Dinar Tarihi
Dinar, Afyonkarahisar ilinin bir ilçesidir. İlçe ismini, Orta Asya'dan gelen Türk Göçleri sırasında bölgeye yerleşen Kitiş Bey'in oğlu Dinar Bey'den alır. Eski ismi (كيكلر) Gingler/Ginler (Geyikler)'dir. Eskiden köylüler Dinar'a Dingler derdi, demekki zamanla köylülerin telaffuzunda Gingler ismi Dingler olmuş.
1. Dinar'ın adından ilk söz eden 1739'da, Dinar'a uğramamakla birlikte, bu yöredeki, Işıklı'dan Sandıklı'ya geçen R. Pockocke (1704-1765)'dur: Dingare. Onun
bu imlasını 1765'lerde Honaz'a kadar gelen R. Chandler (1738-1810) de nakletmektedir. Hatta 1826'da Dinar'a gelen ve aşağıda da söz konusu edilecek olan F.V.J. Arundell de Dingare imlasını nakletmekte, fakat kendisi bizzat Dinar'ı gördüğünde oradan Deenare imlasıyla da söz etmektedir.
2. 1824, W.M. Leake, DİNGLAR
3. 1826/1828, 1834, F.V.J. Arundell, DEENARE
4. 1832, J.A. Cramer, DİNGLARE-DEENARE
5. 1840, Hamilton, DEENAİRE, DİNEİR
6. 1853, Waddington, DİNLER
7. 1873, C. Mostras, DİNAİR = Dinayir (d.n.ayr )
8. 1892, G. Weber, DINAİR
9. 1893, H. Ouvre, DİNEİR
10. 1894, Vital Cuinet, DINAİRE
11. 1895, J. Murray, DİNEİR veya GEYİKLER
1895'de basılan Ahmed Cemal'in Coğrafya-yı Osman adlı eserinde Osmanlı Asya'sındaki demiryolları
anlatılırken Sarayköy'den Dinar'a giden hattan da söz edilmektedir.
“Gingler" isminin “Dinar” şekline dönüşmesi 13 Mart 1912 tarihli Vilayet teklifi üzerine 28 Mart 1912 tarihinde resmen kabul edilmiştir.
Dinar adı tarih boyunca birkaç kez kurulmuş ve batmış şehirlerden sonra gelmiştir. Başlıca, KELAİNAİ, CELAİNAİ,(Gelene M.Ö. 1200), APEMEİA, KİBOYOS, Gingler, Geyikler, DİNAR isimleri ile anılmaktadır.
Dinar kelimesi aynı zamanda bir para birimi adıdır. Malik Bin Dinar hazretleri Dinar kelimesini Din ve Nar olarak izah etmiştir; "kim parayı hakkıyla kazanırsa onun için DİN olur, kim hakkının haricinde alırsa onun için Nar olur, ateş olur".
İLK ÇAĞLAR VE HİTİT DÖNEMİ
Dinar'da, Cilalı taş (Neolitik) çağı dönemine ve Bakırtaş (Kalkolitik) çağı devirlerine ait birçok höyükler mevcuttur (üçlerce ve Suçıkan tepelerinde).
Eti (Hitit) çağı imparatorluğunun Kral Yolu da Dinar'dan, Çöl ovasından Haydarlı Bel kavak yolu ile Dinar-Kızılören-Daracasuderesine girerek Düzbel geçidini aşmakta ve Homa yönünden Selçuk'a ulaşmaktadır. Ortaçağda Türk Selçuk ve Bizans orduları arasında Düzbel'de yapılan savaşı anlatan Bizanslı tarih yazarları bu geçidin adını Miriyokefalis olarak yazmışlardır.
Dinar Hitit İmparatorluğu döneminde Seha ırmağı (Büyük Menderes) Beyliğine bağlı olduğu tarih kitaplarımızdan anlaşılmaktadır. M.Ö. 1200 yıllarında Seha krallığı Dinar ve Dazkırı civarında ancak 40-50 yıl kadar yönetimde kalmıştır.
FİRİK DÖNEMİ
CELAİNAİ (Celenae, Gelene) M.Ö. 1200 yıllarında müzik yarışmalarının yapıldığı yerdir Dinar.
PERSLER ZAMANI
Persler, M.Ö. 585 yılında Kızılırmak yanında yapılan savaşa güneş tutulmasını sebep göstererek ara vermişlerdir. Persler geri çekilir gibi yaparak Lidya ordusu üzerine çullanıp, Lidyalıları yenerler. Böylece Afyon ili Perslerin eline geçmiş oldu. Persler Anadolu'ya bir satraplık merkezi Sardes olmakla beraber Celeinai'da (Dinar) yazlık merkezi oldu. Pers kralları Darivs ve Xerves Celeinai'yi İyonlar üs olarak kullandılar. Burada av bahçeleri ün saldı. Kral yolu Phrygi'lılar zamanında olduğu gibi Lidyalılar ve Pesler zamanında da önemini yitirmedi. (M.Ö 1050-585).
