Van ili, Türkiye topraklarının %2,5’ ini oluşturur. Van, yüzolçümü bakımından Türkiye’nin 6. büyük ilidir. Yüzölçümü 19069 km2, Rakım 1726 m. Nüfus 1.121.571.
20024 Van ilçeleri nufusu; İpekyolu 356.977, Erciş 170.209, Tuşba 165.885, Edremit 130.768, Özalp 53.966, Çaldıran 52.614, Muradiye 42.986, Başkale 41.159, Gürpınar 29.982, Gevaş 26.597, Çatak 17.389, Saray 17.382, Bahçesaray 12.173.
Van'ın meşhur yiyeceği Keledoş, bakliyattan zengin malzemeleri ve kavurma ile pişirilen çok güzel bir yemektir. Sengeser (kurutulmuş süt), Kürt köftesi ve Acem köftesi de sevilen yemeklerindendir. Van'a özgü kaşık tatlısı yerel halk tarafından sevilerek tüketilen bir tatlı türüdür. Bunun yanı sıra çatal ve eğdek tatlıları, Van Otlu Peyniri, Çorti (Türk mutfağında yapılan bir çeşit turşu), Pestili, Tandır Balığı ve Lahana Dolması da meşhurdur.
Van ilinin eski ismi, M.Ö. 1900'lerde Asur Melikesi Meshure Sah Meryem (Semiramis) adına izafeten Şahmerimekerd şeklinde adlandırılmıştır. Aslında bilimsel görüşlere bakılırsa Urartuca Biane veya Viane'den çıkmış olduğudur. Tarihi kaynakların bütününde, Urartular kendilerine Bianili demişlerdir.
Van ili yazılı tarih öncesi dönemleri M.Ö. 5000-3000 yılları Kalkolitik dönem başlarına kadar uzanır. M.Ö. 2000 yılında bu bölgede ilk olarak devlet kuranlar Hurrilerdir. M.Ö. 900 yıllarında başkentleri Tuşba ( VAN) olan Urartu devleti kurulmuştur. Urartular M.Ö. 612 yılına kadar Van Bölgesinde güneyde yukarı Mezopotamya'ya kadar uzanan topraklarda hüküm sürmüşlerdir.M.Ö. 612 Medler, M.Ö. 332, M.Ö. 129 Büyük İskender, M.S. 395 yılına kadar Sasani sonra da Bizans egemenliğinde kalmıştır.
Hz. Osman zamanında Müslüman orduları 644 yılında Van ve yöresini Bizans'tan almış bu hakimiyet Emevi ve Abbasi devletleri tarafından da sürdürülmüştür.
Büyük Selçuklular egemenliğine 1071 Malazgirt Zaferi ile giren Van, 1230'da Karakoyunlular, 1390'da Akkoyunlular sonra da Safavilerin hüküm sürmüştür. Kanuni Sultan Süleyman döneminde Safevi Devleti'ni yenen Osmanlı orduları 1548'de Van'ı fethetti.
1900'lü yıllara doğru Ermeniler ihtilal cemiyetleri kurarak Ruslar'ın da desteğiyle silahlanmaya başladı. 1915'te bir çok kaza ve köyde katliam yaptı. Türk ordusu 2 Nisan 1918' de Van'a girerek şehri kurtardı.
29 Ekim 1923'te Vilayet merkezi olan Van'da Devlet ve Belediye tarafından alt yapı çalışmaları başlatıldı, savaştan yıkılan şehir yeniden inşa edildi. 1943 yılında havalimanına kavuştu. Van'ın merkezinde Ekim, Kasım 2011'de iki yıkıcı deprem meydana gelmiştir. 2012'de büyükşehir belediyesi oldu. Van'da 20. yüzyıla kadar Ermeni, Türk, Azeri, Kürt, Arap, Zaza nüfus yaşamış, gelenekleri Osmanlı ve İran etkisinde gelişmiştir.
Van Gölü, Türkiye’nin yüzölçümü açısından en büyük gölü olarak biliniyor. Bunun yanı sıra aynı zamanda dünyada en büyük sodalı göl olma özelliği de Van Gölü’ne ait. Van ve Bitlis illeri arasında konumlanan Van Gölü, hemen yanı başında yer alan Nemrut Dağı’nın patlaması sonucunda meydana geldi.
