وَمَا عَلَّمْنَاهُ الشِّعْرَ وَمَا يَنْبَغ۪ي لَهُۜ اِنْ هُوَ اِلَّا ذِكْرٌ وَقُرْاٰنٌ مُب۪ينٌۙ ﴿٦٩﴾
İsmail Yakıt Meali: Biz ona şiir öğretmedik. Zaten ona gerekmez de/yakışmaz da. Bu (Bizim öğrettiğimiz) ancak bir öğüt [zikr] ve apaçık bir Kur’an’dan başka bir şey değildir. (Yasin 36:69)
Mehmet Okuyan Meali:
Biz ona (Peygamber ’e) şiir öğretmedik. Zaten ona gerekmez de. O(nun söyledikleri), sağ olanları uyarsın ve kâfirlere de (azap) sözü gerçekleşsin diye sadece (gerçeğin) hatırla(t)ması ve apaçık bir Kur’an ’dır. (Yasin 36:69-70)
Mustafa İslamoğlu Meali - Yâsîn Suresi 69. Ayet Açıklaması
Nebi’ye yönelik “şair” (21:5) ve Kur’an’a yönelik “şiir” iddialarını red. Bunun gerekçesini anlamak için o günün şairinin kâhinle, şiirinin de kehanetle iç içe geçtiğini bilmek gerekir. Cahiliyye insanı, cinlerin Allah ile nesep bağına sahip olduğunu düşünür, şiiri şairle cin arasındaki alışverişin ürünü olarak görürdü (37:158). Bu yüzden melek-rasul ilişkisini, cin-şair ilişkisiyle özdeş sandılar (Krş: 26:221).
İhsan Aktaş Meali: (Resulüm!) Yoksa onlar (inkârcılar senin için), “O bir şairdir; onun, zamanın felaketlerine uğramasını bekliyoruz”mu diyorlar? (Tur 52:30) اَمْ يَقُولُونَ شَاعِرٌ نَتَرَبَّصُ بِه۪ رَيْبَ الْمَنُونِ
*Kur’an’da tek başına “kuşku” anlamında kullanılan rayb, deyimsel kullanımı olan raybe’l-menûn tabirinde “feleğin sillesini yemek” anlamını kazanır. İnkârcı muhataplar helâk ile tehdit edildiklerinde kendilerini böyle avutuyorlardı.
Yaşar Nuri Öztürk Meali: Ve şöyle diyorlardı: "Mecnun bir şair yüzünden ilahlarımızı mı terk edeceğiz?" (Saffat 37:36)
Bayraktar Bayraklı Meali: Onlar, “Hayır, bunlar karışık rüyalardır, onu kendisi uydurmuştur. Hayır o şairdir. Haydi, önceki peygamberler gibi bir belge getirsin!” dediler. (Enbiya 21:5)
Bayraktar Bayraklı Meali: O, bir şair sözü değildir. Ne de az inanıyorsunuz! Bir kâhin sözü de değildir. Ne de az düşünüyorsunuz! (Hakka 69:41-42)
Cemal Külünkoğlu Meali - Hâkka Suresi 41. Ayet Açıklaması
“O, asla bir şair sözü değildir. Ne kadar da az inanıyorsunuz!” ifadesi, Kur’an’ın mahiyetine dair son derece net bir ayrımı ortaya koyar. Bu vurgu, Hâkka Sûresi’nde, Kur’an’ı şiir, kehanet ya da estetik bir söz sanan anlayışlara yöneltilmiş açık bir reddiyedir. Kur’an, biçimsel güzelliği olan bir hitap olsa da özü itibarıyla edebî bir metin değil; insanı dönüştürmeyi hedefleyen ilahî bir rehberdir.
Kur’an bir şairin şiiri değilse ve Allah’ın insanlığa yol göstermek için indirdiği bir rehberse, neden onu çoğu zaman bir şiir gibi, anlamını gözetmeden okumakla yetiniyoruz? Kur’an’ın ilk muhatapları, ayetleri sadece işitip hayranlık duymakla kalmamış; mesajını kavrayarak inançlarını, ahlâklarını ve toplumsal ilişkilerini bu mesaj doğrultusunda yeniden inşa etmişlerdir. Onlar için vahiy, estetik bir söz değil, hayatı dönüştüren bir ölçüydü.
Buna karşılık bugün Kur’an tilaveti çoğu zaman ses, makam ve musiki boyutuna indirgenmekte; anlam, tefekkür ve yaşama taşıma yönü geri planda kalmaktadır. Oysa anlamı bilinmeden okunan bir Kur’an ile anlamı bilinmeden okunan bir şiir arasında, işlev bakımından ciddi bir fark kalmamaktadır. Şiirde ses ve ritim estetik bir haz doğurabilir; fakat Kur’an’ın indirilme amacı bu değildir. Kur’an, insanı karanlıklardan aydınlığa çıkarmak, doğruyu yanlıştan ayırmak ve bilinçli bir hayat inşa etmek için indirilmiştir.
"Yenbaği" (يَنۢبَغِى)
Baği (بَاغ ) kökündn gelen "yenbaği" (يَنۢبَغِى) kelimesi Kuranda 6 kez geçer. Olumsuzluk eki ile; Yaraşmazi yakışmaz. gerekmez, gücü yetmez, ulaşamaz gibi manalara gelir.
İsmail Yakıt Meali:
Biz ona şiir öğretmedik. Zaten ona gerekmez de/yakışmaz da. Bu (Bizim öğrettiğimiz) ancak bir öğüt [zikr] ve apaçık bir Kur’an’dan başka bir şey değildir. (Yasin 36:69)
Diyanet İşleri Meali
Hâlbuki Rahmân’a bir çocuk edinmek yakışmaz. (Meryem 19:92)
Mehmet Çoban Meali
Onlar düşünmüyorlar mı? Çocuk edinmek Rahmana yakışmaz. Rahmanın çocuğa ihtiyacı yoktur. (Meryem 19:92)
Muhammed Esed Meali
Hem de, sınırsız rahmet Sahibi’nin bir oğul edinmesi akıl almaz bir şey olduğu halde! (Meryem 19:92)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Onu (ilâhî öğüdü) şeytanlar indirmedi. Bu onların yapacağı iş değildir, zaten buna güçleri de yetmez. (Şuara 26:210-211)
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Güneş'in Ay'a ulaşıp çatması gerekmiyor. Gecenin de gündüzü geçmesi gerekmez. Her biri bir yörüngede yüzmektedir. (Yasin 36:40)
Diyanet Vakfı Meali
Süleyman: Rabbim! Beni bağışla; bana, benden sonra kimsenin ulaşamayacağı bir hükümranlık ver. Şüphesiz sen, daima bağışta bulunansın, dedi. (Sad 38:35)