Türkçeden dancaya geçmiş kelimeler
Acar, Yeni : Ajour dansk, update ing. Yenileme
Adab/adabte : adapter lat., dan.
Ağız : çiğnem, çiğnenmemiş lokma, embriyo, türkçe, Mudzğa مضغة ar., mouth ing., mund Danca.
Akasya : Akacia dan. (Akakia lat. Suçsuz)
Akıl : klog Danca, klug alman. عقل ar.
Alev: love ing. Ve da. Aşk Sevgi sıcaklık, ışık= aşk
Alp dağları : Alperne da. (Alpler Avrupanın en büyük dağları olmasına rağmen adı hep her dilde Türkçe kelime "Alp" tir, manası "Yüce" demektir.
Alzheimer : İngilizce’de “yaşlılıkla gelen bunama sonucu unutkanlık”, Ar.( اَرْذَلِ الْعُمُر) Erzeli’l-Umur, “. Nahl 70.ayette geçer, ömrün en düşkün (rezil) çağı.
Âmin: amen Danca. (Arapça, “doğru, şüphesiz, gerçek”)
Amiral : emirul bahr (bahr kelimesi zamanla telaffuzdan düşmüş ar. Amiral da.
APARMAK : Aparın (apar(t)ın) meni : (Alıp götürün, buradan ayırın beni). SEPARATE : da, ing. Ayırmak, ayrılmak, kopmak, bölmek. APARTMAN: Ayrılmış, bölünmüş. ing,
Arz : Jorden dan. Earth ing. ارض ar. Yeryüzü tür.
Ar : Ære Danca
Arlı: ærlig dan.
Ayaz: ice ing., is Danca.
Aylin: Ay ışığı tü. Elen, elena, isim da. Aylan, Alan
Ayn: Göz tür., eye ing. Øjen Danca, Ayn ar.
Balkon : balcon fransızca, balkon/altan Danca,
Bar, bardan (sanan taşımak için çuval , ambar (eşya taşıma kurumufarsca) : bære da= taşıma.
Bariyer: Barier Danca.
Bay : Öz Türkçede Zengin, paralı, satın alma gücü demek, Orhun yazıtlarında da geçer (Orhun anıtlarında Bilge Kağan Doğu yüzü 23 ün sonunda "çıgan bodunug BAY kıldım (fakir halkı zengin kıldım). Buy ing. satın alma. Orhun yazıtları 1893 te Danimarkalı dilbilimci Thomsen tarafından çözülmüştür.
Beyin : İngilizce brain, dancaya gecerken b harfi düşmüş ve r harfinin telaffuzu ile jern şeklini almıştır.
Bırak: break da. Blive skilt afbryd af. Break ing.
Biber : peper da.
Birader : brother ing. Bror dan. Bir ata tür. (aynı atadan)
Burç : borg Danca, kale, yüksek yer Türkçe. Danca 'dağ' mânasına gelen "bjerg" da burç sözcüğünden türemiştir.
"Burjuva/şehirli" kelimesi de bourg "kale, surla çevrili kent" sözcüğünden türemedir. Danca "Borger" kelimesi de buradan türemedir. Borgmester = şehri yöneten.
Cürüm : suç, kötülük tür., crime ing. Grim çirkin, kötü dan. Kriminalitet
Çap: tæppe dansk. Latin tapet, tæppe er nydannet teppet er blevet opfattet som bestemt.
Çart, çurt: herşeyin en ufağı, (D.lugatutturk),Part ing, danca en del=part : Parça
Çay: Te (çei), eng. Tea
Çek : Træk
Çök : Tryk
Çiş : Tisse Danca
Çukur : جُحْر ar. Cuhr ing;Yuva, in, delik. جُحْر الحَيَّة Yılan deliği.
Dank/dank etme : tanke Danca düşünme ضنك zorda kalma, darda kalınca çıkış yolu arama, Taha suresi 123-124.
Defin: definere fransizcadan dancaya afgrænse=sınırsız hale gelme, tanımlama, turkce gömme kelimesi ile eş anlamlı دفن Arapça bir şeyin peşini bırakmak, defnetme.
Delirmek : Delir ya da delirium psikolojek bir hastalık
Depreşmek: halden hale geçmek. Deprem;yıkım demek.
Deprimere Danca trykke ned, depression.
Deri (eski Türkçe teri) : dermatologi da.,cildiyye ar.
