Kuran Kelime ve Kavramları
Hırs/Harese : Bakara 2.96 - "İnsanlar içinde dünya hayatına en hırslı olanların onlar olduğunu görürsün. Hatta bu hırsta müşriklerden bile daha ileridirler. Onlardan her biri bin yıl yaşamak ister. Fakat uzun ömür onu cezadan uzaklaştıracak değildir. Allah, onların bütün yaptıklarını görür."
-Keskin diken devenin ağzında yaralar açar, o yaralardan kan akmaya başlar. Tuzlu kan dikenle karışınca bu tat devenin daha çok hoşuna gider. Böylece yedikçe kanar, kanadıkça yer, bir türlü kendi kanına doyamaz ve engel olunmazsa kan kaybından ölür deve. Bunun adı haresedir.
Nüşuz : AYAĞA KALKMA, fahşiyat,
Nisa 34 Nüşuz iffetsizlik demek değildir . Kalkıp gitmesinden korktuğunuz kadına yapma etme gitme diye öğüt verirsin. Şiddetle, zorla geri döndüremezsin. Aynı fiil Nisa 128 kocanın kalkıp gitmesinden korktuğunuzda uzlaşın….(Kalkma kalkışma isyan etmek).
Mücadele 11 nüşuz size kalkın denildiğinde kalkın (darabe ve nüşuz kasıtlı yanlış çevirmiştir )
Müheymin: Himaye eden, Koruyan, Değerlerin, ilkelerini korunmasıdır. Bir kuşun, yavrularını korumak için yuvası üzerinde uçup durması, onları gözetlemesi gibi Allah da kullarına karşı Müheymin'dir.
Ramazan: Arapçada Bu kelime iki kökten gelir. "Ramad" kökünden gelirse "kavurucu ateş, sıcak" anlamına gelir; Ramazan her yıl gelir ve bizim kötülüklerimizi yakar yok eden, bizi iyiliğe çeviren ay demektir. "Ramda" kökünden gelirse "sonbahar yağmuru" anlamına gelir; Sonbahar yağmuru yazdan sonra oluşan tozu, pası ortadan kaldırdığı gibi Ramazan da bizim 11 ayda oluşmuş kötülüklerimizi temizler.
Sude: çiğ düşmesi
Mublis (مبلس) : ümidini yitirmiş (Muminûn 77, Rum 49)
Müheymin : kuşun korumak için yeni doğan yavruları üzerine titremesi, himaye etmesi.
Hududullah : Allahın sınırları, bunla kastedilen insanların hukukunun sınırlarıdır.
Suht ( سحت): Her türlü haksız kazanç elde etmek, insana zararlı yiyecek ve içecekler.
Rabbânilerin ve hahamların, onları günâh söz söylemekten, harâm yemekten menetmeleri gerekmezmiydi? Yaptıkları şey ne kötüdür! (Mâide 5:63
Velî: “Yardım eden, Yol gösteren, Aydınlatan, Şefaat eden, Koruyan, Hak ve Yetki sahibi ” manalarına gelir. Kuranda 13 kadar yerde Allahın vasfı şeklinde geçer.
YEGŪS (يغوث) : Kelimenin “yardım etmek” anlamındaki GAVS kökünden türediği, kendisinden yardım istendiği için putun bu adla anıldığı, “yağmur yağdırmak” anlamındaki gays köküyle de bağlantı kurularak “yağmur yağdıran” mânası da verildiği (İbn Düreyd, s. 96, 153; Yâkūt, V, 439) ve menşeinin Güney Arabistan olduğu ifade edilmektedir (Jeffrey, s. 291-292). Ancak kelimenin aslının İbrânîce’den veya ona yakın bir dilden yahut Tevrat’ta adı geçen ve Edomiler’in atası olan Yeuş’tan geldiği de söylenmektedir (Mustafavî, XIV, 257; Elmalılı, VIII, 355; Smith, s. 43, 226). Kur’ân-ı Kerîm’de “yegūs” kelimesi Nûh kavminin taptığı putlar arasında zikredilir ve Nûh kavminden inkârcıların, “Sakın ilâhlarınızı, hele Ved, Süvâ‘, Yegūs, Yeûk ve Nesr’i asla terketmeyin” dedikleri belirtilir (Nûh 71/23).
Kaynak : (TDV Ansiklopedi, Yegûs maddesi).
Zebur : yazılmış kitap anlamındadır, zebere yazı yazmak, mizber kalem demektir. Kuranda 11 yerde geçer. Kıstas hadisinde peygamber mizber (kalem) istedi şeklinde geçer. Zebur sadece Hz. Davud'a verilen kitap değil, ondan önceki resullere de verilmiştir (Aliimran 184,Nahl 44, Fatır 25). Hz. Davud'a da bir Zebur verilmiştir (Nisâ 163,İsra 55)
Zenim (زَنِيم) Kalem Sûresi, 13. Ayetinde geçen
Kelimenin kökü; "ز-ن-ي (z-n-y)" harflerinden oluşan "زِنًى (zinen) = ZÎNÂ" anlamındaki sülasi fiilden gelir.
Zinâ fiilinin sıfât-ı müşebbehe kalıbından bir isimdir.
Anlamı : «Zînâ Ürünü, Soyu-Sopu Belirsiz, Gayri Meşru Evlatlık, Nesepsiz, Piç Yaftası Yemiş, (kabaca;) Piç Damgalı veya Piç Kurusu!» demektir.
عُتُلٍّ بَعْدَ ذٰلِكَ زَن۪يمٍ!(!Utıllin, ba'de zalike Zenîm) (Kalem 13)
Meali: «Kalın Kafalı, hem de öyle ki Piç Kurusu!»