Cuma Namazında Değişmesi Gerekenler
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا إِذَا نُودِيَ لِلصَّلَاةِ مِنْ يَوْمِ الْجُمُعَةِ فَاسْعَوْا إِلَىٰ ذِكْرِ اللَّهِ وَذَرُوا الْبَيْعَ ۚ ذَٰلِكُمْ خَيْرٌ لَكُمْ إِنْ كُنْتُمْ تَعْلَمُونَ (٩)
Ey iman edenler! Cuma günü namaza çağırıldığı (ezan okunduğu) zaman, hemen Allah´ı anmaya koşun ve alışverişi bırakın. Eğer bilmiş olsanız, elbette bu, sizin için daha hayırlıdır. (Cum’a 62:9, Diy. Vakfı)
* Cuma suresi 9. ayete göre bu toplanma erkeklere ait bir toplanma değil; cinsiyet ayrımı yapmaksızın camiler dolmalı..
* Cuma minberinde sadece tek bir kişinin konuşması yerine, herkes söz alarak görüşünü ifade edebilmeli..
* Hutbede rivayet ve masallar yerine, Kuran ayetleri anladığımız dilde söylenmeli. İnsanlar Kuran üzerine düşünmeye, akletmeye, bilime, yardımlaşmaya teşvik edilmeli.
* Toplumun güncel sorunları da konuşulmalı..
* Anlamadığımız dilde okunan Kuran fayda sağlamıyor. Kuran Türkçe olarak, ağır ağır ve düşünerek (Bakınız Müzemmil suresi,4) okunmalı.. ALLAH, anladığımız dilde bilinçli şekilde anılmalı..
* Camideki bütün şirk unsurları temizlenmeli. SADECE ALLAH övülüp yüceltilmeli.
* Çevrede yardıma ihtiyaç aileler tespit edilip, ihtiyaçları giderilmeli.. Her cami cemaati kendi çevresiyle ilgili bu çalışmayı yapmalı, kimin ne sıkıntısı varsa tespit edilmeli ve haftada bir kez gerçekleşen bu toplantılarda kalabalığın dayanışmasıyla sorunlar çözülmeli..
* Siz de bu maddelere ek olabilecek tavsiyelerinizi, gördüğünüz yanlışları lütfen yazınız..
“Cuma namazı nidayı (müezzinin sesini) işiten herkese farzdır.” (Ebû Davud, Cuma, l056)
Tarık İbnu Şihab (ra): Resulullah (sav) buyurdular ki: "Cuma namazı, dört kişi hariç geri kalan her müslüman üzerine cemaat içinde yapması gereken vacib bir hakk'dır. Cumadan istisna edilen bu dört kişi şunlardır: Köle, kadın, çocuk ve hasta."
[Cuma Namazının Fazileti Vücubu Ve Ahkamı - NAMAZ BÖLÜMÜ Ebu Davud, Salat 215, (1067)]
"Allah'a ve âhiret gününe inananlara cuma namazı farzdır. Ancak yolcu, köle, çocuk, kadın ve hastalar bundan müstesnadır." (Ebû Dâvud, I, 644, H. No: 1067; Dârakutnî, II, 3; Bağavî, Şerhu's-Sünne, I, 225)
Ebu Davud, Tarık b.Şihab’ın Resulüllah sallallahü aleyhi ve sellemi gördüğünü ancak ondan bir şey işitmediğini bu hadisin arkasına not etmiştir.