İRANLILAR YÖNETİMİ (M.Ö. 480-407)
Keyhüsrev, Satraplık(Valilik) merkezini Sard şehrinden Gelene'ye kaydırdı. Gelene'de Menderes kaynakları (Arap ışık, şimdiki Bülüçalan köyü) üzerinde büyük bir saray yaptırdı.
Keyhüsrev'in ölümünden sonra ayaklanmayı bastıran komutan Darios (Dara) yönetimi ele aldı. Anadolu Ege limanları, Ege limanlarından İç Asya'ya doğru giden ünlü kervan ve kral yolunu izledi Gelene bu kervanların, tüccarların konak yeri olarak önemini sürdürmekteydi.
İRAN YÖNETİMİNİN SONU VE İSKENDER Zamanı (M.Ö. 383)
HELENİSTİK ÇAĞ
İskender, İran İmparatorluğunu yıkmakla kalmadı Hindistan'ın bir kısmını, Mısır'ı, Mezopotamya'yı da aldı. Buralarda birer Satrap atadı. Babil'de hummaya tutulan İskender M.Ö. 13 Haziran 323 tarihinde öldü. İskender zamanında 34 Satraplık vardı. Bu sırada Bergama'da İskender'in hazinelerini korumakla görevli Ömen, Frikya'ya saldırdı ve Gelene bölgesini ele geçirdi.
MS 3. yüzyılda şehirde basılmış bazı sikkeler üzerinde Nuh'un Gemisi'nin resimleri olduğundan bölgede nüfuzlu bir Yahudi topluluğunun bulunduğu sanılmaktadır. Belki de bu yüzden şehre, “sandık” anlamında Kibotos da denilmektedir. Hititlerden Aka-İyon, Frig, Kimmerler, Persler, Roma, Bizans ve Türkler'e kadar birçok Anadolu medeniyetinden izler taşıyan Dinar, eski çağlardan bu yana, sürekli olarak bölgenin başkentliğini yapmıştır. Dinar tarihin ilk müzik yarışmasının yapıldığı yerdir. İçine tanrıların, kralların karıştığı masallar ve efsaneler şehridir.
ROMA ÇAĞI (M.Ö. 72 - M.S. 395)
Roma çağında şehirler çoğalmış, nüfus artmıştır. Roma Cumhuriyeti zamanında 3 il olarak SYNADİK, APAMEİA, FİRİKYA, EPİKTET illeri kurulmuştur.
Afyon ilimizin güney bölgesinde yer alan bu eski il merkezi Apameia (Dinar) şehridir. İlçe merkezi Metropolis ilçesidir. (Şimdiki Tatarlı) Bütün Çölovasını içine alır. AKARİDOSKOME (Şimdiki Akça köyünün bulunduğu yerdir.
Dinar'da Eski çağlarda olduğu gibi Roma çağında da çok şiddetli bir deprem olmuştur. İmparator Aleksandr gününde M.S. 225-235 yılları arasında olan bu depreme birçok binalar yıkılmış, yarıklar açılmış, sular fışkırmış ve yeni göller oluşmuştur.
Dinar'da Mesogis Dağı'nın terasında, Marsyas Nehri kaynaklarının üzerinde erken Bizans Dönemi'ne ait bir kilise mevcuttur.(Haydarlı ile Doganlı arasında, M.S. 568). Bu kilisede ashabı kiramdan olan Büyük Sahabi Selmân’ı Fârisî eğitim görmüş, üç yıl buralarda yaşamıştır.
Selçuklular zamanında Selçuklu Sultanı 2. Kılıç aslan ile Bizans İmparatoru Manuel Kommen arasında büyük bir savaş olmuştur. Bu savaş Homa ile Dinar arasında yer alan Düz bel Köyü yakınında olmuştur.
Osmanlı imparatorluğu devrinde Dinar'ın ismi Gingler idi. Germiyanoğulları Beyliğinin 1428 yılında merkezi Bursa' da olan Osmanlı Devletine katılmasıyla Dinar'da beraberinde Osmanlı Devletine bağlanmıştır. Osmanlı döneminden ilçede bulunan tek eser ise Ulu Camidir. Bu camiye Babey camiside denir, 1776 Harputlu Babazade inşa etmiştir.
Dinar'da 1874 yılında belediye teşkilatı kurulmuştur. 1908'de ilçe olmuştur.