Difteri:Tabaklanmış deri. (Hastalığın seyri sırasında boğazda oluşan köselemsi doku).Defter: Tabaklanmış, kesilmiş deri. Difteri da. Diphthera Yunanca. Bu kelime en eski kaynaklarda Uygur Türkçesinde "tepter" geçer.
Dip: deep ing., dyb Danca.
Doğru : True ing., rigtig danc. - Eğri : awry ing.
Dön : turn ing. Tur danc.
Eke (ekleme) : Türkçe Eke kelimesi Etimoloji sözluklerine göre Proto hint Avrupa diline artırmak anlamında "Aug" olarak geçmiş. "August" Danca da dahil pek çok dilde var. Yunanca auxo, Eski İngilizce Eace, orta İngilizce "Eke" olmuş.
Elenme: çok kötü sonuç, bitmiş olma tü., elendig da., elendiche almanca.
Endişeli: ængstelig Danca. Anxious ing. Ängstlich alm.
Erlik: Ærlig Danca.
Fani : finish ing.( فناء)
Fasıla : Fasıl Türkçe, fase Danca=evre , udfase=aşamalı,
Fiyaka : fræk Danca.
Fetret : efter dan, after ing. فترة ar. Bir şeyden sonra, ara dönem.
Gaita : Ayak yolu, gate ing. Gade Danca.
Genel, genelleştirme : generalisere da. Generalize ing.
Göl: Almanca Gülle, göle 'sump', jævnfør İsveççe göl 'lille vandhul, pyt' gylle Danca.
Her : hver dan. Ever ing.
Halk: folk dan. Arapça "khalk" bölük, parça anlamında iken sonraları yaratma anlamını almıştır. 7Folk Amerika İngilizcesi de millet demektir. Folklore =halk bilimi
Hasar/risk : Hasarderet da. Risked ing.
Hasat: Høst da. Harvest ing.
Haydar : arslan sürüsüne liderlik eden, güden, arslan gibi arslan. Hyrder Dancada çobanlar demektir, Arapça Hadr, hudur, hadare.
Hey : hej Danca, hayy Arapça selamlamak.
Hilf: Osmanlıca birbirine yardım etmek. Hilf alm. Help ing. Hjælp da.
Hokus Pokus: Ekmek şarap ayininde rahip bir parça ekmeği havaya kaldırır ve Latince “Hoc est corpus” (Bu Hz. İsa’nın bedenidir) der, sonra ekmeği cemaate yedirirdi. Ekmeğin Hz. İsa’nın bedenine dönüştüğü varsayılırdı. Okuma yazma bilmeyen cemaat bu tabiri Hokus Pokus yaptı.
Hol : Hul dan. Hall ing,dan.
Höyük : Høg İsveç, Høj danca.
Hun: kan, intikam tü. Hævn da.
Is, iye: sahip öz türkce. Hos Danca. -'s sahiplik eki Danca ve ing. "Mal ıssına çeker", "itin hatırı yoksa ıstırının hatırı var" sözleri gibi, ıssız =sahipsiz.
İdrak : bir şeyi en dibine kadar anlamak, derk ar., dip, en alt basamak ( Nisâ 145) , dark Danca ve ing. Karanlık,
İstan : Yurt, durulan yer, dikelip yerleşilen yer. (Türkçe Astan), Danca ve ing. "Stand". At stå : Dikelmek, dik durmak, ayakta durmak.
Jest : gestus (dan), gesture (ing) jestuce (ing) = kıst (قسط) adil davranma, justed = haklı, justece kelimesi batı dillerine Kurandaki "kıst" dan gelmiştir.
Kaan: Kong Danca, kung İsveç, King ing.
Kablo : kabel (dan), cabel (ing), habl (arab)
Kahve : kaffe dan. Coffee ing. قهوة ar. Bu kelime keyif kelimesinden gelir, buradan da tüm dünyaya yayılmıştır.
Kamu: kommune dan. Eski Türkçe "kamuğ" kam kelimesinden gelir, kam etmek toplamak Arapça cem etmek.
Kam olmak: komme dan. Come ing. Bir araya gelme Cem olma ar. Danimarkaca tarağın dişleri bir arada olduğu için "kam" tarak demektir. Kram ise Danca kucaklamak demektir.
Kap/kupa : kop da. Cup ing.
Kaptan : Osmanlıca ve arapca Hakim olma (كَبْتَن). capitaine Frans., capitaneus latin., kaptajn danc.