Abdullah b. Ömer radiyellahü anh şöyle dedi: “Peygamber sallallahü aleyhi ve sellem Cuma namazından sonra mescidden ayrılıncaya kadar namaz kılmaz, ayrılınca evinde[20] iki rekat kılardı.” (Buhârî, Cuma, 39; Müslim, Cuma, 71)
Ebu Hureyre radiyellahü anh Resulullah sallallahu aleyhi ve sellemin şöyle buyurduğunu rivayet ediyor: “Sizden biri Cumayı kıldıktan sonra dört rekat namaz kılsın.” (Müslim,Cuma, 67; Ebû Davud, Cuma, l131) Ebu Hureyre radiyellahü anh Resulüllah sallallahu aleyhi ve sellemin şöyle dediğini rivayet etmiştir: “Cumadan sonra namaz kılacak olursanız dört rekat kılın.” (Müslim, Cuma, 68; Ebû Davud, Cuma, l131; Tirmizi, Cuma, 523)
Allah Resûlü, cemâat geciktiğinde, onları namaz için beklerdi. (Buhârî, Müslim, Ebu Davut, Nesei-1012) Kadınlar da namazda cemâate katılırlardı. (Buhârî, Müslim, Ebu Davut, Nesei, Tirmizî, İbn-i Mâce-1014)
Allah Resûlü saf düzenini şöyle yapardı: Birinci safta erkekler, onların arkasında çocuklar, en arka bölümde ise kadınlar dururdu. (Dâvûd-1743)
Kadınlarla aynı mekânda kılındığı takdirde, onların saflarının en hayırlısı da erkeklere en uzak olan saftır.
Sıddık Hasen b. Ali: "Cuma namazı için devlet başkanı, şehir, muayyen sayı, cami ve tek camide kılınma gibi şartların aranacağına dair Kitâb ve Sünnetten hiçbir delili yoktur." (er-Ravzatü'n-nediyye, c. I, s. 134-136.)
Bu nakilleri çoğaltmak mümkündür. Bizim varmak istediğimiz netice ise ittifak edilen şartlar dışında kalan şartlar üzerinde fazla durmamak ve bunlara riâyet edeceğim diye cuma namazı gibi büyük bir ibâdeti terk veya iptâl eylememektir.
İmam Muhammed'e göre kayıtsız şartsız birden fazla camide cuma namazı kılınabilir. Bu görüş Ebû Hânife'den de nakledilmiştir. (Fethu'l-Kadîr, c. I, s. 411. Diğer mezhebler için bkz. İbn Kudâme. age., c. II, 248; Gazzâlî, İhyâ, c. I, s. 186)
İbn-Hümâm (Ebû Ca'fer'den naklen): "Haklı bir sebebe dayanmadan veya zarar vermek için sultan cumaya izin vermese de cuma kılınabilir."
(Fethu'l-kadîr, c. I, s. 409)
Gazzâlî: "Sultanın hazır bulunması veya izni şart değildir; fakat izin almak daha iyidir." ( İhyâu ulûmi'd-dîn, c. I, s. 184)
Hz. Osman şunları söylemiştir:
"Namaz insanların edâ ettiği amellerin en iyilerindendir. Onu hakkıyle kılıyorlarsa sen de onlarla beraber kıl, kötü yapıyorlarsa kötülüklerine katılma. İmam Ahmed b. Hanbel de şöyle demiştir: "Şam'da fitne dokuz sene sürmüş ve bu esnada cuma kılınmıştır." (el-Muğnî, c. II, s. 245)
Hadîslere ve İslâm âlimlerinin tetkiklerine göre:
1. Cumadan önce camiye gelen kimsenin iki rek'at tahiyyetü'l-mescid kılması, zamanı varsa bir miktar da nâfile namaz kılması sünnettir. İkincisini evinde de kılabilir.
2. Cumanın farzı iki rek'attır.
3. Cumadan sonra camide kılınacaksa dört, evde kılınacaksa iki rek'at namaz kılmak sünnettir.
4. Müctehidlerin ekseriyetine göre sünnet namazları evde kılmak daha iyidir. (. İbn Kudâme, el-Muğnî, c. II, s. 269-270, İbn-Hümâm, age., c. I, s. 42, İbn Kayyim, age., c. I, s. 118-122; Şevkânî, age., c. III, s. 297-299 Ebû Dâvûd, ma'a Avni'l-Ma'bud, c. I, s. 238)
Hatipler de Hz. Peygamber'in (sav) sünnetinden ayrılmayarak hutbeyi ölçülü tutmalı, halkı bîzâr etmemelidirler.
Hele zuhr-i âhiri kılmadan veya imamla beraber duâ etmeden camiden çıkan müslümanı kınamanın İslâm'da yeri olmasa gerektir.
(Hayrettin Karaman, Cuma günü ve namazı makalesi)