Cariye ile efendisinin cinsei ilişkisi nikahsız helal mi?
Cariyeler ve Cinsellik (Teserri ve İstifraş)
Öncelikle bilinmelidir ki kölelikle ilgili de cariyelikle ilgili de İslam insanlara sınırsız bir muamele hakkı tanımamıştır. Bu konuda gayet net sınırlamalar getirmiş, ilkeler koymuştur.
Örneğin sahip olunan cariyelerin tamamıyla sınırsız bir şekilde cinsel ilişki kurmak mümkün değildir.
Cariyelerle cinsel ilişki konusu İslam hukukunda veya geleneksel fıkıhta “İstifraş” kavramıyla ifade edilmiştir. İstifraş kelimesi kadın bir köleyi odalık almak manasına gelmektedir. Bu konudaki bir başka kavram da “Teserri” kavramıdır. Teserri, satın almak suretiyle cariye edinmek, istifraş ise edinilen cariyeyle cinsel ilişki anlamında kullanılmaktadır.
Nur Suresi 32. (İçinizden evli olmayanlar ile erkek ve kadın esirlerinizden uygun durumda olanları evlendirin. Yoksul iseler Allah, kendi ikramıyla onların ihtiyacını giderir. İmkânları geniş olan ve her şeyi bilen Allah’tır). Ayette “evli olmayanlar ile erkek ve kadın esirlerin evlendirilmesi” emri varken, 33. ayette de evlenemeyenlerin namuslarını korumaları emrediliyorken esir veya hür herhangi bir kişinin evlilik dışı ilişkiye girmesi düşünülebilir mi?
Nikâh-ı tenezzühî (veya nikâh-ı tenezzüh), Hanefî mezhebinde mülkiyetinde (cariyelik statüsünde) bulunan bir kadının aslında hür olma ihtimali veya mülkiyetinin tam olarak sahih olmama şüphesi durumunda, zina endişesini ve harama düşme ihtimalini gidermek amacıyla ihtiyatla kıyılan bir nikâh türüdür.
Klasik İslam hukukuna göre, savaşta esir alınarak cariye statüsüne geçirilen bir kadınla, sahibi nikah yapmadan cinsel ilişkiye girebilir. Bunun için kadının rızası ayrıca aranan bir şart değildir. Kadının daha önce evli olması da bu ilişkiye engel sayılmamıştır.
Bu hükmün dayanakları:
1. Nisâ 24: "Sahip olduğunuz bulunan cariyeler hariç, evli kadınlar size haram kılındı."
Diyanet'in Kur'an Yolu tefsiri, buradaki istisnanın cariyeleri kapsadığı konusunda görüş birliği bulunduğunu belirtiyor. (Kaynak: https://kuran.diyanet.gov.tr/tefsir/Nis%C3%A2-suresi/517/24-ayet-tefsiri)
2. Müminun 5-6: "Onlar eşleriyle veya sahip oldukları (cariyeler) ile (ilişkiden dolayı) kınanmazlar."
Bu ayette eşler ile cariyeler ayrı kategorilerde sayılmıştır. Klasik fıkıhta cariye ile cinsel ilişki için ayrıca nikahın gerekli görülmemesinin temel dayanaklarından biri bu ayettir.
(Kaynak: https://kuran.diyanet.gov.tr/tefsir/M%C3%BC'min%C3%BBn-suresi/2678/5-7-ayet-tefsiri)
3. Sahih Müslim, 1456:
Ebû Saîd el-Hudrî'nin rivayetine göre, Evtâs Savaşı'nda Müslümanlar kocaları bulunan kadınları esir aldılar. Sahabeler, bu kadınların evli olmaları nedeniyle onlarla cinsel ilişkiye girmekten çekindiler. Bunun üzerine Nisâ 24'teki istisna hükmünün indiği rivayet edilir.
Sahih Müslim'de bu rivayetin bulunduğu bölümün başlığı da oldukça açıktır:
"Esir kadının hamile olmadığının anlaşılmasından sonra onunla cinsel ilişkinin caiz olması ve evliyse esaret nedeniyle evliliğinin sona ermesi"
Bu kaynaklarda nikah ve kadının cinsel ilişkiye rızası, ayrıca aranan bir şart olarak belirtilmez.
(Kaynak: https://sunnah.com/muslim:1456a)
4. TDV İslâm Ansiklopedisi, "Köle" maddesi:
Konuyu en açık biçimde ortaya koyan kaynaklardan biridir. Şu ifadeye yer verilir:
"Efendinin cariyesini istifraş etmesi onun hakkı, kölenin de vazifesi olarak kabul edilmiştir."