Dinar Dedeoğlu Çeşmesi (1933)
Dinar Suçıkan Mahallesi'nde bulunan çeşmenin suyu 1933'den beri akıyor. Çeşmeden akan buz gibi doğal kaynak suyu hem mahalle sakinleri hemde Dinarlı vatandaşlar tarafından kullanılıyor ve içenleri ferahlatıyor. Dedeoğlu çeşmesi olarak bilinen çeşme, ilçe için tarihi bir önem taşıyor. 1933 yılında yaptırılan Dede Zade Hacı Mustafa ismi yazılı olan çeşmede anlamlı bir söz de yer alıyor. Çeşme kenarında "Suyu getirene ne mutlu, her gün olsun kutlu" sözü yer alıyor.
CUMHURİYET DÖNEMİ
Dinar halkı, Cumhuriyet döneminin başlangıcındaki Kurtuluş savaşında kahramanlıklar göstermiş ilçemize düşmanın girmesine izin vermemiştir.
4 Haziran 1919 Çarşamba günü İstiklal savaşı gazetesi şöyle yazıyordu. ” Denizli’den Müftü Hulusi Efendi Denizlinin açacağı silahlı mücadeleye DİNAR halkının da iştiraki için oraya girmiştir.” Genelde Dinar’da oluşturulan sivil kuvvetler Demirci Mehmet Efe’nin komutasındaydılar.
5 Haziran 1919 günü İstiklal savaşı gazetesinde şunları okuyoruz. ” 57’nci Tümen Komutanı Şefik bey Menderes nehri bölgesindeki kuvvetlerine Yunan’ın Denizli’ye doğru ilerlemesine mani olmak için köprülerin atılmasını emretmiş ve savaşa hazırlanılmasını istemiştir. Diğer taraftan Dinar’da bulunan mızraklı süvari bölüğü nünde Denizli’ye hareket ettiği öğrenilmiştir.”
Atatürk 16 Mart 1936 tarihinde Dinar'ı ziyaret etmiştir.
Dinar'ın en tanınmış türküsü ” Cevizin yaprağı dal arasında” ise de Devlet Konservatuarında TRT tarafından repertuara alınmış Onsekiz türküsü vardır.
Çöl ovası taraflarında Kerem Havaları söylenir.
1 Ekim 1995 pazar günü 17:57 de meydana gelen 6,1 büyüklüğünde deprem sonucu 99 kişi ölmüş büyük maddi hasar meydana gelmiştir. Bu tarihe kadar il olmaya çalışan ilçe depremden sonra belini doğrultamamış Isparta, Denizli ve Antalya iline çok yoğun göç vermiş ve nüfusu sürekli olarak azalmıştır. Afyonkarahisar ilinin en fazla göç veren ilçesidir. Göç hâlen devam etmektedir. Yurtdışında Emirdağ'dan sonra en fazla hemşehrisi olan ilçedir. Afyonkarahisar'ın en fazla şehit veren ilçesidir. Denizli'nin Çardak ve Çivril ilçesi Afyonkarahisar'ın ise Dazkırı, Başmakçı ve Evciler ilçesi Dinar'dan ayrılarak ilçe olmuşlardır.
Dinar'a bağlı köyler :
Afşar Akcaköy Akçin Akgün Akpınar (Horu) Alacatlı Alparslan Avdan Bademli Bağcılar (Hacı Beşirli) Belenpınar Bilgiç Bülüçalan Burunkaya Cerityaylası Cumhuriyet Çağlayan Çakıcı Çamlı Çapalı Çayüstü Çiçektepe Çobansaray Çürüklü Dikici Doğanlı Dombay Duman Eldere Ergenli Gençali Göçerli Gökçeli Kabaklı Kadılar Karabedir Karahacılı Karakuyu Karataş Kazanpınar Keklicek Kınık Kızıllı Körpeli Köyü Muratlı Ocaklı (2018' de Haydarlı'nın bir mahallesi oldu) Oğullar Okçular Palaz Pınarlı Sütlaç Tekin Tugaylı Uluköy Yakaköy Yapağılı Yelalan Yeşilçat Yeşilhöyük Yeşilyurt Yıprak Köyü Yüksel Köyü
Dinar'da bulunan Mahalleler
Cumhuriyet öncesi dönemde, yüzyılın başlarında, Dinar’da iki mahalle bulunmaktadır. Cami-i Kebir ve Üçlerce mahalleleri. 1930’larda eski ismi Tekke olan Toptepe Mahallesi’nin eklenmesiyle mahalle sayısı üçe çıkmıştır.
Adliye, Emniyet, İstasyon, Pancar, Dörtyol, 60 Evler, Stadyum mahalleleri sonra kurulmuştur. 1960’a kadar 6 mahalle olan şehir, 1995’e kadar 23 ve günümüzde ise 28 mahalleye ulaşmıştır.