Bugün sabah namazını Konya Aziziye Camii'nde kıldık. Sonra Konya'yı gezdik. Öğle namazında Mevlana müzesine geldik. Müze Ziyareti sonrası öğle namazını müzenin hemen yanında yer alan Konya Sultan Selim Câmii Ve Külliyesi'nde kıldık .
Bugüne kadar bulunmuş en eski ve en gelişmiş neolitik devir yerleşim merkezi olan Çatalhöyük Konya sınırları içindedir. Çatalhöyük ayrıca UNESCO Dünya Miras Listesinde yer almaktadır. Tarih boyunca Hititler, Frigler, Roma ve Bizans, Büyük Selçuklu ve Anadolu Selçuklu Devletlerinin hâkimiyetinde kalmış.
Selçuklu Devleti hükümdarı Süleyman Şah tarafından fethedilen Konya, Anadolu Selçuklu Devleti kurulunca bu devletin hakimiyetine girmiştir. 1074'te kurulan ve başkenti İznik olan Anadolu Selçuklu devleti 1. Haçlı Seferi sonunda İznik’i kaybedince, başkent Konya’ya taşınmıştır. Uzun yıllar Anadolu Selçuklu Devletinin başkentliğini yapan şehir, 1277'de Karaman oğulları Beyliği yönetimine girmiş ve Fatih Sultan Mehmet Karamanoğlu Beyliğine son vermesi ile Osmanlı hâkimiyetine geçmiştir.
Günümüzde Konya, 40813,52 km² yüzölçümü ve 2 milyon üzerindeki nüfusu ile Türkiye Cumhuriyeti’nin önemli şehirlerinden birisidir. 1989 yılında büyükşehir statüsüne sahip olmuştur. Selçuklu, Meram, Karatay merkez ilçeleri ile gelişmektedir. 2000 yılında sivil hava trafiğine açılan Konya Havalimanı kent merkezine 18 km mesafededir.
Et ve kebap yemekleri ile öne çıkan şehirde; Etli Ekmek, Çebiç, Fırın Kebabı, Saç Böreği, Bamya Çorbası, Höşmerim, Tirit, Dilber Dudağı, Kaygana gibi lezzetleri meşhurdur.
Konya Mevlana Meydanı
Konya'nın tarihi merkezi Mevlana Meydanı tarihi yapılarla dolu bir yer. Meydanda pek çok sanatsal ve kültürel etkinlik düzenleniyor. Mevlana Müzesi, Mevlana Kültür Merkezi, 2. Selim'in inşa ettirdiği Konya'nın en güzel camilerinden biri olan Sultan Selim Camii ve Yusuf Ağa Kütüphanesi gibi çok ziyaret edilen yerleri var.
Konya Sultan Selim Câmii Ve Külliyesi (1570)
Konya’da Kanûnî Sultan Süleyman ve II. Selim tarafından yaptırılan cami ve imarettir. XVI. yüzyıl ortalarından itibaren değişik tarihlerde Mevlânâ Dergâhı ile şu anda ayakta olmayan türbe hamamı arasında inşa edilmiş cami ve imaretle iki adet medrese, kütüphane ve muvakkithâneden meydana gelen binalar topluluğudur.
Konya Yusuf Ağa Kütüphanesi (1795)
Sultan Selîm Câmii’nin batı yönüne bitişik, nadîde yazma ve eski harfli basma eserlerin bulunduğu ve ilmî araştırmaların yapıldığı önemli bir kütüphanedir. Yusuf Ağa, Darphâne Emîni ve Sultan III. Selîm’in annesi Mihrişah Sultan’ın Kethüdâsı olduğu sırada bu kütüphaneyi yaptırmıştır. Bina 17 Ocak 1795 (25 Cemâziyelâhir 1209) yılında inşa edilmiştir. Asıl kapısı Selîmiye Câmii’ne açılan kütüphaneye bugün pencereden bozma bir kapıdan girilmektedir.
12.211 cilt kitap mevcut olup bunun 3.168 cildi yazma 9.043 cildi de matbu kitaptır. Kütüphanede bulunan kitapların tamamı dijitalleştirilmiştir. Münferit bağış ve satın alma yoluyla da gelen kitaplar mevcuttur.