İstifraş, efendinin cariyesiyle cinsel ilişkide bulunması demektir. Maddede, cariyenin efendisinin cinsel isteklerine direnmesinin pratikte mümkün görülmediği de açıkça ifade edilir.
(Kaynak: https://islamansiklopedisi.org.tr/kole)
Ancak bir ilişkinin klasik fıkıhta caiz kabul edilmesi, onun ahlaken doğru olduğu anlamına gelmez. Özgürlüğü elinden alınmış, karşı çıkma imkanı bulunmayan bir kadınla rızası dışında cinsel ilişkiye girilmesi, bugünkü insan hakları ve cinsel dokunulmazlık anlayışına göre tecavüzdür. Kutsal olduğu söylenen bir metinde böyle bir uygulamaya izin verilmiş olması da bu gerçeği değiştirmez.
"Efendinin, cariyesi ile karı-koca hayatı yaşama hakkına "istifrâş hakkı" diyoruz. Efendinin köle veya câriye üzerinde sahip olduğu mülk-i menfaatten kaynaklanan onları çalıştırma hakkına ise "istihdam hakkı" diyoruz. Câriye demek, efendinin birinci derecede istihdam hakkı bulunduğu kadın köle demektir. Efendilerin istifrâş hakkına, yani istedikleri zaman cinsî münasebet hakkına sahip oldukları cariyelerin hususî statüleri vardır." https://sorularlaislamiyet.com/osmanli-padisahlarinin-cok-cariyelerle-beraber-olduklarini-soyluyorlar-osmanli-padisahlari
"Nikahsız evlilik yoktur ! Her padişah evlendiği her bir kişiyle nikah yapmıştır. Ama kişilerin statüsüne göre bu özgür kadın nikahı ya da (köle, cariye, istifraş) nikahı olarak ikiye ayrılır. Sizin sorunuzda geçen mevzu şu, ilk kez Kanuni Sultan Süleyman cariye nikahı ile evlendiği bir kadına sonradan özgür kadın nikahı yapmıştır. Bu kişi de Hürrem Sultan‘dır". (Talha Uğurluel , İlahiyatçi, Tarihçi)
Nisa 3: “(Eğer adalet yapmamaktan korkarsanız, yalnız bir taneyi nikahlayın yahut da mülkül-yemin ile sahip olduğunuz cariyeleri nikahlayın". Ancak, cariyeleri nikahlamaktan maksat, gerçek nikah yoluyla değil, mülkül-yemin yoluyla onlarla evlenmektir. (Şevkani)
* Kur'an'daki esir alınarak cariye edilmiş kadınlar ile ilgili ayetle ve fıkhi hükümlerin izdüşümü Tevrat ve Yahudi hukuku Halaha'dır.
Yasanın Tekrarı 21:10-14:
"Düşmanlarınıza karşı savaşa gittiğinizde, Tanrınız Rab onları elinize teslim eder ve siz de tutsaklar alırsanız; tutsaklar arasında güzel bir kadın görüp onu beğenir ve kendinize eş olarak almak isterseniz, onu evinize getireceksiniz. Kadın başını kazıtacak, tırnaklarını kesecek ve tutsaklık giysisini üzerinden çıkaracak. Evinizde oturup bir ay annesiyle babası için yas tutacak. Ondan sonra onun yanına girip kocası olabilirsiniz, o da sizin karınız olacak.
Eğer ondan hoşnut kalmazsanız, onu özgür bırakacaksınız; kesinlikle parayla satmayacaksınız ve ona bir köle gibi davranmayacaksınız, çünkü onun onurunu kırdınız."
Sayılar 31:17-18:
"Şimdi bütün erkek çocukları ve erkekle yatmış bütün kadınları öldürün. Ama erkekle yatmamış bütün genç kızları kendiniz için sağ bırakın."
Yasanın Tekrarı 20:13-14:
"Tanrınız Rab kenti elinize teslim edince, orada yaşayan bütün erkekleri kılıçtan geçirin. Kadınları, çocukları, hayvanları ve kentteki her şeyi, bütün malı yağmalayabilirsiniz. Tanrınız Rab'bin size verdiği düşman malını yiyebilirsiniz."
Tevrat’ın savaş hukuku kurallarına göre (örneğin Yasanın Tekrarı 20 ve 21):
Savaşta kâfir milletlerden evli bir kadın esir alındığında, galip gelen taraf için o kadının eski evliliği Tevrat'a göre sona ermiş kabul edilir.
Yasanın Tekrarı 21:10-14 uyarınca, esir alınan kadın ancak 1 aylık yas süresinden sonra kendisini esir alan kişiyle evlenebilir. Fakat kadının eski kocası esir olarak sağ kalmış olsa bile, esaret durumu kadının eski evlilik bağını Tevrat'ın savaş hukuku çerçevesinde koparmış sayılır.