NUHUN GEMİSİ DİNAR'DA MI?-1
KELAINAI/APAMEIA KIBOTOSVE NUH TUFANI
M. Ertan YILDIZ
Dinar, Afyonkarahisar ilinin bir ilçesidir. İlçe ismini, Orta Asya'dan gelen Türk Göçleri sırasında bölgeye yerleşen Kitiş Bey'in oğlu Dinar Bey'den alır. Eski ismi Geyikler'dir. 1874 yılında belediye teşkilatı kurulmuştur. 1908'de ilçe olmuştur. Yüzölçümü 1.361 km²'dir. Tarihin çok eski çağlarında sayısız imparatorların, Tanrı Apollo ve Kral Midas'ın müzik yarışması yaptığı İncirli, Üçlerce, Beloluk ve bilhassa Suçıkan menderesin ciktigi yerdir.
Kelainai/Apameia Kibotos antik kenti Afyonkarahisar'ın Dinar ilçesinde kurulmuştur. Antik Dönem'de iyi bilinen Maiandros ve Marsyasnehirlerinin kaynaklarında kurulan kent, Küçük Asya'nın en büyük ve enzengin ticaret merkezlerinden biriydi.
Dinar'ın bilinen geçmişi MÖ 1200 yıllarına kadar uzanmaktadır. Dinar Anadolu'nun en eski yerleşim yerlerindendir. Klasik dönem boyunca Efes’ten sonra en önemli şehri daha önceki adı Kelainai olan Apameia idi.
Apameia sikkeleri üstünde Orgas, Obrimos ve Therma nehirleri de görülebilmektedir. Eski çağlarda şehirde birçok deprem oldu. Bugün hala görülebilen ama ancak kımen kazılarak çıkartılmış kalıntıların içinde Mercimek Tepesi yamaçlarındaki Helenistiktiyatro, stadyum, şehrin yanındaki bir tepenin zirvesindeki bir kilise ve Dinar’dan geçen karayolunun hemen kenarında yarım daire şeklinde olan bir yapı yer almaktadır. MS 3. yüzyılda şehirde basılmış bazı sikkeler üzerinde Nuh’un Gemisi‘nin resimleri olduğundan bölgede nüfuzlu bir Yahudi topluluğunun bulunduğu sanılmaktadır. Belki de bu yüzden şehre, “sandık” anlamında Kibotos da denilmektedir. Hititlerden Aka-İyon, Frig, Kimmerler, Persler, Roma, Bizans ve Türkler‘e kadar birçok Anadolu medeniyetinden izler taşıyan Dinar, eski çağlardan bu yana, sürekli olarak bölgenin başkentliğini yapmıştır. Dinar tarihin ilk müzik yarışmasının yapıldığı yerdir. İçine tanrıların, kralların karıştığı masallar ve efsaneler şehridir.
Kelainai/Apameia antik kenti doğu-batı ve kuzey-güney yönlü ana yolların kavşak noktasında kurulduğundan zamanla ekonomik ve stratejik açıdan büyük bir önem kazandı.
Neredeyse tüm büyük askeri seferler Kelainai/Apameia Kibotos'tan geçti.
Kserkses, MÖ 481 yılında Hellenler üzerine yaptığı sefer ve sefer sonrasıdönüş yolunda Kelainai'da konaklamıştı.
Kelainai/Apameia Kibotos ve Nuh Tufanı
Kent MS 2. yüzyılın sonu ile MS 3. yüzyılın ilk yarısında ise Nuh Tu-fanı betimli bir dizi bronz sikke serisi basmıştır.Bu sikkeler Roma İmparatorları'ndan Septimius Severus (193-211),Macrinus (217-218), Severus Alexander (222-235), III. Gordianus (238-244), Philippus Arabs (244-249) ve Trebonianus Gallus (251-253) dö-nemlerine aittir.
Sikkelerin ön yüzlerinde dönemin imparatorunun büstü ,arka yüzlerinde ise EskiveYeni Ahit 'te bahsedilen tanrısal bir olay betimlenmiştir.
