Yemek kültürüyle çok zengin olan şehre gidip de, mutfağını es geçmek olmaz. Adana kebabı başta olmaz üzere kesme ve yüzük çorbası, acılı şalgam, süllüm, mercimekli ıspanak başı, kabak çintmesi, şırdan, karakuş tatlısı, bici bici, taş kadayıfı ve halka tatlısı Adana mutfağının özgün yemekleri arasındadır.
Yüzölçümü 13.787 km2, en yüksek Rakım 3.756 m, en düşük Rakım 0 m. Adana toplam nüfusu 2.280.485.
Merkez İlçeler; Seyhan 786.931, Yüreğir 399.910, Çukurova 378.650, Sarıçam 251.259.
Diğer ilçeler; Ceyhan 155.965, Kozan 132.911, İmamoğlu 27.071, Karataş 24.304, Karaisalı 22.997, Pozantı 20.235, Yumurtalık 17.970, Tufanbeyli 16.524, Aladağ 16.190, Feke 16.116, Saimbeyli 13.451.
Adana; Seyhan, Yüreğir, Çukurova ve Sarıçam olmak üzere 4 ilçeye bölünür. Türkiye'deki 7. büyük şehir olup ülkenin önde gelen tarım, ticaret ve kültür merkezlerinden biridir. Türkiye'deki maden zengini 4. bölge olan Adana; krom, demir, manganez, kurşun ve çinko yatakları açısından önem taşımaktadır. Adana'nın da içinde yer aldığı, 6,33 milyon insana ev sahipliği yapan Çukurova'nın büyük bir bölümü, tarıma oldukça elverişli, geniş ve düz bir arazidir.
1268'de şehrin büyük bir bölümünü yıkan şiddetli bir deprem meydana geldi. 1998 yılında 6,2 şiddetinde bir deprem daha oldu. 145 kişi hayatını kaybetti. 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depremleri Adana'yı da salladı, 454 kişi hayatını kaybetti. Adana, Osmanlı İmparatorluğu döneminde 1867'de il (vilayet) statüsüne kavuşmuştur. 1986'da büyükşehir unvanı kazandı.
Adana tarih boyunca, Luvi Krallığı (MÖ 1900), Arzava Krallığı (MÖ 1500-1333), Hititler (MÖ 1900-1200), Asurlular (MÖ 713-663), Persler (MÖ 550-333), Helen Antik Yunan Uygarlığı (MÖ 333-323), Selevkos İmparatorluğu (MÖ 312-133), Kilikya Prensliği (MÖ 178-112), Romalılar (MÖ 112-MS 395), Bizanslılar (395-638; 964-1071), Abbasiler, Büyük Selçuklu İmparatorluğu, Memlükler, Ramazanoğlu Beyliği, Osmanlı İmparatorluğu ve Türkiye'nin egemenliği altına girmiştir.
28.500 kişi kapasitesiyle Türkiye'nin 3. Büyük camii olan Sabancı Merkez Camii, 1998'de hizmete açıldı ve kısa sürede Adana’nın önemli simgelerinden biri oldu. Reşatbey semtinde Seyhan Nehri'nin batı kıyısında etkileyici bir manzara sunan devasa cami, 5 kubbesi ve 6 minaresiyle klasik Osmanlı ile Selçuklu mimarisini yansıtıyor. Dış mimarisi Sultan Ahmet Camii, iç mekan tasarımları ise Selimiye Camii’nden esinlenmiş.
Altı Minaresi; imanın altı şartı, 5 kubbesi; İslam'ın beş şartı, minberdeki 23 basamak; Kur'an'ın 23 yılda nazil olması, caminin 8 ana giriş kapısı; 8 cennet kapısı, 32 metrelik ana kubbe çapı; 32 farzı ifade ediyor. Sultanahmet Camii'ndeki gibi 6 minarede toplam 16 şerefe; tarih boyunca kurulmuş 16 Türk devletine işaret ediyor. Şadırvandaki avluda 28 kubbe ise Kur'an'da adı geçen 28 peygamberi ifade ediyor.
Sabancı Camii, Türkiye'de 6 minaresi olan 5 camiden biridir. Diğer dört tanesi ise İstanbul Sultan Ahmet Camii, İstanbul Çamlıca Camii, İstanbul Arnavutköy Taşoluk Yeşil Camii ve Mersin'deki Muğdat Camii'dir.
