يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِذَا قُمْتُمْ اِلَى الصَّلٰوةِ فَاغْسِلُوا وُجُوهَكُمْ وَاَيْدِيَكُمْ اِلَى الْمَرَافِقِ وَامْسَحُوا بِرُؤُ۫سِكُمْ وَاَرْجُلَكُمْ اِلَى الْكَعْبَيْنِۜ وَاِنْ كُنْتُمْ جُنُبًا فَاطَّهَّرُواۜ وَاِنْ كُنْتُمْ مَرْضٰٓى اَوْ عَلٰى سَفَرٍ اَوْ جَٓاءَ اَحَدٌ مِنْكُمْ مِنَ الْغَٓائِطِ اَوْ لٰمَسْتُمُ النِّسَٓاءَ فَلَمْ تَجِدُوا مَٓاءً فَتَيَمَّمُوا صَع۪يدًا طَيِّبًا فَامْسَحُوا بِوُجُوهِكُمْ وَاَيْد۪يكُمْ مِنْهُۜ مَا يُر۪يدُ اللّٰهُ لِيَجْعَلَ عَلَيْكُمْ مِنْ حَرَجٍ وَلٰكِنْ يُر۪يدُ لِيُطَهِّرَكُمْ وَلِيُتِمَّ نِعْمَتَهُ عَلَيْكُمْ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Ey iman edenler! Namaz kılmaya kalkacağınız zaman yüzlerinizi, dirseklere kadar ellerinizi yıkayın; başlarınızı meshedin, ayaklarınızı da topuk kemiklerine kadar (yıkayın). Eğer cünüp olursanız temizlenin. Şayet hasta veya yolculuk halinde veya içinizden biri ayak yolundan gelirse yahut kadınlarla cinsel ilişkide bulunursa, bu hallerde su bulamadığınız takdirde temiz bir toprağa yönelin (teyemmüm edin), yüzünüzü ve ellerinizi onunla meshedin. Allah size herhangi bir güçlük çıkarmak istemez, fakat O sizi tertemiz kılmak ve üzerinizdeki nimetini tamamlamak ister ki şükredesiniz.
*Bu âyete teyemmüm âyeti denir. Bu âyet, Hz. Aişe (r.a)’nın gerdanlığını kaybettiği seferde geceleyin susuz bir mevkide abdest almak mümkün olamadığından dolayı nâzil olmuştur ve özellikle teyemmümü emretmektedir. (Buharî, Müslim) Zîrâ abdest, bu âyetten önce Mekke’de namazın farz kılınmasından beri vardı. Bu âyet nâzil oluncaya kadar Peygamberimiz abdest almadıkça asla konuşmaz ve selam almazdı. Esasen bu âyet, abdestin her ibâdet için değil, namaz için farz olduğunu açıklamak ve Peygamberimize bir ruhsat olarak indirilmiştir.
Sünnetteki uygulamaya göre başın saçlı kısmının en az dörtte birinin, bir defa mesh edilmesi farzdır. Âyette, kulaklarla ilgili hüküm yoktur. Ancak kulak başa dâhil olduğu için onun da aynı ıslaklıkla mesh edilmesinde bir mahzur yoktur. Peygamberimiz bu şekilde yapmıştır. (Kurtubî)
Âyetteki (وَأَرْجُلَكُمْ) kelimesi, meşhur kıraatlerde mansub olarak okunur. Buna göre, çıplak ayakların yıkanması gerekir. Sünnetteki uygulama da böyledir. Hattâ Peygamberimiz, ayaklarını yıkarken topukları kuru kalan birisini: “vay, şu ökçelerin ateşten haline” diyerek tekrar yıkamasını emretmiştir. Ancak sünnetteki uygulamada ayağa giyilen mest ve çorap üzerine mesh etmek de vardır. Bu âyetin mecrur olarak okunması halinde ise ayakların mesh edileceği anlaşılır. Bu konudaki mezhepler arası görüş farklılıkları, fıkıh kitaplarında mevcuttur.