İlk sahne kabaran sularüzerinde yüzen sandık formundaki bir geminin içinde seyahat eden Nuh ve karısıdır. Bu sahne geleneğe uygun olarak ağzında bir zeytin dalıylagelen güvercinle ve sandığın diğer köşesinde Nuh'un ilk denemesindegönderdiği karga ya da ikinci bir güvercinin betimlenmesiyle sonlandı-rılmıştır. İkinci sahne ise tufandan kurtulan Nuh ve karısının karaya ayakbasması ve tanrıya olan şükranlarını göstermek için havaya kalkan sağ ellebitirilmiştir. Sandığın ön yüzünde ise Nuh ismi aynı tipteki diğer sikke-lerden bilindiği üzere ΝΩΕ (Νῶε) olarak yazılmıştır
kaynak:
M. Ertan Yıldız, Akdeniz Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Eskiçağ Dilleri veKültürleri Bölümü, Doktora Öğrencisi (ertanyy@hotmail.com).
Antik kente olan ilgi 19. yüzyılın ilk yarısında başlar. Bu çalışmalar için bkz.Arundell 1834; Hamilton 1842; Weber 1892; Ramsay 1890; Ramsay 1895;Hirschfeld 1975; Müller 1997; Nollé 2006. Kelainai/Apameia'da yapılan tekarkeolojik kazı, Afyon Arkeoloji Müzesi Müdürü Ahmet Topbaş'ın başkanlığında1986-1989 yılları arasında yapılan Tiyatro Kurtarma Kazısı'dır. 2008-2010tarihleri arasında Bordeaux ve Münih üniversitelerinin ortaklaşa yürüttüğüdetaylı yüzey araştırmalarının dışında kente olan ilgi genellikle sınırlı kalmıştır.Yüzey araştırmaları sonuç bildirileri Münih ve Bordeaux'da düzenlenen ikisempozyumla bilim dünyasına sunulmuştur. Bu sempozyum bildirileri için bkz.München 2011; Bordeaux baskıda.
M. Ertan YILDIZ
Kibotos, Nuh'un Kibotos'unun Marsyas'ın kaynaklarının üzerinde bulunan Ararat Dağı'na inmesine sadece yardımcı olmuş olmalıydı.Kelanai/Apameia kenti Karia ve Ionia'ya kadar uzanan Mesogis Dağı'nın(Akdağ) eteğine kurulmuştu.
Mesogis Dağı'nın terasında, Marsyas Nehrikaynaklarının üzerinde Erken Bizans Dönemi'ne tarihlenen bir kilise mevcuttur. Kilisenin etrafında Antik Dönem'e ait herhangi bir yapılaşma görülmez. Bu kilise antik kentin yerleşim alanının dışına, diğer yandan kente en yakın ama çıkılması ve inilmesi zahmetli olan Marsyas Nehrikaynaklarının üzerine inşa edilmişti. Kilise'nin buraya inşa edilmesiolasılıkla Nuh'un gemisinin indiği varsayılan Marsyas Nehrikaynaklarının üzerinde bulunan kutsal Ararat Dağı'yla ilişkili olmalıdır.
‘Nuh’un Gemisi’ ile ilgili ipuçları verilebilir. Bilimadamları, günümüzden 7500 yıl kadar önce, tüm dünyadaki suların yükselmesi sonucunda Akdeniz’in taştığını ve Marmara’yı aşarak bir göl olan Karadeniz’i doldurduğunu düşünüyor. Deyim yerindeyse bu sel felaketi, suları o derece yükseltti ki, Karadeniz 160 metre kadar yükseldi ve 160 bin kilometre kare kadar alan (Türkiye’nin 5’te biri) sular altında kaldı. Yakın zamana kadar bilimadamları bu selin 9000 yıl önce meydana geldiğini ve uzun bir zaman diliminde gerçekleştiğini düşünüyorlardı. Ancak deniz jeoloğu Walter Pitman ve William Ryan, 1997’de, bu selin 7150 yıl önce ve aniden meydana geldiğini kanıtlayan makalelerini yayımladılar. Bu makale bilim dünyasına bomba gibi düştü ve dikkatleri kutsal kitaplardaki ‘Nuh Tufanı’na çevirdi.
¨¨¨¨¨¨¨¨¨¨¨¨¨¨¨¨¨¨¨¨¨¨¨¨¨¨¨¨¨¨¨¨¨¨¨¨¨¨¨¨¨¨¨¨¨¨¨¨¨¨¨¨¨¨¨¨¨¨¨¨¨¨¨¨¨¨¨¨¨¨¨¨¨