Akdamar Adası’nda, 10. yüzyılda Ermeni Kralı I. Gagik tarafından inşa edilen ve aynı zamanda Surp Haç Kilisesi olarak bilinen Akdamar Kilisesi bugünlerde ibadet yerinden çok müze olması ile öne çıkıyor. 2007 yılında restore edildi. Van Gölü'nün en büyük adası olan Akdamar, 7 km2 bir alana sahip.
Gevaş İlçesi Karşıyaka Mahallesi Hişet Mevkiinde bulunmaktadır. Mezarlık 1. derece arkeolojik sit alanıdır. Halime Hatun Kümbeti ise Selçuklu Mezarlığı'nın doğu tarafında yer almaktadır. Giriş kapısı üzerindeki kitabesine göre Melik İzzeddin tarafından 1335 tarihinde, kızı Halime Hatun için yaptırılmıştır. Ustası Ahlatlı Pehlivan oğlu Esed'dir. İki katlı inşa edilmiş kümbetin cenazeliği kare planlı olup, doğudaki kapısına merdivenle inilmektedir.
Konumu çok güzel olan içi temiz ferah ve güzel kokan bir camii. Edremit’te yol üstünde bulunur. Namazı bitirip camiiden çıktığınızda Van gölü karşılıyor sizi...
İçerisindeki ve tavanda bulunan motifler çok güzel, mihrap ve mimber ise ahşap oyma motifli.
Yaklaşık 3 bin yıllık bir geçmişe sahip olan Edremit Kız Kalesi, bölgeye hakim bir tepe üzerinde olması nedeniyle Urartu medeniyeti tarafından adak ve sunak yeri olarak kullanılmış, Urartu krallarının taç giydiği çeşitli törenlerin yapıldığı kutsal bir alan olarak kabul edilmiştir. Edremit Kız Kalesi, Van Gölü'nün eşsiz manzarasının izlenebildiği panaromik bir seyir terasına sahip.
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Dursun Odabaş Tıp Merkezi yanına Osmanlı ile Selçuklu mimarilerinin bugünün modern mimarisine uyarlanarak inşa edilen cami ve külliye Ocak 2025'te açıldı. Toplamda 2.200 m2 alan üzerine inşa edilen ve içerisinde, aşevi, kız ve erkek Kur'an kursları, kütüphane, yemekhane, konferans ve dinlenme salonları, gasilhane ile lavaboları bulunan külliyenin yapımına 2018'de başlanmıştı.
Cami, Van’ın tarihi zenginliğini yansıtan bir eser. 16. yüzyılda Osmanlı döneminde Kanuni Sultan Süleyman tarafından Mimar Sinan’a onarımı yaptırılıyor. Orta Kapı Mahalle sınırları içerisinde yer alan cami, kare planlı ve tek kubbeli.
Van’ın en önemli eserleri arasında yer alan Hüsrev Paşa Camii, Van Gölü kıyısına yakın noktada yer alıyor. Hemen yanı başında yer alan Van Kalesi’nin gölgesinde yükselen cami, Van Beylerbeyi Köse Hüsrev Bey döneminde yaptırıldı. 1567 yılında II. Selim döneminde yaptırılan camii, 1915 yılında başlayan Rus işgaline kadar hiç kesinti vermeden ibadet yeri olarak kullanıldı. Camii yalnızca Ruslar tarafından değil, 1990’lı yıllarda hazine arayıcıları tarafından da tahrip edildi. Özellikle kalemişi olarak isimlendirilen harika görseller bu sebeple günümüze ulaşamasa da cami halen daha görülmeye değer.
Van'ın tarih ve kültür hazinelerini yansıtan önemli bir yapılardan olan Kaya Çelebi Camii, Osmanlı döneminde, 17. yüzyılda inşa edildi. Kaya Çelebizade Koçi Bey tarafından yaptırılmaya başlanan bu camii onun idamı sonrası Dedemoğlu Mehmet Bey tarafından tamamlandı. Eski Van'ın Orta Kapı Mahallesinde, Van Kalesinin güneyinde konumlanan bu cami, kare planlı ve tek kubbelidir.