Adana’nın en eski yapılarından biri olan ve halk arasında Eski Camii olarak bilinen Yağ Camii 1250 yılında Ermeni İmparatorluğu döneminde inşa edilen Saint Jacgues Kilisesi’nin 1501'de Ramazanoğulları Beyliği döneminde camiye çevrilmesiyle hizmete başladı. Yüzlerce yıldır hizmet vermeye devam eden önemli tarihi yapı, Adana'nın eski yerleşim bölgesi Eski Çarşı’da yer alıyor. Piri Mehmet Paşa tarafından aslına uygun olarak yenilenen Yağ Camii, benzersiz taş işçilikleri ve ahşap oymalarıyla şehrin en güzel camilerinden biridir. Minaresi 1525'te yapılmıştır. Yapının kapısının önüne yağ pazarı kurulduğundan dolayı günümüze değin Yağ Camii olarak anılmıştır.
Memluk, Selçuklu ve Osmanlı mimari örneklerini bir arada bulunduran Ulu Cami yapımı, Ramazanoğulları Beyliği döneminde Halil Bey tarafından başlatıldı ve 1541 yılında oğlu Piri Mehmet Paşa tarafından tamamlandı. Girişindeki devasa ve büyüleyici taş oymalarının yanı sıra Selçuklu dönemi süslemeleri ile Türkiye'nin en güzel camilerinden biri olan Adana Ulu Camii 1998 yılında Sabancı Merkez Camii açılana kadar Adana’nın en büyük camisiydi.
Adana Ulu Cami külliyesi içinde yer alan yapılardandır. Ramazanoğlu Konağı olarak da bilinen medrese, 1495 yılında Ramazanoğlu Halil Bey tarafından yaptırılmıştır.
Seyhan İlçesi Kızılay Caddesi'nde Ulucami Külliyesi içinde yer alan yapı, Adana'nın en eski yapıları arasında yer alır. Giriş kapısındaki yazıtta inşa tarihi belirtilmiştir. Piri Paşa Vakfiyesinde yüksek ve büyük bir bina olduğu, bahçe içindeki yapının kışlık ve yazlık olarak inşa edilmiş olduğu belirtilmektedir.
Yavuz Sultan Selim'in Mısır ve 4. Murat'ın Bağdat seferlerine giderken burada üçer gece kaldıkları bilinmektedir. Medresede İslam dini ilimleri, fıkıh, tefsir ve hadis gibi konularda dersler verilmiştir.
Beylikler Dönemi’nin mimari özelliğini en iyi yansıtan yapılardan biri olan konak, Ramazanoğulları ailesine ait. Ulu Cami Külliyesi’nde yer alan konak Adanalı Piri Paşa tarafından yaptırılmış. Beş yüz yıldır ayakta olan konak Osmanlı Dönemi’nde Kanuni Sultan Süleyman ve IV. Murad’ı ağırlamış. Günümüzde Çukurova Üniversitesi Kültür Merkezi olarak hizmet veriyor.
ADANA VALİSİ ZİYA PAŞA ve MEZARI
“Ayinesi iştir kişinin, lafa bakılmaz / Şahsın görülür rütbe-i aklı eserinde...” dizelerinin sahibi şair Ziya Paşa, 1878-1880 yılları arasında Adana’da valilik yapmıştır. Ziya Paşa, o dönemde Adana’ya tam 300 kişilik bir tiyatro binası yaptırır.
Görevi sırasında rahatsızlanan Ziya Paşa’nın vefat etmesi üzerine Seyyid Han Rıza tarafından tasarlanan anıt mezara defnedilir. Ulu Camii Külliyesi’nin bulunduğu park içerisinde, demir parmaklıklar içerisine alınan mezar, dört adet küre üzerine oturtulmuş, beyaz mermerden imal edilmiştir. Lahit süslemesi dönemin sanat anlayışını yansıtan Barok tarzında süslemelerden oluşmaktadır. Mezarının baş taşı düz bir sütun şeklinde olup, Ziya Paşa’nın feslerinden birine benzer bir başlıkla sonlandırılmıştır. Baş taşına yazılan kitabe hafif burmalı satırlar halinde, ayak taşı ise kalem şeklinde tasarlanmıştır.
Yapımına 1881 yılında Vali Ziya Paşa tarafından başlanan Büyük Saat Kulesi’nin inşası 1882 yılında Vali Abidin Paşa tarafından tamamlanmış. Kesme taşlardan yapılan ve kare prizma şeklinde olan kulenin uzunluğu otuz iki metre. Temel derinliğinin ise otuz beş metre olduğu söylenen Büyük Saat Kulesi o kadar sağlam ki 1998 yılında yaşanan büyük Adana depreminden sonra bile ayakta kalmayı başarmış.