Kandil : Candle (ing. Ve Danca), kærte candle=mum
Kart: hårdt, ubøjelig dan. Hard ing. Kartlaşmış, eğilmez, taze değil, kart tavuk gibi.
Kartel, kartul, kartuli, kartof,kumpir, patates: Erzurum, Bayburt, Artvin yörelerinde patetes yerine kullanılan kelimedir, gürcüce kartopel, rusça kartofel, almanca kartoffel, tatarca kartop, danca kartoffel.
Karton : karton dan. Carton ing. كرطون ar.
Kasa: kasse dan. Box ing.
Kayık: kayguk "küçük sandal" [ Divan-i Lugat-it Türk (1070), kajak Danca grønland køkenli Türkçe kelime. Kayak ing.
Kaz: Gås Danca., goose ing.
Kebab: kebab Danca, ing.
Keder : Kede dan. Kedelig =kederli.
Kedi : kat, قط (kıttun)
Kefir : kefir dan. (Türkçeden dünyaya yayılmıştır)
Kervan: caravan ing., danc.
Kestane: Kastanje dk, Kastania alm. كستناء ar.
Keyif : ked dan. (ked af det ; keyfi yok), keef alm. (كيف).
Kıpti :Mısır'daki hristiyanlara verilen isim. Gybt latin, Egypten danca.
Kıyı ev: kiev ing, da.Ukrayna'da Hazar türkleri kurmuştur çünkü Dinyeper nehri kıyısındadır.
Kilim: Kelim Danca, ing.
Kiler: kælder Danca, cellar ing.
Kimse hor görmesin : ikke kimse ad (danca deyim).
Kimya : kara büyü tür. كيمياء "kara büyü ilmi" sözcüğünden alıntıdır Ar. Eski Yunanca kara büyü, metalleri dönüştürme ilmi" Kemi dan.
Kolan : Danca kolon, Türkçede hayvanın semerini dolayarak bağlamak, yünden sarılarak yapılmış kuşak, kolanını çözmek, Avrupa dillerine bağırsak olarak geçmiştir. (kolon kanseri gibi.)
Köşk : kiosk dan. batı dillerine köşk kelimesinden geldi
Kötü : köti "fena, yaramaz" [ Divan-i Lugat-it Türk (1070) , Eski Türkçede geri, 'göt' de burdan gelir.
Küfr : örtme tür. Cover ing, dan. كفر ar. Discover açma, keşfetme.
Kültür : kiltur, kilturmak kelimesi Lûgat-i Çağatay' da geçer yapılan bir işin tekrar tekrar yapılmasını anlatır Müellifi Şeyh Süleyman Efendi Buharî. İstanbul 1298. Bu kelime Arapça hars, fransizca ve Latince tarlayı ekme diye geçer.
Küp: kupe da. Kop da. Kupa lat. (كوب) fars, ar.
Kut: god danc., good ing.
Lime: lime lime etmek, düz ve keskin çizgi, ışık, line ing. Light, lygter Danca.
Mana : mene Danca, mena İsveç., Mean ing.
Maske: "kil veya kozmetik malzemeden yapılan yüz kalıbı" ve "sadece ağız ve burunu kapatan maske". Mask Dan. Masca it. Masque fr., maskara (مسخرة) ar. Soytarı.
Mastar : Arapça sdr kökünden gelen sudūr صدور "çıkma, öne çıkma. Vücudda öne çıktığından göğüse Sadr denir. Almanca Meister, Danca mester, Latince magister.
Mermer : marmor
Müzik :Latince “Musaların Sanatı” anlamında mousike sözcüğünden gelmektedir. Arap dilindeki (mûsîkî / mûsîkâ) kelimesi de aynı köktendir. “Mûsî”, “nağmeler”; “kî” ise “ölçülü ve zevkli” anlamına gelmektedir.
Naif, saf, temiz : Naiv danc., naive ing.
Nail: Elde etme, ulaşma, kazanma ar. (ناءل). Nøgle /anahtar danca, negle /tırnak danca (tırnaklarımla kazandım). Nails ing. tırnaklar.
Nam: Name ing. Navn Danca, namn İsveç.
Namus: ær da. Numse = göt da.
Narsist: Nergis'ten türeme, bir vazoya diğer çiçeklerle koyulursa, onları soldurur, yavaş yavaş öldürür. İngilizce narcissist, Fransızca narcissique, danca narcissist.