Van'ın Edremit ilçesinde bulunan tarihi bir han. 16. yüzyılda Kanuni Sultan Süleyman'ın veziri Hüsrev Paşa tarafından yaptırılmış. Tarihi İpek Yolu üzerinde bulunan han, o dönemde önemli bir konaklama ve ticaret merkeziymiş. Günümüzde restore edilmiş haliyle ziyaret edilebiliyor.
Cami, kentin hem tarihi hem de kültürel zenginliklerini arasında yer alan bir yapı. Eski Van şehri sınırları içinde, Van Kalesi’nin güneyinde yer alıyor. Yapı, her ne kadar Osmanlı dönemi içerisine tarihlense de Selçuklulara ait izlere de rastlandığı biliniyor. Cami, büyük ölçüde yıkılmış vaziyette.
Yapımı 1993'te tamamlanan Van Ulu Camii konumu itibarı ile merkezde bulunuyor. Yapılışı günümüz tarihinde olsa da çok mistik bir atmosferi var. Camii içerisinde alt katta 60 adet direkleri mevcut. Kolonların gölgeleri manevi bir atmosfer oluşturuyor. Zaten ulu camiilerin hepsi güzel olur.
Kale, Van Gölü'nün hemen yanında, Van şehrinin kalbinde bulunuyor. Kale, Urartular dönemine ait ve bu da kalenin 9. yüzyıla kadar uzanan bir tarihi olduğunu gösteriyor. Van Kalesi içinde günümüzde birçok tarihi eser yer alıyor; mezar, Urartular dönemi eski yazıtlar ve kilise gibi. Van Kalesi, şehrin hakim noktasında yer aldığı için manzarası harika.
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi bünyesinde kurulmuş. Van kedileri, beyaz tüyleri, değişik renkteki gözleri, suda oynamayı sevmeleri ve sadık olmaları ile biliniyor. Van Kedisi'ni çekici kılan özelliklerden biri de, onun gözlerinin rengidir. İki katlı bir yapıya sahip olan kedi evinde girişte yaşam alanı yer alıyor. Üst katta ise, kediler ile ilgili bilgi edinebileceğiniz müze, kütüphane ve konferans odası gibi çeşitli yerler bulunuyor. Van Kedisi evinde yaklaşık olarak 100 adet kedi yaşıyor.
Van Travertenleri, Başkale ilçesinde bulunan doğa harikası bir yer. Denizli’nin Pamukkale ilçesindeki travertenlere benzeyen bu yer, görenleri büyülüyor. Van Travertenleri, 2 bin 400 metre yükseklikte, Van Gölü’nün doğu kıyısında, Dereiçi Mahallesinde yer alıyor. Travertenler, suyun içindeki kalsiyum karbonatın çökelmesiyle oluşuyor.
Ilçenin en büyük camisi. O kadar güzel düşünmüşler ki hanımlara ayrılan kocaman bir alan var ve ayrı bir şadırvanla birlikte lavobosu da içerisinde. Üstelik içerisinde ki sütunları çok güzel kitaplarla döşemişler erkeklere ayrılan kısım da aynı şekilde kocaman ve kütüphanesi ve kitapları rahatlıkla okuyabilmeniz için kanepeler mevcut.
İlçe merkezine, 8 km. ve Van il merkezine ise 80 km. uzaklıktadır. Adını Bağdat seferine çıkan Osmanlı Padişahı IV. Murat’tan almıştır. Tendürek Dağı’ndan beslenen Bend-i Mahi Çayı üzerindedir. Şelalenin yüksekliği 50 metredir. Suların düşme yüksekliği 15-20 metre arasında değişiyor. Muradiye Şelalesi, sadece görüntüsü ile değil çevresini güzelleştiren tabiatıyla da görülmeye değerdir.
Çaldıran Belediyesi, 1996 yılında ibadete açılan ve 450 kişi kapasiteli olan Merkez Camisini ihtiyaca cevap verememesi üzerine 29 Eylül 2017'de temeli atılan Yeni Merkez Camii 2384 kişi kapasiteli, dört minareli ve tek kubbe özelliğiyle bölgede benzeri olmayan ve Çaldıran’ın şanlı tarihine yakışır bir cami.
Yavuz Sultan Selim ile Safevî Hükümdarı Şah İsmâil arasında Çaldıran ovasında 23 Ağustos 1514’te yapılan meydan savaşı Osmanlı İmparatorluğunun Zaferi ile sonuçlandı.