Van gölünün kuzeybatı kıyısında mezar âbideleriyle meşhur tarihî bir şehir ve bugün Bitlis’e bağlı bir ilçe. Yüzölçümü 1044 km2, Rakım 1650 m. Köy sayısı 26. Toplam nüfusu 45.096, Merkez nüfus 34.000.
Ahlat Urartular’dan Osmanlılar’a kadar çeşitli devlet ve hânedanların idaresinde kalmıştır. Şehrin en eski sakinleri olan Urartular buraya Halads, Ermeniler Şaleat (Şaliat), Süryânîler Kelath, Araplar Hılât, İranlılar ve Türkler ise Ahlat demişlerdir.
Ahlat Hz. Ömer devrinde Cezîre fâtihi İyâz b. Ganm tarafından fethedildi (20/640-41).
Bitlis’in tarihi destinasyonları ile meşhur ilçesi Ahlat’ta bulunan Abdurrahman Gazi Türbesi, yaklaşık 1400 yıldır ayakta duruyor. Bilindiği üzere Muaz bin Cebel'in oğlu olan Abdurrahman Gazi, Hz. Ömer döneminde İyaz Bin Ganem’in komutasındaki orduda yer almış ve Ahlat’ta şehit düşmüş değerli bir isim. Abdurrahman Gazi’nin tam olarak şehit düştüğü bu yerde türbesi bulunuyor.
Eski Ahlat Kales'ndedir. Kitabesine göre 1565 yılında İskender Paşa tarafından, muhtemelen Mimar Sinan’a yaptırılmıştır. Yavuz Sultan Selim zamanında inşa edilen camii, Kanuni Sultan Süleyman döneminde genişletilmiştir. Camii iç ve dış yapılışı itibariyle Osmanlı Mimarisinin tipik bir örneğini teşkil etmektedir.
Bitlis’in tarihi ve kültürel miraslarından biri olan Ahlat Selçuklu Mezar Taşları, Van Gölü’ne oldukça yakın bir konumda. Ahlat ilçesindeki Türk-İslam mezarlığında yaklaşık olarak 8 bin civarında mezar taşı var ve Selçuklulardan Bitlis’e kalan en değerli mirastır. Ahlat, barındırdığı tarihi yerlerle adeta Anadolunun belgeli tapusudur.
Emir Bayındır Kümbeti ya da Parmaklıklı Kümbet, Akkoyunlu beylerinden Emîr Bayındır bin Rüstem'in defnedildiği Ahlat'taki kümbettir. Kitâbesine göre, Ekim ya da Kasım 1481'de ölen Bayındır'ın eşi Şah Selime Hatun tarafından yaptırıldı. Bayındır'ın Aralık 1488 ya da Ocak 1489'da ölen oğlu Muhammed'in naaşı da buraya defnedildi. İnşa edildiği dönemde yapı, mescit ve zaviye ile birlikte bir külliyenin parçası niteliğindeydi. Mimarı bilinmemekle birlikte, külliyedeki mescidin mimarı Baba Can'ın aynı zamanda kümbetin mimarı olduğuna dair görüşler vardır.
Van Gölü’ne komşu Ahlat’ın simgeleri olan Çifte Kümbetler, , 1200’lü yıllardan bugüne ulaşmış. Çifte kümbetler aynı boyutlara sahip değil. Küçük yapı, Esen Tekin Hatun ve Hüseyin Timur için yapılmış. Büyük olan kümbet ise Şirin Hatun ve Bugatay Aka için oluşturulmuş. Geleneksel ahlat taşlarıyla yapılan Çifte Kümbetler’in orijinal kitabesi hala yerinde duruyor. Günümüzde kümbetlerin üst kısımları dua için ayrılmış, alt bölümlerde ise mezar odaları var.
Şehrin en önemli iki kalesinden biri olan Ahlat Sahil Kalesi, Bitlis’in tarihinde kilit bir role sahip. Urartular zamanında inşa edilen kalenin yaklaşık 800yıl kadar önce yıkıldığı biliniyor. Kanuni’nin harap durumdaki kalenin onarılması için Zal Paşa’ya emir vermesiyle Ahlat Sahil Kalesi bugünkü görünümüne kavuşturulmuş. 1224 senesinde onarımı tamamlanan kalede Mimar Sinan’ın imzası görülüyor. Sarp kayalık alanın üzerinde yer alan Ahlat Sahil Kalesi’nde toplamda 38 ayrı kule yer alıyor. Ayrıca kalede ufak da bir mağara söz konusu. Hz. Ali’nin konaklamak adına atıyla bu mağaraya geldiği rivayet ediliyor