ق۪يلَ ادْخُلِ الْجَنَّةَۜ قَالَ يَا لَيْتَ قَوْم۪ي يَعْلَمُونَۙ * بِمَا غَفَرَ ل۪ي رَبّ۪ي وَجَعَلَن۪ي مِنَ الْمُكْرَم۪ينَ *
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri) - Yasin Suresi 26-27. Ayetler meali
26-27. Ona, “Cennete gir” denildi. “Rabbimin beni bağışladığını ve güzel biçimde ağırlananlardan eylediğini keşke kavmim bilseydi!” dedi.
İhsan Aktaş - Yâsîn Suresi 26. Ayet Açıklaması
26, 27. (İman ettim demesinin peşinden, ona),"Gir cennete (cenneti hak ettin, cennetlik oldun)"" denildi. (O da,) keşke kavmim, Rabbimin (bu iman sayesinde) beni affedip ikram edilenlerden kıldığını bir bilebilseydi!"" dedi.
(*) Er-RAZİ"" tefsirinde ""gir cennete"" ifadesiyle ilgili olarak iki izah yapılır: a) O önce öldürüldü, sonra da ölümünü müteakip kendisine,"gir cennete"" denildi. b) Onun,"iman ettim"" demesinin peşinden, ona,"gir cennete"" denildi.
Birinci izaha göre, Cenâb-ı Hakk´ın, (O da) Ne olurdu kavmim bilselerdi..."" ifadesi, o zatın bu sözü ölümünden sonra söylediği; Allah´ın, onun bu sözünü haber verdiği manasına gelir.
İkincisine göre ise o bu sözü hayatta iken söylemiş olur. Buna göre o sanki kendisinin cennete gireceklerden olduğunu o elçilerden duymuş, onları tasdik etmiş, buna kesinkes inanmış ve bunun böyle olduğunu bilerek,"Keşke kavmim de, benim bildiğimi bilselerdi, böylece de, benim iman ettiğim gibi, iman etselerdi!"" demiştir. Kaynak: (Tefsir-i Kebir - Mefatih’ul GAYB)
İşte bizim tercihimiz de bu ikinci görüş olduğundan bu iki ayete bu şekilde meal vermeyi uygun bulduk. (الله اعلم) Ama birinci görüşün yorumu ise birçok tefsirde şöyledir: Bu emir, yani gir cennete emri, müjde içindir, o zaman cennete girme izni için değil. Yani bu zat ölünce melekler onun ruhuna hitaben ""dirilişten sonra ahiret günü müminler cennete girdiklerinde sen de cennete gireceksin"" diye şeklinde bir müjde vermişlerdir. Zaten cennet ve cehenneme ancak ahiret günü hesap görüldükten sonra girilebilir.
Orhan Kuntman - Yâsîn Suresi 27. Ayet Açıklaması
26-27. (Zalimler onu, taş yağmuruna tuttular, öleceği sırada ona) "Cennete gir" diye nidâ olundu. O da: "Keşke kavmim; Rabbimin beni bağışladığını ve ikram edilen kullarından kıldığını bilseydi" dedi.
(*) (Evet bu kıssa yapılan amellerin geride kalan -iyi veya- kötü izlerine çok güzel bir örnek teşkil etmektedir. Nitekim o mümin adam imanını kalbinde gizlemeyerek canı pahasına açıklamış ve şehitlik mertebesine ermiştir! Ki bütün İslam şehidleri gibi o da, kıyamete dek rahmetle anılacaktır. O, geride bıraktığı, örnek teşkil edecek bu güzel davranışının mükâfatını da ölürken cennet ile müjdelenmekle elde etmiştir. Nitekim onu taşlayarak öldürenler de, geride kötü bir iz bırakarak gitmişlerdir ki onlar da kıyamete dek lanetle anılacaklardır. Yaptıklarının cezasının dünyadaki kısmını ise, azap emrinin başlarına inmesiyle ödemişlerdir ve ahirette de, cehenneme atılmayı hak etmişlerdir.