kuyuya atılmış müşrik ölülerine hitabını da, ashabına va'z ve nasihat olarak nitelendirirler. (el-Hapruti, Abdullâtif, Tekmile-i Tenkihu'l-Kelâm, s. 145, ist.)
İmam Mâlik;
"Ölülerinize Lâilâhe İllellah telkin edin." (Müslim, Sahih, Cenâiz. l, II/631.)
hadisindeki "ölüler" den, "ölüm döşeğindeki hastaların" kastedildiğini belirterek, definden sonra telkine dâir sahih bir haber bulunmadığı için, ölüye telkin vermek mekruhtur, demektedir. (El-Ceziri. I/501; Seyyid Sabık. I/548; Hasan el-Idvi, s. 9-10.)
İmam Şafi'î ise, yukarıda geçen hadisteki "mevtâ=ölüler" kelimesinin hakiki manada olduğunu belirterek, definden sonra telkinin müstehap olduğunu söyler. İmam Ahmed b. Hanbel de Şafi'î ile aynı görüştedir.
İmam Ebü Hanife ise, telkinin ne emredilmiş, ne de yasaklanmış olduğunu, insanların definden sonra telkin verip vermemekte serbest olduklarını söyler. (El-Ceziri, el-Fıkhu Ale'l-Mezâhibil-Erba'a, I, s. 501. Beyrut, 1972.)
Bedir savaşında harbin sonunda Kureyş'den ölenler bir kuyuya dolduruldu. Allah Resulü onlara hitap ederek şöyle buyurdu: "Ey filan oğlu filan ve falan oğlu falan! Allah ve Resulünün size vaad ettiklerini gerçek buldunuz mu? Ben Allah'ın bana vaad ettiğini gerçek buldum." dedi.
Hz. Ömer: "Ey Allah'ın Resulü! Ruhsuz cesetlere nasıl hitab ediyorsunuz?" diye sorunca;
Peygamberimiz: "Benim söylediklerimi siz onlardan daha iyi duyamazsınız. Şu kadar var ki, onlar cevap veremezler." (Müslim, Cennet, 76, 77)
Peygamber Efendimiz bir kabrin yanından geçerken yanındakilere, "Selam size ey mü'minler yurdunun sakinleri!.." diyerek selam vermelerini emir buyurmuşlardır. (Müslim, Cenaiz, 102; Ebu Davud, Cenaiz, 79; Nesâî, Taharet, 109; İbn Mace, Cenaiz, 36, Zühd,36; Muvatta', Taharet, 28)