Hanif nedir ? Kuranda ve Hadislerde Hanif
22. Hacc 31. Ayet - Hanif nedir
Arapça sözlüklere göre “hnf” kelimesinin kökü “meyletmek, yönelmek” anlamındadır.
Eğildiğinde, kırılmayan yaş çalıdır, daldır.Esnemesi sebebiyle böyle denmiştir.
Rabbimiz bize, fıtrat dinine doğru esnememizi, bir ayçiçeğinin güneşe doğru esnemesi gibi, O'nun yoluna doğru esnememizi emreder.
Kur'an'da ikisi çoğul (hunefa) olmak üzere- Hacc 31,beyyine 5..) toplam 12 yerde geçer..
Bakara 135, Ali imran 67-95, Nisa 125, Enam 79-161, Yunus 105, Rum 30, Nahl 120-123
Bakara 135
(Yahudiler ve hıristiyanlar müslümanlara:) Yahudi ya da hıristiyan olun ki, doğru yolu bulasınız, dediler. De ki: Hayır! Biz, hanîf olan İbrahim'in dinine uyarız. O, müşriklerden değildi.
(Hanîf, her türlü batıl dinden uzak durup, yalnızca hak dine yönelen kişi demektir.)
Âl-i İmrân 67
İbrahim, ne yahudi, ne de hıristiyan idi; fakat o, Allah'ı bir tanıyan dosdoğru bir müslüman idi; müşriklerden de değildi.
Âl-i İmrân 95
De ki: Allah doğruyu söylemiştir. Öyle ise, hakka yönelmiş olarak İbrahim'in dinine uyunuz. O, müşriklerden değildi.
Nisâ 125
İşlerinde doğru olarak kendini Allah'a veren ve İbrahim'in, Allah'ı bir tanıyan dinine tâbi olan kimseden dince daha güzel kim vardır? Allah İbrahim'i dost edinmiştir.
(Peygamberler, Allah’ın elçileri olma bakımından farksız olmakla beraber bazı özellik ve imtiyazlarıyle birbirinden farklıdırlar. Bu cümleden olarak Hz. Musa’ya «kelîmullah», Hz. İsa’ya «rûhullah», Hz. Muhammed Mustafa’ya «habîbullah» denildiği gibi, Hz. İbrahim’e de «halîlullah» denilmiş ve yukarıdaki âyet bu vasıflamaya kaynak olmuştur.)
En’âm 79
Ben hanîf olarak, yüzümü gökleri ve yeri yoktan yaratan Allah'a çevirdim ve ben müşriklerden değilim.
(«Hanîf» Allah’ı bir bilen, Hakk’a yönelen ve bâtıldan hoşlanmayan anlamını ifade eder. Hz. İbrahim’in bu davranışından maksat, gerçekten Allah’ı aramak mı, yoksa gök cisimlerine tapanları kınamak, onların gittiği yolun yanlış ve yaptıklarının bir sapıklık olduğunu göstermek midir? Bu hususta müfessirler ihtilâf etmişlerdir. Ancak ikinci görüş gerçeğe daha yakındır. Çünkü 74. âyette putlara taptıkları için babasını ve kavmini ağır bir dille kınaması Hz. İbrahim’de tevhid inancının mevcut olduğunu göstermektedir. Nitekim 78. âyetin sonu da bunu vurgular.)
En’âm 161
De ki: Şüphesiz Rabbim beni doğru yola, dosdoğru dine, Allah'ı birleyen İbrahim'in dinine iletti. O, ortak koşanlardan değildi.
Yûnus 105
«Ve (bana) hanîf (Allah’ın birliğini tanıyıcı) olarak yüzünü dine çevir; sakın müşriklerden olma, diye (emredildi).»
Nahl 120
İbrahim, gerçekten Hakk'a yönelen, Allah'a itaat eden bir önder idi; Allah'a ortak koşanlardan değildi.
Nahl 123
Sonra da sana: «Doğru yola yönelerek İbrahim'in dinine uy! O müşriklerden değildi» diye vahyettik.
Rûm 30
(Resûlüm!) Sen yüzünü hanîf olarak dine, Allah insanları hangi fıtrat üzere yaratmış ise ona çevir. Allah'ın yaratışında değişme yoktur. İşte dosdoğru din budur; fakat insanların çoğu bilmezler.
( «Hanîf» eğriliğe sapmaksızın doğru yoldan giden demektir. Terim olarak, İbrahim Peygamber’in tevhîd, yani «Allah’ı bir tanıma dini» manasında kullanılır. Bir Allah’a inanan kimseye de «hanîf» denir. Buhârî’nin Ebu Hüreyre’den rivayet ettiği bir hadise göre, her çocuk, fıtrat üzere (tevhide meyilli) doğar; sonra ana-babası onu yahudi, hıristiyan veya mecusî yapar. İşte âyette zikredilen «fıtrat», Allah’ın insanları doğuştan, «tek Allah inancı» na yatkın yarattığını ifade etmektedir.)
Beyyine 5
Halbuki onlara ancak, dini yalnız O'na has kılarak ve hanifler olarak Allah'a kulluk etmeleri, namaz kılmaları ve zekât vermeleri emrolunmuştu. Sağlam din de budur.
Hadislerde Hanif :
“Allah, ‘kullarımın hepsini hanîf olarak yarattım’ buyurdu” (Müsned, IV, 162; Müslim, “Cennet”, 63).
“Ben Yahudilik ve Hıristiyanlık’la değil kolaylaştırılmış Haniflik’le gönderildim” (Müsned, V, 266; VI, 116, 233)