Bitlis'in yüzölçümü 8294 km2, Rakım 1500 m. Bitlis il Nüfusu 2025 verilerine göre 361.000 . Tatvan ilçesi, Bitlis il merkezinden daha büyüktür.
Bitlis ilçeleri; Tatvan (104 bin), Merkez (74 bin), Güroymak (49 bin), Ahlat (45 bin), Hizan (31 bin), Adilcevaz (29 bin), Mutki (28 bin).
Bitlis dışında kaydı Bitliste olan vatandaş sayısı TÜİK verilerine göre 675.000 kişidir.
Bitlis'in meşhur tadları arasında Avşar Çorbası, Büryan Kebabı, Katık Dolması, Bitlis Balı
Bitlis’te Beş Minare” türküsüne ilham veren tarihi camiler arasında Ulu Cami, Şerefiye Camii, Yukarı Çarşı Camii, Küfrevi Camii ve İslahiye Medresesi Camii yer alıyor.
Bitlis Rus işgalinden çıktıktan sonra Bitlis ordularının basındaki komutan Şerif bey, savaş sonrası Bitlis’i görmek için Bitlis'e yüksekten bakan ve şuan "Şerif Bey Tepesi" olarak adlandırılan tepeye çıkıp Bitlis'e bakar ve görür ki Bitlis yıkık dökük her taraf yerle bir olmuş. Sadece tapanın etrafında ayakta kalan 5 minare durur... Ve orada oturup şu türküyü söyler.
Bitlis’te beş minare, beri gel oğlan beri gel.
Yüreğim dolu yare, beri gel oğlan beri gel.
Bitlis, 1. dünya savaşından önce nüfusu 30000 iken savaş çıkınca halk göç eder ve nüfusu 3000´e düşer.
Bitlis, tarihi milattan önce 2000’li yıllara kadar uzanıyor. Urartular, Persler, Roma ve Bizans İmparatorlukları gibi büyük uygarlıklara ev sahipliği yapan şehir, 11. yüzyılda Selçukluların egemenliğine girerek İslam kültürünün önemli merkezlerinden biri.
Bitlis'te Beşminare semtinde 2001 yılında ibadete açılan cami adını bulunduğu semtten alır. Caminin 5 değil 2 minaresi vardır. Bitlis'teki en büyük camidir.
Tatvan-Bitlis yolu Yüz Altmış Evler Mevkiinde bulunan caminin inşaatı 1999 yılında başlayıp 1 yıl gibi kısa bir zamanda bitirilip 2000 yılında ibadete açılmıştır. Önceki adı Beşminare Camii idi.
Modern ve Geleneksel bir sentezle inşa edilen 1000 kişilik kapasiteli Hikmet Kiler Camii, Kur’an Kursunu ve görevli imam için yapılmış lojmanı bünyesinde barındırmaktadır.
Şehir merkezinde yer alan cami, ilk defa 1540 yılında inşa edilmiş sonra yenilenerek 1801'de inşa edilmiş. İki katlı dini mekan, keskin taş duvarlarla birbirinden ayrılıyor. Minare 1924 senesinde camiye dahil edilmiş.
Bitlis’in hemen merkezinde konumlanan İslahiye Medresesi, Selçuklu Dönemi’nden kalan eserlerden biri. İnşa yılı 1216 olan tarihi mekan, 16’ncı yüzyılda ciddi hasarlar almış. O dönemde Bitlis Hanı 5’inci Şerefhan, medresenin onarımını üstlenmiş.
Kubbesiz ve dikdörtgen plana sahip olan İslahiye Medresesi, pek çok bilim ve sanat insanının yetişmesine aracılık etmiş. Bu arada medresenin bahçe kısmında Veli Şemseddin ve Ziyaeddin Han’ın türbeleri yer almakta.
Kalenin 2300 yıl önce inşa edilmiş. Şehir merkezinde yer almasından dolayı kolayca ziyaret edilebilen kale, Osmanlı ve Selçuklular döneminde bazı değişimlere uğramış. Kalenin 50 metreyi aşan surlarından Bitlis’in çok güzel manzarası görünmektedir.
