Sivas İlinin büyük ilçelerinden biri olan Divriği: Hititler zamanından bu yana yerleşim alanı olarak bilinir. Divriği’nin adı: eski Yunan yazmalarında “Apbrike”, Bizans devrinde "Tepbrike" ve Türklerce “Divrik” adıyla anılmıştır.
Divriği, coğrafik olarak İç Anadolu Bölgesindedir. İlçe, Fırat Nehri'nin kolu olan Çaltı Çayı Vadisi kenarında kurulmuştur. Denizden yüksekliği 1225 metredir. İlçenin yüzölçümü 2781,56 km² bir alanı kaplar. Divriği nüfusu 2024 yılına göre 16.204.
Divriği etrafı tamamen alevi köyleriyle çevrili olan, eski aileleri ve esnafı-eşrafı diyebileceğimiz kısmı sünni olan bir ilçedir. Türkiye’nin ilk kaymakamlığı: Divriği’de kurulmuştur. İlk “Sivil Havacılık Okulu”, Divriği’de açılmıştır.
Divriği pilavı, Divriği Döneri ve köftesi meşhurdur.
Divriği Tarihi:
Malazgirt Meydan Savaşından sonra, Divriği: Türk egemenliğine girmiştir. Yıldırım Beyazıt 1401 yılında Timur’a yenilince, Osmanlılar buralardan çekilmek zorunda kalırlar. Mercidabık zaferinden sonra: Yavuz Sultan Selim tarafından, bölge Osmanlı egemenliğine katılır.
UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası, Selçuklu döneminin en önemli mimari eserlerinden biridir. Sırlarla dolu Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası 1228-1243 yıllarında inşaa edilmiş. Evliya Çelebi yüzyıllar önce “Methinde diller kısır, kalem kırıktır” demiş. Sanat tarihçileri tarafından da “Divriği mucizesi”, “Anadolu’nun Elhamrası” gibi ifadelerle tanımlanmış. Sahip olduğu 52 adet tescilli anıtsal eser ve yine sahip olduğu 119 adet tescilli sivil mimari örneği ile adeta bir “müze kent” gibi.
Camiye bitişik olan hastane bölümünde yer alan havuz ve kanalın oluşturduğu su sesi ve duvarların muhteşem akustiği ile çalınan neyin sesi akıl hastalarının tedavisinde kullanılmış.
Caminin 4 özel kapısı var. Şah kapı, cennet kapı, taç kapı ve batı kapı. Burayı farklı ve özgün kılan uzaktan bakıldığında simetrik olduğu düşünülen, fakat özünde asimetrik olan bezemelerde yer alan on binlerce motifin hiç birinin bir daha kendini tekrar etmemesi; kâinattaki farklı varlıkların muhteşem bir ahenk ve denge içerisinde olduklarının taşa nakşedimiş.
Cami minberi, en uzun ömürlü ağaç olan abanoz ağacından yapılmış ve hâlâ orjinalliğini koruyor.
Sadece yapımı 12-13 yıl sürmüş. Yapan usta parçaların birleşiminde tahta çivi kullanmış ve sadece mukavemeti arttırmak istediği yerlerde demir çivi kullanmış. Bu çivilerin de başlarını gizlemiş.
Ulu Camii, Süleyman Şah’ın oğlu Ahmet Şah tarafından Darüşşifa ise eşi Melike Turan Melek tarafından yaptırılmıştır. Yapımı 15 yıl sürmüş ve 1243 yılında tamamlanmış. Baş mimarı Muğis oğlu Ahlatlı Hürrem Şah’tır.
Kapılarda oluşan gölge insan silüetlerinin sırrı hala çözülememiş. Mayıs ve Eylül ayları arasında ikindi namazından 45 dakika önce namaz kılan bir insan silüeti oluşuyor.
Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası’nın batı kapısında (taç kapı) ikindi vakti görülen namaz kılan erkek silueti, cennet kapısında saat 07.00 sıralarında çıkan namaz kılan kadın silueti ve şah kapısında saat 09.00 sıralarında oluşan ve eseri yaptıran Ahmet Şah’ın başını temsil ettiğine inanılan erkek kafası silueti insanı büyülüyor, şaşırtıyor.
Divriği Kalesi (MÖ 2.Asır)
Tarihi Milattan Önce 2. yüzyıla dayanan Divriği Kalesi, ilçenin en eski yapılarından biridir. Kale içinde: cami, sarnıç, zahire ambarı, kaya kovuklarının izleri görülür. Kale içindeki cami: 1180 yılında, Süleyman Şah oğlu Emir İshak tarafından yaptırılmıştır. Kale, stratejik konumuyla geçmişte birçok medeniyet için önemli bir savunma noktası olmuştur. Buradan Divriği’nin eşsiz manzarası çok güzel seyredilir.
Divriği Cürek Çayı
Doğal güzellikleriyle öne çıkan Cürek Çayı, doğa yürüyüşleri ve piknik yapmak için ideal bir yerdir. Çayın çevresinde bulunan yemyeşil alanlar, huzurlu bir atmosfer sunar. Özellikle ilkbahar aylarında çayın çevresi rengarenk çiçeklerle kaplanır.
Mühürzade Konağı, Nuri Demirağ Müzesi Kültür ve Sanat Evi (1841)
Mühürdarzade Konağı 1841 tarihli Nuri Demirağ’ın amcası Ömer Mühürdarzade’nin konağıdır. Nuri Demirağ 3 yaşındayken babasının vefat etmesinin ardından amcası tarafından ailesi ile birlikte yanına alıyor. Divriğili iş insanlarından Nuri Demirağ’ın çocukluğu ve gençliği 18 yaşına kadar bu konakta geçmiştir.
Devleti ve halkı için yaptığı fedakarlıklarının yaşadığı dönemde pek kıymeti bilinmese de Divriği’deki evi onun düşüncelerini, hayatını ve girişimciliğini anlatmak ve yaşatmak açısından çok kıymetli. Konak müze olarak kullanılan iki katlı bir Divriği evidir.
1886 Divriği doğumlu Nuri Demirağ Türk işadamı ve siyasetçidir. Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları inşaatının ilk müteahhitlerindendir. Türkiye'nin 10000 kilometrelik demiryolu ağının 1250 km'lik bölümünün inşasını gerçekleştirmiştir. Bankacılık ve memurluktan sonra müteahhitlik hayatına başladı. Türkiye’de havacılık sanayiinin önderi oldu, 1936’da ilk Türk uçağını yaptı. Çok partili rejimdeki ilk muhalefet partisini kurdu. Ankara’nin doğusuna ilk demir yolunu yaptı. İlk yerli paraşütü yaptı. 1922’de ilk Türk sigara kağıdını üretti. Malesef o dönemde pek kıymeti bilinmedi. Bugün Sivas Havaalanı onun adını taşımaktadır.