Çıplak ayaklara meshi caiz görmek ayetin sonundaki (لِيُطَهِّرَكُمْ) ifadesine ters düşmektedir. Bir de buradaki murad sadece mesh olsa idi (اِلَى الْكَعْبَيْنِ) ifadesine lüzum kalmazdı. Hâsılı ayaklar hakkında yıkamak emri muhkem, mesh emri mücmeldir ve konu sünnet ile de beyan olunmuştur. Ancak bu âyetin, iki şekilde de anlaşılmaya müsâit olması, ayakların da mestli iken mesh edilebileceğine bir işaret olarak, düşünülebilir. Zîrâ el ve yüzün mesh edilmesi, mümkün değildir.
Cemal Külünkoğlu Meali
Ey iman edenler! Namaza kalkacağınız zaman yüzlerinizi, dirseklere kadar ellerinizi yıkayın ve başlarınızı meshedip her iki topuğa kadar da ayaklarınızı yıkayın/meshedin ....
*Ayetin ilgili kısmında şu ifade yer alır: “Başlarınıza meshedin ve ayaklarınıza da topuklara kadar…”. Burada geçen “ercülekum” (ayaklarınız) kelimesi, Arapça dilbilgisi açısından iki farklı fiile bağlanabilecek bir yapıya sahiptir. Kelime, irab yönünden hem yıkamayı ifade eden fiile (yüz ve ellerle birlikte) hem de mesh fiiline (baş ile bağlantılı olarak) atfedilebilmektedir. Bu dilsel özellik, ayetin hem “ayaklarınızı yıkayın” hem de “ayaklarınıza meshedin” şeklinde okunmasına imkân tanımaktadır.
Mustafa İslamoğlu Meali
SİZ ey iman edenler! Namaza kalkacağınız zaman yüzünüzü, ellerinizi ve dirseklere kadar kollarınızı yıkayın ve (ıslak) ellerinizle başınızı meshedin ve bileklere kadar ayaklarınızı da (yıkayın veya meshedin) ....
Kıraat imamlarından Nâfi, İbn Âmir, Hafs, Kisâî ve Yakub’un okuyuşuna göre âyet ayakların yıkanmasını, geri kalanının okuyuşlarına göre ayaklara meshedilmesini emreder. Ebubekir er-Râzî, her ikisini de “meşhur kıraat” olarak verir (Garibu’l-Kur’an, r-c-l md). Ehl-i Sünnet okuluna mensup âlimlerin çoğunluğu birincisini, Ehl-i Beyt okulu mensupları ikincisini tercih ederler. Taberî ise her iki okuyuşu da sahih bulur.
Kıraat imamlarından Nâfi, İbn Âmir, Hafs, Kisâî ve Yakub’un okuyuşuna göre âyet ayakların yıkanmasını, geri kalanının okuyuşlarına göre ayaklara meshedilmesini emreder. Ebubekir er-Râzî, her ikisini de “meşhur kıraat” olarak verir (Garibu’l-Kur’an, r-c-l md). Ehl-i Sünnet okuluna mensup âlimlerin çoğunluğu birincisini, Ehl-i Beyt okulu mensupları ikincisini tercih ederler. Taberî ise her iki okuyuşu da sahih bulur.
Erhan Aktaş Meali
Ey Îmân Edenler! Salâta1 duracağınız zaman, yüzlerinizi ve ellerinizi -dirseklerinizle beraber- yıkayın. Başlarınızı ve -aşık kemiklerinizle beraber- ayaklarınızı mesh edin.2 ....
1- Namaza. 2- Abdest alırken, esas olan şey ayakların mesh edilmesidir. Ayakları yıkamak, abdestin koşullarından değildir. Dikkat edilirse teyemmüm etmede abdest alırken yıkanan azalar sayılmıştır. Teyemmüm edilecek azalar arasında ayakların sayılmaması, abdest alırken ayakların yıkanmasının şart olmadığını göstermektedir. Ancak, isteğe bağlı olarak ayakların yıkanmasının bir sakıncası yoktur. Mesh, doğrudan ayağa yapılmalıdır. Başka bir nesnenin üzerine yapılan mesh geçerli değildir. 3- Boy abdesti alın. 4- Âyette geçen الغَائِطِ (ğâid) kelimesinin kök harfi olan غَوْط (ğavt) oyuk, boşluk demektir. Ğavtâ ise büyük abdest demektir. Ğaid ise tuvalet yolu demektir. Diğer bir ifade ile tuvalet demektir. Tuvalet küçük ve büyük abdestin yapıldığı yer olduğu için, sadece büyük abdest değil küçük abdest de abdest almayı gerektirir. 5- İnce toprak.