Bitlis’teki tarihi ibadet mekanlarından biri olarak öne çıkan Bitlis Ulu Camii’nin yapımı 1150 senesine dek uzanıyor. Camide yer alan kitabedeki bilgilere göre caminin yapımında Ebu’l Muzaffer Muhammed’in imzası bulunuyor. Şehir merkezinde yer alan Bitlis Ulu Camii’nin minaresi 1492'de dahil edilmiş. 1916'da Rus işgali sırasında ciddi düzeyde hasar almış olmasına rağmen tamamen yıkılmamış. Bitlis Ulu Camii ile alakalı son restorasyon çalışması ise 1985'de oldu.
Bitlis'te 5 minareden biridir. Bitlis Kalesi’nin hemen eteğinde çarşı meydanında yer alan caminin 16. yüzyılda yapılmış. 4. Şerefhan zamanında yapılmıştır. Camiden günümüze sadece minaresi kalmıştır. 2006 yılında cami Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından aslına uygun olarak yeniden yapılmıştır.
Şehir merkezinin güneyinde, kışla ve hosor derelerinin birleştiği yerde kurulmuş ve camii, medrese, imaret, türbe kısımlarından oluşan bir külliyedir. Kitabesine göre, H.935 (M.1529) tarihinde IV. Şeref Han tarafından yaptırılmıştır.
Bitlis Şerefiye Köprüsü (2022)
Şerefiye Külliyesi'nin bir parçasıdır ve Küllüce Deresi üzerinde, Şerefiye Camii'nin doğusunda yer alır. 2022 yılında Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından yapılmıştır; 13,80 m uzunluğunda, 3,90 m genişliğindedir ve tek bir dairesel kemere sahiptir. Osmanlı eseri köprü 2022 yılında yenilenmiştir.
Alemdar Camii, şehir merkezindeki tarihi ibadet yerlerinden biridir. Bu cami, Alemdar Baba olarak da bilinen ve Peygamberimiz Hz. Muhammed'in sancaktarı olan Eyüp Sultan’ın kardeşi Feyzullah Ensari’nin türbesinin üzerine inşa edilmiştir. Yapım tarihi 1783-1784 yıllarına uzanır. Dikdörtgen bir planı vardır ve kuzey cephesinde beşgene yakın bir çıkıntıya sahiptir. Ana ibadet mekanı üst kattadır, alt katta ise Feyzullah Ensari'nin kabri bulunmaktadır.
Peygamberimizle akrabalığı olan, Hz. Eyyüb el Ensari’nin kardeşi olan değerli sahabe Feyzullah El Ensari . Bitlis merkezde yeri kolay bulunan bir türbe. İçerisinde başkaca mezarlarda var.
Şeyh Mahmud Dündari hazretlerinin de sahabeden olduğu ileri sürülmüştür. Rivayete göre Şeyh Mahmud Dündar’ı hazretleri bir sahabe kıram olup Azerbaycan ve Gürcistan fethine katılmış Hazreti Ömer ile Hazreti Osman’ın halifeliğine kadar fetihlerde görev almıştır. Türbesi Alemdar Camii avlusuna girerken sağ taraftadır.
Kömüs çayı üzerinde kurulu ve olan köprünün kitabesi bulunmamakla birlikte taşıdığı mimari özellikler ve bölgedeki diğer köprülerle olan benzerlikleri ile xvı.yy.'da yapıldığı düşünülmektedir. Köprünün döşeme uzunluğu 36.80m. Tabiliye genişliği 7.80 m. Yüksekliği 10.53m.kemer açıklığı ise 14.20 m.dir.köprünün tabiliyesi 0.55 m yükseliğinde yekpare kesme taş korkuluklarıyla güvenli hale getirilmiştir. Kemer ayakları su seviyesinden sıralı kesme taş ile yaklaşık 7.78 m yükselerek yuvarlak bir kemer ile köprü açıklığı geçilmektedir.
Türbe, Bitlis merkezde, üst katı cami olan tarihi bir binanın zemin katındadır. Girişten sonra iç içe iki odadan oluşan türbenin sandukalı iç odası genellikle kapalı olduğu için dış odada dua edilmektedir.
Dış odanın duvarlarından birinde yer hizasının hemen üstünde yaklaşık 40 cm çapında yuvarlak bir delik ve arkasında yaklaşık 40 cm derinliğinde bir kovuk var.