Konya Mevlana Müzesi (1926)
12. yüzyıldan 13. yüzyıla Selçuklu Türklerinin başkenti olan Konya, Türkiye'nin büyük kültür merkezlerinden biridir. 1926 yılında kapılarını açan Mevlana Müzesi ve Türbesi, tarihimizin önemli şahsiyetlerinden Mevlana Celaleddin Rumi’nin mezarı üzerine 1276'da yapılan sandukasının bulunduğu yer. Türbe içinde bulunan şadırvan, mescit ve semahane Osmanlı döneminde yapılmış. Selçuklu dönemi mimarisinden etkiler taşır. Mevlana Müzesi Türkiye'nin en eski müzelerindendir.
Her yıl Aralık ayı ilk yarısında, Mevlana Celaleddin-i Rumi'nin anısına Şeb-i Arus (Düğün Gecesi) töreni düzenlenmektedir.
Konya Şems-i Tebrizi Türbesi (13.Asır)
Mevlana Celaleddin Rumi'nin hayatında en önemli değişimi Şems-i Tebrizi ile karşılaşmasıyla başlar. Şems, Mevlana'nın hayatında yeni ufuklar açılmasını sağlamış, onun kamil bir halk aşığı olma yolunda yoldaşı olmuştur.
Konya Alâeddin Tepesi’nin doğusunda, geniş bir park içinde bulunan Şems-i Tebrizi Türbe ve Mescidi birbirine bitişiktir. Türbe, klâsik Selçuklu kümbetleri tipindedir. Üstü sonradan örtülen kurşun bir çatı ile kaplıdır ve kubbenin altında büyük bir sanduka mevcut olup burada Şems-i Tebrizi’nin naaşının olduğu kabul edilmektedir.
Konya İplikçi Camii (1202)
Alâeddin tepesinin doğusundaki Kürkçü mahallesinde yer alan ve Ebülfazl Mescidi adıyla da bilinen İplikçi Camii’nin ilk inşa tarihi XIII. yüzyıl başlarına kadar inmektedir. Yapı önceleri ilk bânisinden dolayı Ebülfazl, daha sonra ihyası sebebiyle Ahmed Bey Camii adlarıyla anılmıştır.
Eskiden bitişiğinde yer alan Altun-aba (Altın-apa) Medresesi’nin 598 (1202) tarihli vakfiyesinde belirtilen İplikçi Necîbüddin Ayaz’ın medresenin mütevellisi olması ve yakınında da İplikçiler Çarşısı’nın bulunması neticesinde her iki yapı da önce İplikçiler, ardından İplikçi adıyla meşhur olmuştur (Konyalı, s. 414-415).
İplikçi Camii şadırvanı da ilginç özelliği ile dikkat çekiyor. Şadırvan, görünüşü itibariyle sıradan bir şadırvan olarak dikkatleri çekmiyor. Şadırvanı 8 adet mermer sütun ayakta tutuyor. Şadırvanın ilgi çeken özelliği ise bu sütunlarda. Karşılıklı iki sütuna, iki insanın sırtını vererek yaptığı konuşmalar, şadırvanın ilginç özelliğini ortaya koyuyor. İki kişi bu şekilde yapılan konuşmada birbirlerinin sesini mikrofondan gelirmiş gibi duyuyor.
Direğe arkasını veren kişinin karşısından çeşmeyi açarsanız sanki su, karşıdakinin üzerinize dökülür gibi oluyor.
Bu özellik insanların da dikkatini çekiyor. Durumu öğrenen vatandaşlar da, şadırvanı sürekli kullandıklarını ancak bu özelliği bilmediklerini belirtiyor. Özelliği öğrendikten sonra deneyenler ise şaşkınlıklarını gizleyemiyor.
Konya İstiklâl Harbi Şehitliği (2008)
Çanakkale Harbi Cephesi, 1915 yılı sonrası Konya’nın durumu, İstiklâl Harbi hazırlığı, harp ve savaşın kazanılmasından sonraki Konya ve köy hayatını anlatan bir kompozisyon ile düzenlenen İstiklâl Harbi Şehitliği, Mevlâna Müzesi ile Mevlâna Kültür Merkezi’nin arasında Üçler Mezarlığı'na bitişik olarak inşaa edilmiştir.