Nergis: Anadolu dili ve farsça. İngilizce narcissus, Fransızca narcisse, danca påskelilje.
Nene : nany ing. Nanna anne demektir, Türkçeden ibraniceye oradan da avrupaya geçmiştir.
Nesil, oğul: son (erikson,Johnson gibi), bu "son" eki dancaya "Sen" olarak geçmiş (Eriksen, Hansen gibi), halen anadoluda, kazak ve azerilerde kullanılır, "son-suz" evladı olmayan, Kaşgarlı Mahmut "song" sonra manasına son evlat manasınadır.
Ne verir : never ing.
Od, ateş : hot ing. Hotter (varmere) Danca. İskandinav tanrısı OD'in ocak tanrısıdır. Odin, "Prosa Edda" kitabına göre TYRKLAND (Turkland)’dan gelmiştir. Türk Ülkesinden gelmiş adı da Türkçe Od-in (ateş) (in: magara) 'indeki ateş' .
Onur : honor Danca ve ing.
Or, orta : merkez, merkezde toplananlar, örgü de 'or' kelimesinden gelir, merkezde bileşenler, örgüt. organ, organisation, order, ordnung (Danca ve almanca düzen).
Öküz: Okse Danca. Ox ing. Eski Türkçe ögpe, öpke (öfke)
Oskay : Neşeli, mutlu tu. Oscar da.
Öte: ud danc., out ing.
Parça : part da, ing.
Paket, pohça : pakke Danca. Packet ing.
Pembe : pampe Danca ve ing. Şımarık, sulu, oynak.
Refusyon : Refusion dan., refuse ing. رفض ar. Reddetme
Reis : baş, tepe, Türkçe. رءس baş ar. رواسي dağ, russisk da. (Rusya için de dağlık mânasına aynı kelime kullanılır).
Sabun : sæbe Danca. Soap ing.
Saklı : skjul danca.
Sanı : Syn, Synes Danca. Sanı(Doxa):latinceye ''kanaat, zan, hüküm, aldatıcı görünüş,'' olarak geçmiştir.
Sırat (arapça.): Yol, Cadde - Street ing. - strasse alm.
Sıtaralı, sıtara : Sitare farsça yıldız, star ing. Stjerne dan.
Sihir, kahin : Seer da. Og ing. Seher alm.
Siper : spær Danca,
Sofa : Sofa ing. ve danca
Sonuç, yani : så Danca, so ing.
Söy/söylemek : say ing., sige Danca.
Su: Türkçede "Suv" Nehir ve akarsular , Çince shui (şuiy) su demektir, "sjö" İsveçce su, "sø" Danca göl demektir.
Şeker: sukker da. شكر ar.
Şen: shön, İsveç. Skøn, Sang Danca., schone.
Şeytan : Satan Danca.
Şükr: Haline şükretmek, ar. شكر ، kuzey dillerine "sjukr" hasta mânasına geçmiş, İzlandaca sjukrbill=ambulans. Danca syg, gotisk (ing, alm, skandinavca) siuks. (Gotlar Karadeniz bozkırı, doğu ve orta Avrupa’da yaşamış Türklerdir.)(Balık : Soğdca/Orta Asya’da yaşamış İranî bir kavim).
Teo-Tao-Tau: Uygur Imparatorluğunun tamamında “Tanrıya Ait” anlamında kullanılmıştır. Kelime Türkçeden latinceye geçmiştir. Teologi da. Ing. Theo danca Allahın hediyesi demektir.
Tip: Typ Danca.
Topak(topah) : tobak da. Tebğ (تبغ)
Yufka açmak için avuç içinde yuvarlak bir biçim verilen hamur parçası (Türk Dil Kurumu). Kuranda tebğuune ivacee = gerçeği eğri göstermek (Aliimran 99). Avuç kelimesine de arapca eğip bükme manasına (عوج), mide eğilip büküldüğü için "aç" denir.
Tur : had, miktar uzunluk Türkçe, Toure Fransız, 'tur' da.
Turan : dağlık, dağda yaşayan, medeni olmayan türkceden farscaya geçmiş Turan, turani (farsça). Güçlü Diktatör askeri güç (Latince). Tyrani ;diktatör, zorba güç (Danca), Tyranny (ing).
Tül: Tyl da. Tulle fr. Tul ar.