(*) Abdestin bazı tıbbi faydaları!
1) Abdest mikropları yok eder. Abdest, vücudun mikroplarla en fazla temasta bulunan bölgelerin temizlenmesine olanak sağlar.
2) Abdest dolaşım sistemini düzenler. Abdestin aynı zamanda kan dolaşımına, lenf dolaşımına ve sinir sistemine olumlu etkileri de bulunmaktadır.
3) Abdestin damarlara da faydası vardır. Abdest alınan suyun ısısı bile bir fayda abidesidir, eğer su sıcaksa damarlar genişler, soğuk ise damarlar daralır bu da damarlara esneklik kazandırır. Abdest damarları açar.
4) Abdest dokulardaki sorunları da giderir. Abdest ısı farkı sebebiyle dokularda meydana gelen dolaşım yavaşlığını ortadan giderir ve damar sertliğine karşı bir önlem oluşturur.
5) Abdest ile statik elektrik vücuttan atılır. Özellikle teyemmüm/toprak ile yapılan abdest ile vücuttaki statik elektriğin atılmasına fayda sağladığından, psikolojik sıkıntıları ortadan kaldırarak rahatlatır.
6) Abdestin solunum yoluna da faydası vardır. Abdest, solunumu düzenler. Çünkü burun solunum yolumuzun bekçisidir. Toz ve mikrop yığınlarını tutar ve başımızdan içeri girip vücudumuza yayılmalarına engel olur. Abdest bu yığınları atar.
7) Abdest cilde parlaklık ve güzellik verir. Yüzün yıkanması, cildi kuvvetlenir, baştaki ağrı ve yorgunluğu hafifletir. Damar ve sinirleri harekete geçirir. Devamlı abdest alanların yüzünde yaşları ilerlese bile bir güzellik oluşur...
Son yapılan bir araştırmaya göre, suyu ağızda mazmaza (gargara) yapmak, diş etleri hastalığı ve iltihaplanmaya karşı ağzı korur, dişlerin de çürümelerini önler. Ayrıca ağız ve yüz kaslarını güçlendirip nefes borularındaki iltihaplanmalara karşı korur.
Burna su çekmeye ve onu yıkamaya gelince, bu da burnu var olan mikroplardan kurtarır.Hatta, güzel bir şekilde abdest almaya devam eden biri, burun mikroplarından kurtulabilir. Bu durum; burnu hastalıklardan koruduğu gibi, mikropların burun vasıtasıyla nefes borularına geçmesini de engelleyebilir.
Vagus siniri, beyin sapından iç organlara kadar uzanan ve vücudun "dinlen ve sindir" (parasempatik) sistemini yöneten en uzun kranial sinirdir. Vagus sinirini doğal yöntemlerle uyarmak, stres ve anksiyeteyi azaltmaya, kalp ritmini dengelemeye ve sindirimi desteklemeye yardımcı olur. Yüze Soğuk Su Çarpma gibi.
Vagal manevra, vücuttaki vagus sinirini uyararak kalp atış hızını yavaşlatmayı hedefleyen, ilaç içermeyen basit ve hızlı bir ilk müdahale yöntemidir.
Vagus siniri kalbin doğal fren mekanizması gibi çalışır; bu manevralarla göğüs içi basınç artar ve kalbe giden iletim geçici olarak yavaşlar.
Dalma refleksi (memeli dalış refleksi), yüzün ve burnun soğuk suyla temas etmesi ve nefesin tutulmasıyla tetiklenen, vücudun oksijeni idareli kullanarak su altında kalma süresini uzatan otomatik bir savunma mekanizmadır