AVRUPA İSLAM ÜLKELERİ
Avrupa’da yaşayan 60 milyon Müslümanın kimisi azınlık kimisi de devlet halindedir.
Bulundukları ülkede en etkili azınlık Müslüman topluluk İngiltere’de yaşar. Çünkü dünyanın tüm zamanlarının en büyük sömürge imparatorluğunu halen sürdüren Büyük Britanya’da başta Hindistan, Pakistan ve Bangladeş olmak üzere bütün İslam ülkelerinden göçmenler vardır.
Türkiye dışında, aralarında Rusya’nın Avrupa’da kalan kısmı da dâhil olmak üzere Avrupa sınırlarını kapsayan Avrupa’daki Müslüman nüfusun asgari 60 milyon olduğu ve en büyük yoğunluğun Balkanlar bölgesinde yaşadığı malumdur.
Avrupa’da Müslüman Devletler
1- Bosna Hersek
2- Arnavutluk
3- Kosova
4- Makedonya
5- Sancak Yenipazar (Sırbistan içinde Özerk)
Kosova Müslüman Türklerin ilk fethettiği yer olarak nüfusuna oranla en kalabalık Müslüman nüfusa sahip devlettir. Burada nüfusun yüzden doksanını Müslüman nüfus teşkil etmektedir.
Arnavutluk Cumhuriyeti yüzde seksen oranıyla ikinci sırada yer alır. Arnavutluk Boşnaklar gibi Avrupa yerlisidir ve yerli bir halktır. Anadolu’dan iskân edilen Türklerden değildir.
Bosna Hersek yüzde 55 Müslüman oranıyla üçüncü sırayı ihraz etmektedir. Fatih Sultan Mehmet tarafından fethedildikten sonra akın akın İslam’a giren bir Slav ırkı olan Boşnaklar İslamiyet’e sıkı sıkıya bağlılıklarıyla bilinir. Avrupalı Hristiyanlara göre onlar artık Türk’türler zira onların gözünde her Türk Müslümandır.
Makedonya’da Müslüman nüfus %40 olup bunlar tamamen Anadolu’dan daha doğrusu Konya ve Karamandan göçürülüp iskân edilen Evlad-ı fatihandır. Makedonya AB’ye Yunanistan’ın vetosundan dolayı alınmamaktadır.
Karadağ’da bu oran %20’dir. Karadağ’daki Müslümanların etnik kökeni Boşnak ve Arnavut’tur.
Bu devletlerden Arnavutluk, Bosna Hersek ve Karadağ halkı genelde Slav kökenli olmakla beraber İslam’ı seçmişlerdir.
Kosova, Makedonya ve Sancakta ise halkın büyük bölümü Karaman ve Konya’dan iskân edilen Türkmen Yörük boylarıdır.
Avrupa’ya Müslümanlığın tebliğ yoluyla ulaşmaya başlaması (1389) yılında Kosova Meydan Savaşı’yla Türklerin Avrupa’ya geçişleri sırasında başladı. Bu savaşla Sırbistan, Türk hâkimiyetine geçti.
1396 yılında Niğbolu’da Yıldırım Bayezid’in Haçlı ordusunu hezimete uğratması ise Osmanlı Türklerinin Balkan hâkimiyetini iyice perçinledi. Daha sonra Fatih Sultan Mehmet’in 1463 yılında Bosna’yı fethiyle Adriyatik’ten Çin seddine kadar bir Türk yurdu oluşmaya başladı.
Balkanlara ilk iskân edilen Türkmen Yörük boyları ait oldukları tarikatları ve tekkeleri de buralara taşıyarak İslam’ın kansız ve savaşsız tebliğine öncülük ettiler. Bu genelde, Osmanlılarca ilhak edilen Karamanoğulları Devleti yurtlarından gelen akıncılar gittikleri her yeri Anadolu'daki gibi mescitlerle, tekkelerle, zaviyelerle, aşhanelerle donattılar.
Daha sonraları Evlad-ı Fatihan tabiriyle anılan bu uç karakol akıncı toplulukları kurdukları köylere Anadolu’da oturdukları eski yerlerin veya kendilerine önderlik eden dede, baba ve şeyh gibi atalarının ad ya da unvanlarını verdiler.
Bu Evlad-ı Fatihânın inşa ettikleri yeni yerleşim yerleri bugün bile adeta bir Bursa, Konya, Kırşehir veya İstanbul’dan farksız İslam medeniyetinin simgesi mimari eserlerle doludur.
Dev imparatorluk Osmanlıların çekilmek zorunda kaldıkları bütün topraklarda onların izleri vardır. Bu izler mimari ve hafriyat medeniyetinde olduğu kadar harfiyat / edebiyat, inançlar ve kültürler temelinde de halen kendisini göstermektedir.
Bu insanlar Osmanlılardan bize intikal eden bir emanettir. Onların en azından bütün manevi ihtiyaçlarına elimizden geldiği kadar yardımcı olmak boynumuzun borcudur.