Abidin Dino, Orhan Kemal, Yaşar Kemal, Şener Şen, Muzaffer İzgü, Yılmaz Güney, Müslüm Gürses, Kıvanç Tatlıtuğ gibi pek çok önemli sanatçının memleketi olan Adana’da sinemaya, sanata dair bir müze. Sinema tarihine ve sanata ışık tutan müzede eski filmlere ait afişler, fotoğraflar, kitaplar, biletler, Adanalı sanatçılara ait eserler, kıyafetler başta olmak üzere pek çok nostaljik değer sergileniyor.
Adana’ya yaptığı ziyaretler sırasında Atatürk iki kez bugünkü Atatürk Bilim ve Kültür Merkezi olan Suphi Paşa Konağı’nda ağırlanmış. 1981 yılında Atatürk’ün doğumunun yüzüncü yılı onuruna Konak müze olarak ziyarete açılmış. Girişte havuzlu bir bahçe ve kafe var, geleneksel Adana evlerinin en güzel örneklerinden biri. Müzenin alt katında çoğu bağışlanan kitaplardan oluşan bir kütüphane var. Latin harfleri ile basılmış Osmanlıca eserler de dahil iki binin üzerine kitap var. İki katlı olan müzede çalışma odası, basın odası, sofa, mücahitler odası, Hatay odası, yatak odası gibi farklı bölümler yer alıyor.
Müze, Adana'da Kayalıbağ mahallesindedir. Adana Büyükşehir Belediyesi tarafından restore edilen tarihi bir yapıda oluşturulmuş, 20 Temmuz 2023 tarihinde, Kıbrıs Barış Harekâtı’nın yıl dönümünde açılmıştır. Bülent Ecevit adına açılmış ilk müzedir. Bülent Ecevit ve eşi Rahşan Ecevit'e ait eşyalar sergilenmektedir.
İtalyan Katolik Kilisesi olan Bebekli Kilise 1880’lü yıllarda St. Paul adına yaptırılmış. Kilisenin tepesinde tunçtan yapılmış iki buçuk metre uzunluğunda bir Meryem Ana heykeli yer alıyor. Bu heykel halk arasında bebeğe benzetildiği için Bebekli Kilise olarak anılan kilise Adana şehir merkezinde yer alıyor.
Adana'da ikonik yapılardan, dünyada hala kullanılan en eski köprülerden biri olan Taş Köprü, Yüreğir ilçesi Seyhan Nehri üzerinde inşa edilen etkileyici bir Roma dönemi eseri. Akdeniz Bölgesi'nde pek çok etkileyici antik yapı inşa ettiren Roma İmparatoru Hadrianus tarafından M.Ö. 385'de yaptırıldığı düşünülüyor. 319 m. uzunluğa ve 11,5 metre genişliğe sahip köprü, 21 yuvarlak kemerli olarak inşa edilmiş ama günümüze bu kemerlerin sadece 14 tanesi ulaşmayı başarmış.
Seyhan Gölü üstünde bulunan ada, Adana’nın en çok ziyaret edilen turistik yerlerinden biri. Sevgi Adası’na kıyıdan kalkan teknelerle ulaşım sağlanıyor. Ancak şansınız varsa yılda bir kez olan suların çekildiği zamana denk gelirseniz halk arasında su yolu denilen geçitten yürüyerek adaya ulaşabilirsiniz. Genellikle ağustos, eylül ve ekim aylarında gerçekleşen bu ana tanıklık etmek ayrı bir keyif.
Seyhan Baraj Gölü üzerinde yer alan ve 1575 metre uzunluğuyla Türkiye'nin en uzun 2. köprüsü olan Çatalan Köprüsü, Osmangazi Köprüsü yapılana kadar ülkemizin en uzun köprüsü konumundaydı. Adana'nın önemli simgesel yapılarından biri olan, 1998 yılında yapımına başlanmış ve 2002 yılında tamamlanmış.
Ceyhan Nehri kenarında yer alan Kale Çukurova Ovası’nda bir tepe üzerine inşa edilmiş. Halep Ticaret Yolu ve İpek Yolu arasında yer alan Kale 11. Yüzyılda yapılmış. Adana’da halk arasında anlatılan efsaneye göre Yılan Kalesi’nde çok yılan yaşarmış ve bu yılanlar sütle beslenirmiş. Sütsüz kaldıklarında ise Misis’e inip herkesi sokarak öldüreceklerine inanılırmış. Hatta halk arasında ‘Misis yılanla, Ceyhan yelle, Adana selle gidecektir’ denir. Evliya Çelebi de Seyahatnamesi’nde bu kaleden bahsederek "Yılan Kalesi’nde ensesi tüylü ve boynuzlu yılanlar yaşarmış" der. Bu yüzdendir ki Yılanlı Kale Şahmeran Efsanesi ile de anılır.