Konya Aziziye Camii (1676)
Konya, birbirinden güzel onlarca camiye ev sahipliği yapıyor ve bu camiler içinde mutlaka görmenizi önerdiklerimiz arasında yer alan Aziziye Camii, 17. yüzyılda Osmanlı döneminde inşa edilen bir şaheser. Karatay ilçesinde Selimiye Caddesi üzerinde yer alan tarihi cami, ilk olarak 1676 yılında inşa edilmiş ve 1867 yılında Sultan Abdülaziz’in annesi Pertevniyal Sultan tarafından baştan yeniden tasarlanmış.
Konya Piri Mehmet Paşa Camii (1523) ve Siyavüş Türbesi (1280)
Mevlâna Türbesi’yle Aziziye Camii arasında, adını verdiği mahallede yer alan Camii, günümüze kadar gelen Konya’daki en eski Osmanlı eserlerindendir. Klâsik tek kubbeli camilerden olan yapının son cemaat yeri üç küçük kubbeyle örtülü olup, duvarları taş ve tuğladandır. Mabedin tek şerefeli tuğla minaresi son cemaat yerinin sağındadır. minaresi tuğla örülü, Şerefe ve külah altında mavi çinilerden süsler görülür.
Seyyid Siyavuş
İbrahim Hakkı Konyalı, Konya Tarihi’nde, türbede yatan zatla ilgili olarak şu bilgilere yer verir: “ Bu türbenin II. Keyka-vüs oğlu Siyavuş adına yapıldığı muhakkaktır. Siyavuş; 678 H. yılında Sinop’a dönmüş ve Burgulu kalesine hapsedilmiştir. III. Gı-yaseddin; Cimri ve Karamanoğlu Mehmet Bey’i imha ettikten sonra adı kanlı isyanlara, baş kaldırmalara vesile olan amcazadesi Siyavüş’ü Konya’ya getirtmiş ve işini bitirmişti. II. Mesud’un, şehit biraderi adına bu gördüğümüz türbeyi yaptırmış olması en kuvvetli ihtimaldir.” Siyavuş; 678 H. 1276 M. yılının son aylarında veyahut 679 H. 1280 M. yılının ilk aylarında öldürülmüştür. Türbenin de bu yıllarda yapılmış olması kabul edilebilir. M. Önder Bey, türbeden, Siyavuş Veli Türbesi olarak bahseder. Türbe Piri Paşa Mescidi’nin doğusundadır. Türbe , birisi Piri Paşa zamanında olmak üzere muhtelif tarihler de tamir görmüştür.
Konya Alaaddin Tepesi ve Alaaddin Cami (1116)
Konya'nın Selçuklu İmparatorluğu'nun başkenti olduğu dönemde, Sultan Alaaddin'in halktan cami yapmak için şehrin ortasına bir tepe yapmalarını ister. Bunun üzerine, şehirdeki herkes şehrin ortasına toprak getirir ve bu tepeyi oluştururlar. Günümüze kadar gelmiş önemli tarihi eserlerden olan Alaaddin Cami tepenin üzerinde yer alır. Cami, Büyük Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubat döneminde 1221 yılından kalma Konya'nın eski kalesinin bulunduğu yerde inşa edilmiştir ve bugün Konya silüetine hakimdir. Caminin bir tarafında Selçuklu İmparatorluk Sarayı'nın kalıntıları bulunmaktadır.
Konya Alaaddin Tepesi Ferit Paşa Maksimi (1902)
Ferit Paşa, Osmanlı Dönemi Konya valisi, sadrazam (1851-1914). “Avlonyalı” lâkabı ile tanınan Mehmet Ferit Paşa, Yanya’da doğdu (Yunanistan'ın Epir (İpir) bölgesinde bir şehirdir). 27 Mart 1898 tarihinde Konya Valiliğine tayin olundu. Ferit Bey’in Bosna’da Askerî İdare Meclisi kâtibi iken tanıdığı ve bazı yardımlarda bulunduğu Gazi Osman Paşa onun bu iyiliğini unutmayarak Konya Valiliğine tayininde padişaha sadakat ve hizmetine kefil oldu.
Ferit Paşa Konya’ya geldiği zaman Konya’nın içme suyu sıkıntısı vardı. Ferit Paşa bir komisyon kurarak Mukbil, Dutlu, Çayırbağı, Hatıp sularını inceletmiş ve Çayırbağı suyunun şehre getirilmesi uygun görülerek yirmi kilometre uzaklıktan, Belçika’dan alınan demir borularla su getirilmiştir. Harcanan 18.000 liranın bir kısmı teberru olarak halktan toplanmıştır. Su, önce İstasyon mevkiine, oradan da Alâeddin Tepesi’ndeki su deposuna nakledilmiştir. Buradan yine demir borularla elli kadar çeşmeye dağıtılmış.
