İslam felsefesinde “Üç Kardeş Problemi”
“İhve-i Selâse” adı verilen bu problem, Hasan el-Eş‘arî ile hocası Muhammed el-Cübbâî arasında geçen bir münazara ile gündeme gelmiştir.
Bahsi geçen münazarada el-Eş‘arî, hocası el-Cübbâî’ye şöyle sorar:
“Üç kardeş düşünelim. Büyükleri mümin, ortancası kâfir, küçükleri ise henüz reşit olmadan ölmüş olsun. Bunların ahiretteki durumları ne olacaktır?”
Cübbâî bu soruya, “Birincisi cennete, ikincisi cehenneme konulacak; üçüncüsü ise azaptan kurtulmakla birlikte cennete giremeyecektir.” şeklinde cevap verir.
Bunun üzerine el-Eş‘arî, küçük kardeşin şöyle bir itirazda bulunabileceğini söyler:
“Rabbim! Bana da ömür verseydin, sana iman ve itaat ederek yaşasaydım ve cennete girseydim. Benim için en uygun olanı yapman gerekirdi. Öyleyse neden bana böyle bir imkân tanımadın?”
Bu soru, İslam düşünce tarihinde İhve-i Selâse (Üç Kardeş) problemi olarak bilinen tartışmanın temelini oluşturur.