وَمَٓا اَنْزَلْنَا عَلٰى قَوْمِه۪ مِنْ بَعْدِه۪ مِنْ جُنْدٍ مِنَ السَّمَٓاءِ وَمَا كُنَّا مُنْزِل۪ينَ
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kendisinden sonra kavmi üzerine (onları cezalandırmak için) gökten hiçbir ordu indirmedik. İndirecek de değildik. Sadece korkunç bir ses oldu. Bir anda sönüp gittiler. (Yasin 36:28-29)
Mustafa İslamoğlu - Yâsîn Suresi 28. Ayet Açıklaması
Ve onun ardından kavminin üzerine gökten bir ordu indirmedik; zaten Biz daha önce de asla (bir ordu) indirmiş değiliz: (Yasin 36:28)
(*) Âyetin sonu, bu konudaki ilâhî sünneti ifade etmektedir. Enfâl 9-12’de Allah’ın bin melekle yardımı bu ilâhî sünnet ışığında anlaşılmalıdır. Zaten söz konusu âyetlerde ilâhî yardımın “iç ferahlatıcı müjde ve moral destek” (8:10), “iç sükûnetin çepeçevre kuşatması” (8:11) ve “inananlara direnç ve destek vermek ve kâfirlerin yüreklerine korku salmak” (8:12) şeklinde gerçekleştiği beyan edilmiştir.
İhsan Aktaş - Yâsîn Suresi 28. Ayet Açıklaması
Ve onun ardından (o inkârcı ve zalim) halkının üzerine (onları helâk etmek için) semadan (manevi) bir ordu indirmedik ve indirecek de değildik (buna gerek yoktu). (Yasin 36:28)
(*) Ayetin zahirinden bunun, meleklerden müteşekkil bir ordu olduğu anlaşılmaktadır. Yani “onları helâk etmek için meleklerden oluşan bir ordu indirmedik”. Bu âyet ilahî bir sünneti ifade etmektedir. Elmalılı Hamdi Yazır’ın işaret ettiği gibi Rabbimizin bin melekle yardımı müminlere iç ferahlatıcı müjde, moral, destek vermek; kâfirlere ise korku salmak içindir. Meleklerin yardımı, meleklerin göğüs göğüse çatışmaya katıldığı şeklinde anlaşılamaz. Zaten bunu söyleyen bir tek ayet yoktur. (Bkz.Enfal:10)… (Kurandan Hayata)
9. Hani o (zor durumda kaldığınız) vakit siz (o saldırgan düşman ordusuna karşı) Rabbinizden yardım istiyordunuz. O da: "Birbiri ardından inen bin melekten oluşan (manevi bir) yardımla size imdat edeceğim!” diye duanıza icabet etmişti.
10. Allah onu (manevi yardımı) yalnızca, bir müjde olsun diye ve onunla (gönüllerinizin) yatışması için yapmıştı. Zaten (o manevi) yardım yalnız Allah katındandır. Şüphesiz Allah (her zaman) mutlak galiptir, (her konuda) doğru hüküm verendir. (Enfal 8:9-10)