Psişik sorunu olanlar, kekemeler, ateşli hastalık sonrası şuuru bulananların ve yaramaz çocukların başlarını bu deliğe sokmaları halinde iyileşeceklerine inanılmakta. Deliğin yanında duvara çakılmış bir zincir yer almakta, başın deliğe sokulurken sembolik olarak zincire vurma ve zincirden çözme uygulamaları yapılmakta, dualar okunmaktadır.
Bitlis ilinde görmeye değer ibadet mekanlarından biri de Sultaniye Camii. Şehir merkezindeki tarihi caminin kitabesinde inşa tarihi 1784 olduğu bilgisi mevcut. İki katlı yapı, konum olarak Alemdar Köprüsü’ne yakın. Caminin hemen altında Şeyh Garip Türbesi var.
Eskiden Hacı Begiye Mescidi, bir medrese ve benzeri yapıları içeren küçük bir külliye olarak bilinirdi. Günümüzde ise yalnızca basit bir mescit ve üç kitabe mevcuttur. Kitabelere göre, mescit ve medrese Hicri 848 (Miladi 1444) yılında Emir Hacı İbrahim’in oğlu Emir Hacı Mehmed tarafından yaptırılmıştır.
Bitlis kızılmescit mahallesinde Küfrevi Türbesi'nin karşısında yer alan camiinin kitabesinde, h.913 (1507) ve h.1280 (1863) tarihinde onarıldığı belirtilmektedir.
Bitlis’in manevî yıldızlarından 19. asırda yaşamış Nakşibendiliğin Halidiye koluna bağlı olan Şeyh Muhammed Küfrevî, Bediüzzaman Hazretlerinin hocasıdır. Türbenin çok mükemmel bir mimarisi var. Ancak şu anda özel bir hanenin bahçesi içinde kalmış olduğundan izinli girilip ziyaret edilebilir durumda... Abdülhamid Han tarafından Barok tarzında inşa edilmiş. Bitlis ili merkez inönü mahallesi küfrevi sokakta bulunan türbe iki kısımdan müteşekkildir.
Bitlisli iş adamı M. Zeki Peker tarafından hastane bahçesine inşa edilen cami ve 40 yataklı misafirhane, törenle 10 Ağustos 2018'de hizmete açıldı.
Bitlis Pamukçular Köprüsü
Bitlis rabat deresi üzerinde bulunan pamukçular köprüsü Osmanlı döneminde inşa edildi. 26.9 m uzunluğunda, 4.70 m genişliğindedir. 2022 yılında restore edildi.
Suyun içindeki minarellerin (klor,karbonikasit, magnezyum vs) birikmesiyle oluşan bir yapı. Yolun hemen kenarında yer alıyor. Ancak doğaya en fazla zararı veren insanlar çevresine hep çöp, plastik vs atmış.
“Bu Deliklitaş aynı zamanda bir pınardır” diye yazmıştır Şerefxanê Bedlîs-î’nin Farsça olarak Bitlis’te kaleme aldığı ve 1597 yılında tamamladığı “Şerefname” adlı eserinde.
Dev bir kaya kütlesinin, daha doğrusu dağın bir kısmının içi oyularak açılmış ve tarih boyunca insanların, kervanların, süvari ve orduların içinden geçmesini mümkün kılmış bir tüneldi aslında Deliklitaş, yada diğer ismi ile Semiramis Tüneli, veyahut Kürdçe ismi ile Kevirê Qul.
Bitlis – Siirt arasındaki güzergah boyunca yolculuk etmiş bir çok seyyah, gezgin, tüccar ve tarihçinin bahsini ettiği ünlü Deliklitaş’ın tam olarak ne zaman yaptırıldığı bilinmemektedir. Ancak tarihte Semiramis Geçiti olarak da anılan bu tünelin, antik çağlarda (M.Ö. 800) yaşamış bir Asur kraliçesi olan Semiramis’in emri ile açtırıldığı rivayet olunur. Yazlarını Van’da inşa ettirdiği sarayında geçiren kraliçe, normalde ikamet ettiği Babil’den Van’a yolculuğu sırasında Bitlis mıntıkasından geçerken zorluk çektiğinden, aşması gereken dağın delinmesi emrini verdiği anlatılır.