Ahzab 43.Ayet Tefsiri
هُوَ الَّذ۪ي يُصَلّ۪ي عَلَيْكُمْ وَمَلٰٓئِكَتُهُ لِيُخْرِجَكُمْ مِنَ الظُّلُمَاتِ اِلَى النُّورِۜ وَكَانَ بِالْمُؤْمِن۪ينَ رَح۪يماً
Muhammed Esed Meali
O, size [kendi mesajlarını taşıyan] melekleriyle nimetlerini bahşeder ki sizi karanlıklardan aydınlığa çıkarsın. Ve O, müminler için rahmet kaynağıdır.
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
O, sizi karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için size merhamet eden; melekleri de sizin için bağışlanma dileyendir. Allah, mü’minlere çok merhamet edendir.
Erhan Aktaş Meali
Allah ve melekleri, sizi karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için size salat¹ etmektedir. O, Mü'minlere karşı çok merhametlidir.
1- Destek olmaktadır, yardım etmektedir.
Mehmet Okuyan Meali
O ve melekleri sizi karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için [*] size [salât] ediyor (destek veriyor). [*] (Allah) müminlere karşı çok merhametli olandır.
* Benzer mesajlar: Bakara 2:257; Mâide 5:16; İbrâhîm 14:1; Hadîd 57:9; Talâk 65:11.,Buradaki [yüsallûne] fiili, tıpkı Ahzâb 33:56’da olduğu gibi “yardım etmek, destek olmak” demektir. Bunun delili Enfâl 8:62’dir.
İsmail Yakıt
O, melekleriyle beraber, karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için size her türlü desteği [yusalli]¹⁶ verir. Zira Allah, mü’minlere çok merhametlidir.
16 “Yusalli” fiili, “salla” kökünden gelir. Kök anlam itibariyle “yaslanmak”, “sırtını bir yere dayamak” demektir. Literatürde “namaz kılmak” olarak tercüme edilir. Çünkü namaz kılan kişi, sırtını Allah’a yaslamış demektir. Girmek, dâhil olmak anlamı da vardır. Nitekim Tebbet Sûresi’nde bu anlamdadır. Bu ayette ise, destek vermek, yardım etmek vb anlamına geliyor.
İhsan Aktaş Meali
O (Allah) dır ki, sizi (vahiy mesajıyla) karanlıklardan (cehalet, inkâr ve sapıklıktan) aydınlığa (iman, ilim, medeniyet ve İslamın nûruna) çıkarmak için melekleri ile size salât ediyor (vahiyle size destek veriyor). İman edenlere (ve aynı zamanda çevreye ve insanlara güven verenlere) de oldukça merhametlidir. (*)
(*) Kur’an’da geçen ‘’salât’’ eğer Allah ve meleklerinden olsa, yardım ve destek anlamındadır. Eğer Allah’tan peygamber için bize bir emir ise, yine yardım, destek ve ilgilenmek anlamındadır. Ama eğer peygamberden ise, onun bize yaptığı duası, hayır, rahmet ve bereket dilemesidir. Zaten “Yusalli” fiili, “salât” kökünden gelir. Kök anlam itibariyle “yaslanmak”, “sırtını bir yere dayamak” demektir. Literatürde “namaz kılmak” olarak tercüme edilir. Çünkü namaz kılan kişi, sırtını Allah’a yaslamış demektir. Bu ayette ise, destek vermek, yardım etmek anlamına geliyor. Yani burada da ‘’salât’’ Allah ve meleklerinden olduğu için yardım ve destek anlamındadır. İşte buradaki [yüsallûne] fiili, tıpkı Ahzâb 33: 56’da olduğu gibi “yardım etmek, destek olmak” demektir. Yani kullar veya peygamber için Allah’tan ve meleklerden (علي) ’’âla’’ ile gelen (صلاة)’’salât’’ yardım ve destek anlamındadır. Eğer (أقيموا الصلاة – يقيمون الصلاة )’şeklinde gelirse, ikame edilen namaz demektir. Salâtla ilgili hem aşağıdaki açıklamaya hem de etaylı bilgi için Ahzab- 56. ayetin açıklamasına bkz: Zaten aynı ayette hem Allah için hem de melekler için gelen (يصلي) fiiline iki farklı anlam vermek asla mümkün değildir, yani aynı ifadeye Allah için merhamet anlamı, melekler için ise dua ve istiğfar anlamı verilemez. Bu ndenle ‘’ O, sizi karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için size merhamet eden; melekleri de sizin için bağışlanma dileyendir.’’ şeklindeki bu vb. mealler maalesef hatalıdır. Zaten ayetin konusu da vahiy mesajıyla yüce Allah’ın insanları karanlıklardan aydınlığa çıkarmasıdır. Böylece vahiy mesajıyla onlara yardım ediyor, destek oluyor. Eğer yüce Allah insanlara mesajlarıyla yol göstermezse cehaletin karanlığından çıkamazlar. Yani buna göre yüce Allah melekler eşliğinde gönderdiği mesajları sayesinde onları karanlıklardan aydınlığa çıkarmaktadır. İşte yüce Allah’ın en büyük yardım ve desteği de budur. Ayrıca ((المؤمن من أمنه الناس علي دمائهم Mümin, canları ve malları hususunda insanların kendisinden emin oldukları şeklindeki hadis-î şerifiten de anlaşıldığı gibi ‘’mü’min’’ hem inanan hem de çevreye ve insanlara güven verendir. Bu nedenle ayette parantez içinde bu şekilde meal vermeyi uygun bulduk.