Yaklaşık 1.900 yıl önce büyük bir deprem Likya kentlerini yıktı.
Myra’nın dev tiyatrosunu yeniden ayağa kaldıran kişi ise bir imparator değil, komşu kentte yaşayan zengin bir Anadolu hayırseveriydi.
MS 141’de meydana gelen deprem, bugün Antalya’nın Demre ilçesinde bulunan Myra’yı ağır biçimde etkiledi. Kentin tiyatrosu da büyük ölçüde zarar gördü.
Yardım, yaklaşık 50 kilometre uzaklıktaki Rhodiapolis’ten geldi.
Likya’nın en varlıklı kişilerinden Opramoas, depremde zarar gören kentlerin yeniden kurulması için servetini kullandı. Myra’ya yaptığı destekle tiyatro yeniden inşa edildi ve Antoninler döneminin görkemli mimarisiyle donatıldı.
Ortaya yaklaşık 11 bin kişinin aynı anda oturabildiği, Likya Bölgesi’nin en büyük tiyatrolarından biri çıktı.
İki katlı anıtsal sahne cephesi; mermer sütunlar, tanrı ve kahraman kabartmaları, tiyatro maskeleri ve heykellerle süslenmişti. Binlerce insan burada oyunları, törenleri ve kent yaşamının önemli buluşmalarını izliyordu.
Tiyatronun hemen arkasında ise çok daha eski bir dünyanın izleri yükseliyordu:
Kayalara oyulmuş Likya mezarları…
Ahşap ev cephelerini taklit eden bu mezarlar, Myra’nın Roma’dan yüzyıllar önce de güçlü bir kent olduğunu gösteriyordu.
Myra; Likya Birliği’nde üç oy hakkına sahip altı büyük kentten biriydi. Yakındaki Andriake Limanı sayesinde Akdeniz ticaretine bağlanıyor ve antik kaynaklarda “en parlak kent” olarak anılıyordu.
Yüzyıllar sonra kentin büyük bölümü Demre Çayı’nın taşıdığı alüvyonların altında kaldı.
Fakat tiyatro ve kayalara oyulmuş mezarlar hâlâ ayakta.
Bugün Demre’de gördüğümüz bu dev yapı, yalnızca Roma mühendisliğinin değil; bir felaketin ardından başka kentlere yardım eden bir Anadolu insanının da yaklaşık 1.900 yıllık hatırası.