1902 yılında halkın katılımı ile büyük bir tören düzenlenerek açılışı yapılmıştır. Çayırbağı’ndan getirilen suyun şehirdeki çeşmelere maksem olarak kolaylıkla ulaştırılması için 1902 yılında Ferit Paşa’nın emri ile Alâeddin Tepesi’nin doğu tarafına bu su deposu yapılmıştır.
Konya İshak Paşa Türbesi (1505)
Türbe, Şerafettin Camiinin kuzeyinde, eskiden mezarlık olan Şems Parkı’nın içinde yer alır. Tarihçi İ. Hakkı Konyalı, Osmanlı’nın Konya’daki ilk eserlerinden olan bu türbenin 1505 M. Tarihli vakfiyesine dayanarak Emir İshak için yapıldığını tespit ettiğini, içinde bulunan kitabeli mezar taşının vaktiyle yok edilerek ambar haline getirildiğini yazmaktadır. Buna ilaveten, Şems Camii avlusunda bulunan ve İshak Bey’in karısı olduğu tahmin edilen Hatice Hatun türbesinin 1944 yılında yıktırıldığının da kaydını düşmektedir.
Konya Kapu Camii (1658)
17. yüzyıl Osmanlı dönemi mimari eseri olan Kapu Camii, Konya'nın en büyük ve güzel camilerinden biri. Meram ilçesinde Esenlerli Sokak üzerinde bulunan tarihi cami, 1658 yılında Mevlevi dergahı pirlerinden Hüseyin Çelebi tarafından inşa ettirilmiş.
Konya Karatay Medresesi Çini Eserler Müzesi (1251)
1955 yılından itibaren Konya Çini Eserler Müzesi olarak kullanılan Karatay Medresesi, Selçuklu Sultanı II. İzzeddin Keykâvus döneminde 1251 yılında Emir Celâleddin Karatay tarafından yaptırılmıştır.
Medresenin iç mekanları mozaik ve levha kiremitlerle kaplıdır. Mimarının Muhammed bin Havlan olduğu tahmin edilmektedir. Medrese Sille taşından yapılmıştır. Medrese, Selçuklular döneminde hadis ve tefsir öğretmek için "Kapalı Avlulu Medrese" tarzında inşa edilmiştir. Duvarları taştan, kubbeleri ve tonozları ise tuğladan yapılmıştır. Şehir merkezinde yer almaktadır.
Panorama Konya Müzesi
Konya'nın Karatay ilçesinde bulunan Panorama Konya Müzesi kesinlikle görülmesi gereken etkileyici bir müze. Anadolu Selçuklu Devleti'nin başkenti olan Konya'nın binlerce yıllık tarihini panoramik sergilerle görebilirsiniz. Müzede taç kapı, büyük avlu, Mevlevi okullarının maketleri, balmumu heykeller ve panoramik resimler bulunuyor.
Konya Zafer Meydanı ve Çeşmesi (1924)
Konya'nın hareketli merkezi Zafer Meydanı tarihi yapılar, mağazalar ve yemek mekanları, ayrıca meydanda Selçuklu Anıtı ve Çapa Çeşmesi, Türk devletlerinin bayrak ve kabartmalarıyla süslü sütunları görulmeye değerdir. Konya'da kazanılan zafer sonucunda bu günlerin anısına Zafer Çeşmesi yaptırıldı. Halen Zafer Meydanı’na isim veren çeşme aktif olarak hizmet veriyor.
Meram ilçesinde, Atatürk Caddesi’nde, Olgunlaşma Enstitüsünün doğusunda, Zafer Meydanı’nda yer alan çeşme, 1340/1924 yılında Millî Mücadele şehitlerinin hatırasına Arapoğlu Makasında, Ferit Paşa Parkı içerisine yaptırılmıştır. Daha sonra şimdiki kız ortaokulu olarak bilinen yere konulmuştur. Birinci ulusal mimari akımı doğrultusunda şahide ve anıt tarzında yapılmıştır. Şahide üzerinde celi sülüs ve rika hatla yazılmış kitabe yer alır. Osmanlı Türkçesi ile yazılan kitabenin okunuşu şöyledir:
Zafer Çeşmesi, İstiklâl Harbi şehîdlerinin rûhuna ithâfen belediyece inşâ ettirilmiştir.