Ürolog: urolog
Vaid : El Vaid ar. Sakındırma tür., avoid ing., undgå dan.
Var olmak : værre =olmak dan.
Vecih : Face ing., facade dan. وجه ar. Yüz.
Veil : fejl dan. Vayl ar. Yazık olmuş, hata, Türkçe fal, fe'l ar. (الفَأْلَ).
Viking : Eski Türkçe pekinmek, sağlamlaştırmak anlamında "peking" sözünden gelir, Çin'in başşehri gibi. Iskandinavlar 1100 - 1500 yılları arası yazılan Futhark yazıtları öncesi yazılan Run Yazıtlarını okuyamazlar, çünkü eski Türkçedir.
Villa : Villa ing, da, alm, İtalyanca. ولاء vila : Arapça ve Türkçe ; birbiri ardı sıra gelmek, kır evleri. Vilayet ; birbiri ardı sıra dolu evlerin olduğu şehirler.
Yalan : Eski Türkçe "yalgan". Lögn İsveççe, løgn Danca.
Yeryüzü /Arz : earth, worthing., verden Danca.
Yılan /Nek eski Türkçe divanı lugatutürk: snake ing. Slang danca.
Yine/gene : again ing., igen Danca. Eski Türkçede "yan" kelimesinden türeyen "yine" sözcüğü 'geri dönmek/tekrar' manasında kullanılmıştır. "Aynı" kelimesi de Türkçeden Arapçaya 'AYN=göz' olarak geçmiş, batı dillerine de buradan 'göz' mânasına geçmiştir.
Yoğurt : yoghurt Danca ve ing.
Yurt : earth ing., jorden danc.
Yüce : Huger danc., huge ing.
ORTAK KELİMELER :
Anons: Annonce fr.
Beton: beton fr.
Çimento : cement, cemento it.
Ekonomi : økonomi
Karakter : character fr.
Konsept: konsept lat.
Konserve : konservare lat, konserves dan.
Negatif : negativ
Plan: plan
Positif : positiv
Radyo: radio
Realite : realite
Stres : stress
Stüdyo : studie
Şans : chanse da. Fr. Ing.
Şov : show
Teknoloji :teknologi
Televizyon: Television ing.
Test: test ing.
Ton: tune
Tünel : tunel
Vidyo : video
Resimler:
København Kongens Nytorv'da eskiden kiosk olarak kullanılan ve üzerinde Osmanlı hilali olan kulübe.
Kiosk, köşkten türetilmiş bir sözcük. Köşkün alt katı ya da köşesinde açılan küçük dükkana köşk denilmiştir. Yaklaşık 500 yıl kadar önce zamanın Osmanlı Hükümdarı, bir kiosku Danimarka Kralına hediye etmiş. Ancak kiosk bir süre işlev gördükten sonra kapanmış. Aradan yıllar geçmiş ve bundan yaklaşık 10 yıl kadar önce Kraliçe Margret II tarafından sembolik olarak bir kaç saatliğine yeniden açılmış ve açılışta Kraliçe bir gazete satın aldıktan sonra yeniden uzun süre kapalı kalmış.
Telefon kioskları fikri ilk olarak Paris'ten alınmıştır. Büfeler, yan camlarında posterlerin bulunduğu, insanlı reklam sütunları olarak dikildi. İlki 1896'da Kopenhag'daki Kongens Nytorv'da inşa edildi. Kiosk, mimar Fritz Koch tarafından tasarlandı. Granit kaidesi, ahşap kabartmaları, bakır çatısı ve kule saati vardı. Örneğin model hâlâ Kultorvet'te duruyor. Kongens Nytorv'daki kiosk artık büyütülmüş bir versiyon. Martin Jensen tarafından tasarlandı ve 1913'te dikildi. Ahşap kabartmalardan birinde şehrin çatıları üzerinde uçan bir uçak görülüyor. Resim muhtemelen Alfred Nervø'nun 3 Haziran 1910'da Kopenhag üzerinde gerçekleştirdiği ilk uçuşun anısına aittir.
Daniska, Alman kenti Danzig’den türetilmiş, bir anlamı da kaliteli, katmerli ve en iyi demek. Danska :Danimarka işi demektir. Danimarkalılar o kadar sağlam makine yaparlarmış ki;benzeri bir makine ile karşılaşan biri ‘’bu da makine mi, bunun daniskası var ‘’derlermiş. Ve daniska sözü kalite anlamında kullanılırmış.