Konya Tropikal Kelebek Bahçesi (2015)
Türkiye’nin ilk kelebek bahçesi ve Avrupa’nın en büyük kelebek uçuş alanına sahip bahçe 2015 yılında ziyarete açılmıştır. Tropikal Kelebek Bahçesi 7.200 m2 kullanım alanına sahiptir. Kelebek Uçuş Alanı ve Böcek Müzesi olmak üzere iki ana bölümde 3.500 m2’lik gezi alanında hizmet verilmektedir. Binanın inşasında 630 ton çelik ve her biri farklı ölçüde 1730 adet camın olduğu cam giydirme cephe kaplama sistemi kullanılmıştır. Ayrıca camlarda, kelebeklerin doğal ortamlarında olduğu gibi güneşten gelen ışınlarla yönlerini bulmalarını sağlayan UV ışınlarının bahçe içerisine maximum oranda geçişini sağlayan özel PVB malzemesi kullanılmıştır.
Selçuklu Belediyesi sınırları içinde bulunan bahçe, 1600 metrekarelik kelebek uçuş alanına sahip ve 98 türe ait bitki ile 60 tür kelebeğe doğal yaşam alanı sunuyor. Müzede kral yılan, dev salyangoz, papağan gibi canlılar da yer alıyor.
Konya Mevlana Müzesi’nden sonra en çok ziyaret edilen yer olan Tropikal Kelebek Bahçesi bu yaz döneminde 272.491 kişi tarafından ziyaret edildi. Ziyaretçiler kelebeklerin kozadan pupa haline geçişine ve kelebeğe dönüşümüne şahitlik etme fırsatı yakalıyorlar.”
Konya Selçuk Üniversitesi Kampüs Camii (1995)
1989 yılında temeli atılan, 1995 yılında 7 bin kişilik kapasite ile Türk Anadolu Vakfı tarafından yaptırılan ve ibadete açılan Selçuk Üniversitesi yerleşkesindeki Kampüs Camii Ek Binası ve Külliyesi 2016 yılı Nisan ayında Cuma namazı öncesi dualarla açıldı. Böylece Kampüs Camii'nin kapasitesi 7 binden 14 bine çıkarıldı. Selçuk Üniversitesi Kampüs'ünde yaklaşık 70 bin öğrenci bulunuyor. Özellikle Cuma namazında binlerce öğrenci Kampüs Camii'ne akın ediyor.
Konya Otogar Zeki Altındağ Camii (2010)
Sekiz bin kişinin aynı anda namaz kılabileceği cami hayranlık uyandırıyor. Dört minareli bu devasa mabet, hayırseverlerin, hayırsever vatandaşların katkılarıyla 2010 yılında ibadete açıldı. 17 Aralık 2010 tarihinde caminin ibadete açılışı dolayısıyla kınla Cuma namazında Mihrapta Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, ilk safta da Başbakan Recep Tayyip Erdoğan vardı.
Konya Pir Esad Sultan Türbesi (1263)
Pir Esad Sultan (Pisili Sultan) (ö. 662/1263)
Hazreti Mevlâna ile muasır velilerden birisi de halkın Pisili Sultan olarak bildiği Pir Esad Sultan’dır. Türbesi ve zaviyesi, Pir Esad Mahalle-si’ndedir. Bu gün, türbenin doğusunda bulunan zaviye ve mescitten eser kalmamıştır. Türbenin kıblesine büyük bir cami inşa edilmiş olup, 15-20 yıl kadar önce ibadete açılmıştır.
Türbenin doğusunda, önü açık zaviyede Karamano-ğulları Dönemi meşayihine ait bulunan mezarlar hâlen mevcuttur.
Selçuklu Döneminin meşhur şeyhlerinden biri olduğu anlaşılan Pir Esad Sultan’ın başucundaki kitabeden onun, 662/1263 yılında vefat ettiği anlaşılmaktadır.
Halkın Pisili Sultan diye andığı bu büyük veli, Mevlâna’dan on yıl kadar önce vefat etmiştir. Adından da anlaşılacağı üzere, kedileri çok seven Pir’in vasiyeti üzerine, kedisi de sandukasının sol tarafına ve ayakucuna doğru gömülmüştür.